46 » DİLEK FENERİ

1.1K 84 10

/HATIRLATMA/

"Kalk." dedi, sesi soğuk ve öfkeliydi. Onu duymazdan geldim, tribim triptir. Zaten moralim de yerlerdeydi.

Yanıma oturup omzumdan dürtükledi. "Tribine başlatma şimdi. Merak ettim seni."

Gözlerimi aralayıp kollarımı göğsümde çaprazladım. "En son küstük, neden merak ediyorsun ki?" diye homurdandım huysuz bir havayla. "Çocuk gibi davranmayı kes." dedi sertçe.

Gözleri gözlerimde dolandıktan sonra kaşları çatıldı. "Sen ağladın mı?"

İki gündür saatlerce ağlıyordum, 12 yaşımdan beri benimleydi. Ona o kadar çok bağlıydım ki, onunla bir insan gibi oturup konuşuyordum. Kulağa ne kadar saçma gelirse gelsin, bu umrumda değildi. Boncuk, benim için çok fazla değerliydi ve ben en değerli varlığımı kaybetmiş gibi hissediyordum ve bu acı veriyordu.

"Hehey, yoksa küstük diye mi ağladın?" diye sordu Atlas, yamuk gülüşü eşliğinde. Ama ona cevap vermek yerine başımı omzuna yaslayıp gözlerimden kontrolsüzce akan yaşları durdurmak için direndim, ama başaramıyordum.

Gözyaşlarım tişörtünü ıslatırken, hızlıca ellerini vücuduma doladı ve bana sarıldı. "Ne oldu?" diye sordu, sesinden endişe akıyordu. "Boncuk öldü." Zaten ağladığım için boğuk çıkan sesim, bir de başımı onun omzuna yaslamam üzerine daha da boğuklaşmıştı. "Kim öldü?" diye sorduğunda başımı omzundan kaldırdım ve elimle hala yerli yerinde duran Boncuğun akvaryumunu gösterdim.

Atlas, gözlerini üzerimden çekip işaret ettiğim yere baktı ve sonra gözlerini kısa bir anlığına kapattı. Ona defalarca Boncuk'tan söz etmiştim, bu yüzden Boncuğu biliyordu.

"Ne zaman öldü?" diye sorduğunda dudaklarımı 'bilmiyorum' dercesine büktüm. "Annem yem vermeyi unutmuş. Geldiğimde çoktan ölmüştü."

Dudaklarını birbirine kenetledi ve anladığını bildirir bir şekilde başını salladı. "Üzülme Su. Şöyle düşün, annen yem vermediği için ölmeseydi bile ileride bir şekilde kendiliğinden ölecekti. Dünyanın takdiri bu, biz de bir gün öleceğiz. O yüzden üzme kendini."

"Biliyorum, bunu biliyorum Atlas. Ama onu ne kadar benimsediğimi biliyorsun... Ufacık bir balık benim en zorlu dönemlerimde, yanımdaydı."

Küçükken trafik kazası geçirmiştim ve babam ben hastanede yatarken sıkılmayayım diye Boncuğu alıp getirmişti. Hastanede acı içerisinde yatarken, Boncuk benim yanımdaydı. Onunla birlikte büyüdüğüm için belki de bu kadar canım yanmıştı. 

Atlas, gözlerimdeki yaşları parmaklarıyla silip alnımdan öptü. "Kafanı dağıtmak için biraz dışarı çıkalım mı?" 

Başımı isteksiz bir şekilde iki yana salladım. "Hiçbir şey yapmak istemiyorum." dediğimde saçlarımı kulaklarımın arkasına sıkıştırdı.

"Hay aksi, ben de Demi Lovatonun ertelenen konserine bilet almak için gelmiştim."

Bu kelimeleri işittiğim an gözlerim dehşetle pörtledi. "Sen ciddi misin?" diye sordum ani bir tepkiyle.

Atlas, gülerek başını salladı. "Ciddi olmasam burada ne işim var? O kadar mesaj attım, hiçbirine cevap vermedin. Ben de evine geldim. Hadi sen hazırlan. Ben aşağıdayım." diyerek yanağımdan öptü ve yatağımdan kalkıp pencereye yöneldi. Bana gülümsedikten sonra arkasını dönüp camdan dışarı çıktı.

O gittikten sonra salak salak kendi kendime sırıtmaya başladım. Bana kendini affettirmek için bilet alacaktı. Ki ben o şapşiriği zaten çoktan affetmiştim. Ona sahip olduğum için gerçekten çok şanslıydım. 

AFİLLİ SAÇLARWhere stories live. Discover now