Saat 6'da çalan zil sesim ile yerimde sıçrarken evi siren sesleri doldurmuştu. Telefonumu kapattığımda annem yatak odasından bana söyleniyordu. Meriç'e söyleniyordum bende. Benden intikam alıyordu aklı sıra lakin unuttuğu bir şey vardı ki ben ailemle yaşıyordum!

Bir kaç dakika sonra telefonumun ekranında beliren 'Ponçik Yarim' yazısıyla kaşlarımı çatarak açtım telefonu ''Özel asistanım olduğuna göre evime gel'' saçlarımı geriye atıp ''Sana da günaydın canım'' dedim iğneleyici bir tonda. Güldü ''7'de burada ol. Bavullarını ben aldırırım'' gözlerimi devirdim ''Sen gerçekten hayatımda gördüğüm en-'' lafımı kesti ''Geldiğinde konuşuruz güzelim'' deyip kapattığında çığlık atmamak için telefonumu ısırdım. Ben bu çocuğu var ya!


Kazasız belasız Meriç'in evine geldiğimde bahçesine ilerliyordum. Kapısında Arzu Hanım'ı gördüğümde kaşlarım çatıldı. O da beni görünce başımla selam verdim. O sırada Meriç kapıyı açmıştı sırıtarak. Bu çocuk niye sırıtarak açıyordu kapıyı? Meriç karşısında Arzu Hanım'ı görünce ister istemez kaşı kalkmıştı. Arzu Hanım gülümseyerek bir şeyler söylerken yanlarına gittim. Meriç içeri alıyordu Arzu Hanım'ı o sırada. Kaşlarımı çatarak ona baktığımda ''Sakin'' diye fısıldadı sırıtarak. Kolunu cimciklediğim de yüzünü buruşturdu.

Yağız uykulu gözlerle karşımıza çıktığında Arzu Hanım'a başıyla selam verip bana sarıldı. bende ona sarıldım ''Tanışıyor musunuz Yağız Bey ile Melis Hanım?'' iye sorduğunda Meriç ''Kuzenler'' dedi. Malum benim Meriç'in sevgilisi olduğumu bilmiyorlardı. Şaşırmıştı.

''Bilmiyordum şaşırdım kusura bakmayın.'' Yağız kafasını önemsiz der gibi salladı kafasını. Meriç ''Mutfağa geçin'' dediğinde ona baktım tekrar. Bana bakmadı Arzu Hanım mutfağa Yağız ile girene kadar. Meriç bana döndü ''Otel işlerini halledeceğiz'' dediğinde koluna vurdum ''bu beni bu sabah deli gibi uyandırdığın için!'' bacağına tekme attım bu kez acıyla ayağını kaldırdı ''Bu da beni telefonda sinir ettiğin için'' dedim. Güldü bacağını tutarken. Saçlarını tuttum bu kez ''Bu da Arzu Hanım'a sırıttığın için.'' Ayağını yere indirip yanağımı öptü ''Bu kadar kıskanç olma çok zararlıymış kalbe'' ondan uzaklaştım ''Hadi oradan be! Dinime küfür eden Müslüman olsa!'' gülümseyip yanağımı sıktı ''Niye taktın bu kadına?'' kaşlarımı çattım ''Çünkü ismi gibi hoş değil. Arzu falan. Hoş değil yani'' güldü ''Ne alaka kızım? İsme göre kişilik mi var?'' kafamı salladım ''Var tabi'' göz devirip kolunu omzuma attı ''Ben mutfağa gidiyorum gel peşimden'' elini ısırdığım da küfür edecekken ağzını kapattı. Elini bıraktım ''Bir daha bana emir verirsen koparırım parmağını'' elini ovarken sırıttı ''Ödeşeceğiz'' kafamı salladım ''Görüşelim canım''

Mutfağa girdiğinde halının üzerinde uyuyan flash ile duraksayıp gülümsedim ''Flash'' havlayıp koşarak yanıma geldi. Diz çöküp ona sarıldım. Çok büyümüştü.

Ona sarıldığımda kafasını omzuma koydu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Ona sarıldığımda kafasını omzuma koydu. Gülümsedim ve tüylerini okşadım. Sayko küçük adımlarla yanımıza gelip bana sürtüldü. Gülümseyip diğer elimle de onun tüylerini okşadım. Flash havlayıp üzerime atlayınca geriye doğru düştüm üzerime çıktı. Gülerek ona baktım. Sayko bu kez de Flash'ın sürtüldü. Flash havlayıp dilini dışarı çıkararak bana bakarken yanaklarını okşadım. ''Özledim seni dostum'' tekrar havladı.

Veliaht (Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!