Bölüm 22

78 6 14

Herkesin bir sırrı vardır. Olmak zorunda. Hepsi hakkında çıkarttığı dosyaları daha önce Jason'ın hazırlattığı kayıtların üstüne bıraktı. Eline aldığı ilk iki dosya Emma'ya ait olanlardı. Sağ tarafta Jason'ın hazırladığı sol tarafta onun hazırlattığı duruyordu.

Johan soluk mavi gözlerini kuzeninin dosyasında gezdirmeye başladı. Doğum tarihi, ailesi, gittiği okul, arkadaş çevresi, hobileri... Jason'ın gözlemlerinin bir kısmına baktı.

Emma çok içine kapanık. Ya da insanların onu öyle görmesini istiyor. Ron hakkında bir şeyler hissettiği ortada. Bunu göstermekten çekinmiyor. Fakat bir erkeğin peşinden koşan kızlardan değil. Bu özelliğini sevdim. Lucy'ye benzemiyor. Benzemediğini umuyorum.

Lucy'yi neden Emma'yla kıyasladığını merak etmeden duramadı. Hemen onun dosyalarını çıkardı. Geldiği gün onu partiden kovan kızdı Lucy. Dişli birine benziyordu. The Rice konularına hâkim olduğu belliydi. Yoksa onu nasıl kapı dışarı ettirebilirdi ki? Daha sonra bunu yapanları kovmuş olsa da egosu zedelenmişti.

Jason'ın hazırladığı sayfalara döndü. Hemen gözlemler kısmına geçti. Birkaç satır okudu tekrar.

Ne yapacağını kestirmek güç. Bir zamanlar inandığım kızın bu denli değiştiğine tanık olmak küçük bir acıya sebep oluyor. Hala bana ulaşmaya çalışıyor. Ona sunduğum imkânların farkında değil. Yine de onun başkaları tarafından ezilmesini istemiyorum. Bir yerde sınırını aşarsa haddini bildirecek tek kişi ben olmalıyım.

İşte bu ilginç. Jason neden bu kızla bu kadar ilgilenmiş olabilirdi ki? İnanmak derken neyi kastediyordu? Sayfalar arasında biraz daha gezindi.

Lucy ve Ron işbirliği... Bu gerçekten ironik. Emma'yı inciterek beni de incitmeye çalışıyorlar. Onu bir yem gibi öne sürmekten çekinmiyor. Mesaj kayıtları bunun en büyük örneği.

Mesaj kayıtları mı? Onlar nerede peki? Dosyaları getiren adamı aradı. Bahsi geçen mesaj kayıtlarının da getirilmesini istedi.

Dosyalar getirildiğinde herkesin telefon kayıtlarının mevcut olduğunu gördü. Kuzeni ciddi bir paranoya içinde olmalıydı? En yakın arkadaşlarının kayıtlarını bile takip ettiğine göre...

Fakat Johan'ın düşünemediği kısım Spike'ın sadece fazla temkinli olduğuydu. Steven'la o kadar zaman geçirmediği için çeşitli ihanet hikâyeleri dinlememişti. Her an tetikte olması gerektiğinin bilincine henüz varmamıştı.

Lucy ve Ron'un mesaj kayıtlarını açtı.

L: Senin burada ne işin var?

R: Seni ilgilendirmez.

L: Spike hala benimle mi uğraşıyor?

R: Evet, çok özlüyormuş seni, sana göz kulak olmam için beni gönderdi.

L: Ha ha, çok komik.

-

L: İlk günden kendine bir hayran edindin.

R: Sadece bir mi emin misin? Bok gibi okulunuza fazla geldim.

L: Siz St. Josephliler hiçbir zaman mütevazi olmayı öğrenemeyeceksiniz.

R: Gerek yok ki. Orada da etrafımın pek boş kaldığını söyleyemem.

L: Her neyse. Emma senden hoşlanmış.

R: Emma?

L: Hadi ama ne çabuk unuttun? Geçen gün ona arka çıkıp birlikte yemek yemişsin.

R.E.S - Mazideki KusurBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!