Bölüm 6

1.2K 75 9

Bu bölümde Güneşi Beklerken dizisinin Zeynep&Kerem çifti misafirimiz olacak. Attığınız yorumları dikkate alıp istediğiniz çiftleri ilerleyen bölümlerde yazacağım.

Bölüm Şarkısı : Aydilge - Sorma

Satır aralarına mutlaka yorum yapın ki Hayran Kurgu kategorisinde yükselelim.

İyi okumalar.

Nazlı'dan;

Kot şortumun üzerine omuzları açık bir bluz giydikten sonra ayağıma da sandaletlerimi geçirip odadan çıktım. Bütün gün evde Selinlerle oturup şimdi dışarı çıkma kararı almıştık. Savaş'ın bir arkadaşı plajda parti olduğunu söyleyip bizi de çağırmıştı. Ali ve Savaş üzerlerini değiştirmek istememişlerdi. Selin de benim dolabımı kullanmıştı.

Saçlarımı salıp siyah tokamı bileğime geçirdikten sonra odadan çıkıp aşağı kata indim. Savaş ve Ali Playstation oynarken Selin enerjik bir şekilde merdivenlerden inip "Biz hazırız," diye bağırdı.

İkisi de bizi takmadan oyunlarına devam ederken Selin sinirli bir şekilde televizyonun karşısında durdu. Ali biraz yana kayıp ekranı görmeye çalışırken hızlı adımlarla koltuğa yaklaşıp Savaş'a arkadan sarıldım ve yanağına büyük bir öpücük kondurdum.

"Hadi çıkalım."

Ali hem oyununu oynayıp hem de Selin'e televizyonun önünden çıkmasını söylerken Savaş da benim yanağımı öptü. Hemen ardından da önüne dönüp ekranı görme çabalarına girdi. Tabi ikisinin de bu çabası Selin'in fişi çekmesiyle son bulmuştu.

"İki dakika hazırlanmak için yukarı çıktık. Hemen oyuna başlamışsınız ya."

Savaş Selin'e şirince sırıtıp ayağa kalkarken bakışları beni bulduğunda ciddileşti.

"O kadar yavaştınız ki siz hazırlanana kadar üç maç yaptık."

Selin ve Ali kendi aralarında tartışırken Savaş kaşlarını çatıp sıkıca kolumu tuttu.

"Bu şort ne kızım? Devamı nerede bunun?"

Başımı eğip şortuma baktıktan sonra bakışlarımı tekrar Savaş'a çevirdim.

"Seni bekletmemek için elime ilk geçen şeyi giydim Savaş."

Yalan. Yarım saat 'ne giysem' diye düşünmüştüm.

"Tamam, hadi yukarı çık ve uzun bir şeyler giy. Ben beklerim."

Savaş'a atabileceğim en masum, en şirin bakışımı atıp gülümsedim. Bakışları gülümsememe kayarken kolumdaki eli biraz da olsa gevşemişti.

"Bugünlük giysem ya aşkım. Lütfen."

Savaş tam ağzını açtığı sırada Selin'in "Çıkalım artık," diyişiyle Savaş'ı elinden tutup kapıya doğru sürüklemeye başladım. Plajda yapılacak olan bir partiye pantolonla falan gidemezdim ki Savaş benim düşüncemin tam tersini destekliyordu.

Hepimiz arabadaki yerimizi aldığımızda Savaş arabayı çalıştırıp sürmeye başladı. Selin çıkardığı telefonuyla Ali'yle beraber fotoğraf çekinirken ben yolu izliyordum.

Burayı çok sevmiştim ama yarın annemle şu 'baba' meselesini konuşmak için İzmir'e gidecektik. Oradan da İstanbul'a dönecektik.

Araba durduğunda aşağı inip Savaş'ın da inmesini bekledim. Bulunduğumuz yolun aşağısında kalan kumsal insanlarla doluydu. Müziğin sesi kulaklarımızı işgal ederken Savaş elimi tutup kumsala inen merdivenlere doğru yürümeye başladığında peşinden gittim.

Mertoğlu Bozuntusu -2- Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!