0.1

465 46 20

"Hey ChangKyun! Biliyorsun yakında SunHee'yle evleniyoruz."

"Evet, hyung biliyorum."

"Abine sağdıcım olmasını söyledim ama o istemedi. Ondan sonraki en yakınım sensin bu yüzden şey, sağdıcım olmanı isteyecektim senden."

"Ne? Ah, şey hyung ben olmasam. Ben yapamam yani."

"Hadi ama ChangKyun, zaten yapılacak pek bir şey yok. Yanımda dursan yeter."

"Hyung lütfen, ben cidden yapamam."

"ChangKyun lütfen. Zaten abin inat etti. Beni mi kıracaksın?"

"Of hyung! Tamam, olurum!"

"Yaşasın! Teşekkür ederim ChangKyun! Çok teşekkür ederim!"

HyungWon sevinçle ChangKyun'a sıkıca sarıldı. ChangKyun da kollarını onun bedenine dolamıştı. HyungWon ayrılıp ChangKyun'un yüzünü elleri arasına alıp yanaklarından öptü ve saçını karıştırdı. ChangKyun bu ani hareketle kızarmış ve olduğu yerde donup kalmıştı.

"Seni çok seviyorum cidden çok teşekkür ederim. Süpersin sen ya! Hemen SunHee'ye haber verip geliyorum."

"T-tabi hyung. Ihm, şey ben biraz hava almaya çıkacağım, sonra görüşürüz."

"Tamam ChangKyun. Düğün gününe kadar kendine iyi bak."

HyungWon genişçe gülümseyip arkasından el salladıktan sonra rehberinden müstakbel karısını bulup aradı. ChangKyun ise utançtan kızaran yanakları ve hissettiği acıdan dolan gözleriyle arkasını dönüp hızla kendini evden dışarı attı. Gözyaşları biraz olsun serbest kalmıştı. Daha sonra telefonunu eline alıp öfkeyle aklına gelen ilk kişiyi aradı.

"Ne oldu ChangKyun?"

"Niye kabul etmedin onun teklifini?!"

"Ne teklifi? Neyden bahs-"

"Neden HyungWon hyungun sağdıcı olmadın?!"

"Ne diye bu yüzden sinirleniyorsun ki? Olmak istemedim işte."

"Hyung senden nefret ediyorum! Senin yüzünden ağlıyorum şu an, gelip beni buradan al!"

"Tamam alırım da, ne diye bu kadar sinirlendin anlamadım."

"Ruh halimin içine ettin çünkü! Bok vardı da kabul etmedin teklifi!"

"Benimle düzgün konuş ChangKyun. Ben senin senden yedi yaş büyük abinim. Hem ben onu senin için yaptım."

"Ne demek benim için yaptın?"

"Arkadaşımı deli gibi sevdiğini görebiliyorum ChangKyun. Ondan vazgeç diye yaptım. Gör! O evleniyor! Acı çekmeyi bırak!"

"Senden nefret ediyorum hyung!"

"Öfkeyle söylediğin için bunları umursamıyorum. Bu konuyu sonra konuşuruz. Şimdi nerede olduğunu söyle de gelip alayım seni."

"HyungWon hyung'un evinin yakınındaki parktayım."

"Kendini bırakma, birazdan ordayım."

"Tamam hyung. Teşekkür ederim."

Sib Ncaim [HyungKyun]Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!