17.

2.3K 285 134

Okuyorsunuz, görüyorum. Vote sayısı kırka yakın. Yorumlar ise yerde. Haliyle moralim bozuluyor. Neyse.

•••

Bir haftadır meyveli yoğurt yiyip, ölmemem şanstı. Şanslıydım. Ben böyle düşünüyordum lakin midem hiç de öyle söylemiyordu.

Elimi karnıma yerleştirip hafifçe ovdum. Bu sırada çalan kapımla beraber karmakarışık olmuş çarşafın ucunu bularak üstüme çektim. Kısa bir gir onayından sonra Bayan Seo odama girdi.

"Bay Do, kahvaltı hazır efendim."

"Yemeyeceğim."

Ağzını açıp itiraz etmedi çünkü bunu bir hafta boyunca yaptığında etki etmemişti. Açıkçası biraz da işime gelmişti. Çünkü 'lütfen' kelimesinden bunalmıştım. Gözlerim tavandaki açık bölmedeyken aklıma gelen fikir ile duraksadım.

"Ya da dur, yiyeceğim."

"Peki efendim, o halde ben servis açayım."

Bayan Seo yüzündeki şaşkın ve bir o kadar memnun ifade ile odamdan çıktığında sırıtmama engel olamadım. Başımı yastıktan kaldırarak, öylece ne yapacağımı düşünmeye başladım.

Eğlenceli olacaktı, bundan emindim.

Nedenini çözememiştim olsam da Kim Kai dün sinirimi oldukça bozmuştu. Pekala, normalde de ondan nefret ediyordum ama... Bilmiyorum dün olanlar biraz daha garipti. İntikamımdan ve onun iğrençliğinden çok daha farklı bir şeydi.

Karmakarışık olmuş çarşafı biraz karıştırdıktan sonra telefonu buldum. Ellerim heyecanla Baekhyun'un ismini yazarken, bir saniye dahi beklemeden arama tuşuna bastım.

Dudaklarımı dişleyerek cevap vermesini bekledim. İlkinde açmadı, işi vardır belki diyerek birkaç kez daha aradım. Lakin yine açmadı.

DoKyungsoo:
Yixing,
Baekhyun telefonunu açmıyor.
Senden çok acilen bir şey,
İstemem gerek.

Z.Yixing:
Bir sorun mu var Soo?
Baekhyun evde değil.
Bir şeyler almaya gidecekmiş falan filan.

DoKyungsoo:
Bana o çocuğun fotoğrafı lazım.

Telefonu yatağın üstüne bırakıp, heyecanla yataktan zıpladım ve odanın içindeki kıyafet bölmesine doğru koştum. Fotoğraf gelene kadar bir şeyler bakabilirdim. Nasıl bir tipi olduğundan falan haberim yoktu ama bir şeyler uydurabilirdim.

Yani benimle aynıydı. Ne kadar farklı olabilirdi ki?

Z.Yixing:
Tanrı aşkına,
Nereden bulayım ben?
Üstelik neden bunu istiyorsun?

DoKyungsoo:
Sorgulama.
Bul işte bir şekilde.
Baek'in bilgisayarını,
tabletini falan karıştır.
Bekliyorum.

Yixing anında çevrimdışı oldu. Bende bunu fırsat bilerek hızla kısa bir duş için banyoya girdim. Ne de olsa biraz cesarete ihtiyacım vardı, değil mi? Kendimi toparlar ve biraz açık zihinle düşünebilirdim.

Kim Kai ve Park Chanyeol onun gibi koktuğumu söylemişti.

Onun gibi görünürsem de sorun olmazdı o zaman, değil mi?

Naughty Or Nice // kaisooBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!