13.Bölüm ✘ UMUT

18.8K 1.5K 103

Umut. 

Tuhaf bir kelimeydi aslında. Birden fazla duygu barındıran eşşiz kelimelerden sadece biriydi. Şuan tam olarak hissettiğim şey umuttan başkası değildi. Almira'ya bakarken o an ilk defa hissettiğim şeyi tanımlamıştım.

Umut.

Sadece saf, küçük bir umut. 

Almira'ya hala şaşkın bir gözle bakarken ben ne olduğunu anlayamadan önümdeki bira bardağını alıp Ayşe'nin yüzüne boşalttı.

"Koş!" diye bağırıp elimden tutup sürüklerken hala olayın şokuyla nefes almayı bile unutmuştum. Ayşe'nin arkadan bağırdığını duyuyordum ama ne dediğini algılayamıyordum. Almira'nın küçük ve soğuk eli benim elimi kavrarken garip bir heyecanla elini çektim ve ben kavradım küçücük elini. Şuan bunu neden yaptığımızı bilmiyordum ama ona uyum sağladım ve ben öne geçerek onun hızını daha çok arttırdım. 

Önümüzdeki insan kalabalığını zorlukla aştığımızda bir an Savaş'la göz göze geldik. O şaşkın bir şekilde bana bakarken sırıtarak göz kırptım ve görüş alanımdan çıkmasını izledim. Birkaç kişiye çarpmıştık fakat homurdanmaktan başka bir şey yapmamışlardı.Farkında olmadan Almira'nın elini çok sıktığımı hissettiğimde biraz gevşettim. Kapıya geldiğimizde güvenliklerin dikkatini çok çekmemek adına biraz yavaşlamıştım ve Almira'da bana uymuştu. Normal bir şekilde kapıdan çıktık ve tekrar koşmaya devam ettik. Şuan ne yaşadığımızı anlamıyordum ama heyecan verdiği kesindi.

Sonunda bir ara sokağa girdiğimizde Almira elini hızla çekti. ellerini dizlerine koyup eğilirken soluklanmaya çalışıyordu. Ben ise sadece onu izliyordum.  Bir adım atıp köşeden barın girişini izlerken tam zamanında diye mırıldandı. 

Merak edip bende arkasından girişe bakarken takım elbiseli birkaç adamın içeri girdiğini gördüm. Bunlar da kimdi böyle? 

Vücudunu tamamen duvara yasladı ve gözlerini kapatıp nefesinin düzene girmesini bekledi. Oysaki çok fazla koşmamıştık bile. Neden bu kadar çabuk yorulduğunu anlamamıştım. 

"İyi misin?" diye sorarken bir adım daha yaklaşmıştım. Aslında biraz endişelenmiştim şuan. Elimi istemsizce yanağına koyarken bu hareketim ikimizide titretmişti sanki. Ateşe dokunmuş gibi hissetmiştim. Almira ateşti ve ben ona çıplak elle dokunuyordum. Yanmam kaçınılmazdı. 

Gözlerini dokunuşumla anında açmıştı. Kaşları çatılırken elimi tutup geri indirdi. Takılmadım.

"Bir rahatsızlığın mı var? Neden bu kadar yoruldun ki?" derken ellerimi cebime koymuştum. Bana birkaç saniye boş boş baktıktan sonra derin bir nefes daha aldı.

"Psikolojik bir şey. Çabuk yoruluyorum. Ama her zaman olan bir şey değil. Her neyse gidelim şuradan artık." derken bir adım atıyordu ki ellerimi başının iki yanına koyarak hareket etmesini engelledim. Bu konuyu daha sonra detaylı konuşacaktım ama şimdi daha çok merak ettiğim bir şey vardı. Kaşları çatılırken aramızdaki mesafenin olması gerektiğinden çok daha az olduğunu fark ettim. Yine çok riskli alanlardaydım. Neyseki riski seven bir adamdım. 

"Önce itiraf etmen gerek." derken istemsizce sırıtıyordum. Hatta sırıtmamı yüzümden silemiyordum. Her zamanki bıkkın yüz ifadesini suratına kondururken ofladı. Sıcak nefesi soğuk havada yüzümü yalarken gerilmiştim.

Tehlikeli yakınlık. Tehlikeli hareketler.

"Neyi itiraf etmem gerekmiş acaba bay gereksiz?" derken eğildi ve kollarımın arasından çıktı. Hadi ama! İyiydik öyle. Ellerimi duvardan ayırdım ve ona döndüm. Alışmıştım artık bu hareketlerine. Benimsemek istemesemde Almira'ydı işte.

5✘1 Eşittir 1Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin