-Felaket Vaktiydi.-

13.4K 497 20

Beni ilgilendirmezdi.

Bir adım geri attım. İçimde acıyan yerlerimi susturdum ve korkusuzca gözlerinin içine baktım. Kabul, gözlerinden aşırı derecede korkuyordum. Ne zaman baksam… Pek hoş olmayan şeyleri hatırlıyordum. İçinden bir yerler kopuyordu. Benim ilkimi o almıştı. Hayatımı almıştı. Mutluluğumu bile almıştı. Ama Allah işte. Birinin hayatını alıyor, sonra da ona kendi hayatını vermekle kalmıyor, fazladan bir hayat daha veriyor. Bu hayat benim için Mark olmuştu. Hep de öyle olarak kalacak.

Dudaklarımın alt tarafını dişledim ve neredeyse onun kadar korkutucu yapmaya çalıştığım gözlerimi gözlerine dikerek konuştum.

“Mark hasta.”

O an beklediğim tepki ‘Bana ne?’ ya da ‘Beni ne ilgilendirir?’ tarzı şeylerdi ama o beklediğimden çok daha farklı davrandı.

“Nerede? O iyi mi?”

Ardından beni ezip geçerek koşar adımlarla merdivenleri tırmandı. Bende peşine takıldım. Tuhaf davranıyordu. Kesinlikle fazla içmişti.

Ona yetişmeye çalışarak peşine takıldım. Ama bu çok zordu. Ne de olsa bacaklarım onunkilerin yarısı kadar bir şeydi. Odaya girdiğimde, Zayn’in eli telaşlıca Mark’ın alnına yapışık halde buldum. Bu çok tatlıydı. Sanırım beni ve Mark’ı seviyordu. Ona aşık mı oluyordum? Sanırım…

QANDIRDIM! ZAA XD

Bu fazlasıyla midemi bulandırdı. O pis ellerini… O pis kıza sürdüğü pis ellerini… sinirle Mark’ı teması engellemek amacıyla kucağıma aldım.

“Sanırım ateşi var.”

Sanrım mı? Sanırım mı?! ben kaç saattir burada korkudan ölüyorum ve sadece ‘Sanırım’ mı?! Pekala önceliğim sakinlik olmalı.

“Doktora gitmeliyiz.”

Kafasını sağa-sola salladı. Bırak da doktora gidelim yahu! Dışarı çıkmaya izin var mı? Yok. Oğlumu doktora götürmeye izin var mı? Yok. Çocuk lan bu çocuk. Boru değil.

“Doktor buraya gelecek. Arıyorum.”

Vay! Öküz malik’ten beklenmeyen hareketler. Neyse. İç sesimi duymuş olmalı. Gerçi o zaman beni öldürmüş olurdu.

Yaklaşık yarım odada Mark’ın başında öylece durduk. Malik yokken Henry vardı. Aslında Mark’ın müstakbel babasını hep Henry olarak görmüşümdür. O çok duygusal bir insandır. Üstelik Mark’ı da çok ama çok sever. Eğer o olsaydı şu anda acilin kapısında onunla dikiliyor olurduk. Ben endişeli endişeli etrafı süzüyor, o da beni avutmaya çalışıyor olurdu. Bana o umut verici gülümseyişlerinden atardı. Gerçi onun yapısı öyleydi. Hep öyleydi yani. Bensiz de yapamazdı. Onunla aramda dostluktan öte bir şeyler vardı. Bunun varlığını uzun zamandır hissediyordum ama anlam verebilmiş değildim. Ona aşıktım. O da sanırsam bana aşıktı. Ah! Henry! Onu çok uzun bir zamandır aramamıştım! (2 gün olmuştu. Çok uzun değil mi? Hey! Hangi taraftasınız siz?)  telefona sarılmıştım ki gelen doktor dikkatimi ona yöneltmemi sağladı.

Muayene etti. Etti… Etti ve etti. Ben bu süre içinde tırnaklarımı kemirirken malik ise gergince doktora bakıyordu.

“Bir şeyi yok.”

Derin bir nefes verdim. Oğlum iyiydi. Bundan iyisi ne olabilirdi ki?

“İyi ama bütün gece başında bekleseniz iyi olur. Şu an için iyi olabilir fakat ateşi çıkarsa şunu verin. Devam ederse de beni aramalısınız.”

İkimiz de aynı anda kafamızı salladık. Cidden, bu çocuk benimle dalga mı geçiyor? Yoksa cidden iyi biri mi? birinci seçeneği seçiyorum.

“Sen uyu. Ben beklerim.”

Gergin gözleri bu kez benimkilere takıldı. Ne? Uyusun. Ben beklerim. Sanki onun çocuğu.

Ahh. Bundan nefret ediyorum.

“Uyumayacağım.”

“İyi. Sen bilirsin.”

Ardından elimle ceplerimi yoklayarak telefonumu buldum. tabi ki de durağım Henry’di.

“Alo?”

“Elisha? Seni öldüreceğim! Nasıl olur da beni aramazsın? Evin neden boş? Yoksa o pislik herif…”

“Dinle Henry. Önce bir sakin ol.”

Fısıldayarak konuşuyordum çünkü tam yanımdaydı.

“Evet, onun evindeyim.”

“NE?! Ne diyorsun sen? Elisha. Her şeyi anlatıyorsun. Adresi ver çünkü oraya geliyorum.”

Panikle ellerimi havaya kaldırdım.

“Sakın! Dur Henry. Her şeyi açıklayacağım.”

Aniden ses kesildi. Kesilen ses de değildi. Bir anda Zayn’in boğuk sesi odada yankılandı.

İşte şimdi felaket vaktiydi.

Sınır geçilir geçilmez yeni bölüm kapınızda!

Reads: 80

Votes: 10

Comments: 4

Bebeğimi Benden Alamazsın..!Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!