Kader Kartı:Büyücü

140 17 14

Merak,insanların dayanamadığı en ilginç duygulardan biridir.Merak,insanı hataya sürükleme riskinin var olmasına rağmen,o duygunun giderilmesi,olabilecek en büyük hatadan bile daha önemlidir.Merakın şekillenebilmesi için ne gerekir?

 Bu soruya hayal cevap verebilir.İnsanlar,hayallerinde şekillendirdiği gibi cevap almak ister fakat tatmin edici cevap alamadıklarında "hayal kırıklığı"denilen duyguyu hissederler.Ben,bu duyguyu çok iyi tanıyorum.Benliğimin belki de ayrılmaz parçası.İnsanlar öğrenmeye aç olmaya devam ettikleri vakit asla bu duygu benliklerinde yok olmayacaktır.

Hayal kırıklığı sayesinde merak ettiğim her şeyin gözümün önünde değerinin yitirmişti.Bir şeyler düşünmek ve hayal etmek için o kadar yorulmuştum ki günlük hayatta yapmam gereken şeyleri yapamadığının farkındaydım.Yinede düşünmekten vazgeçmiyordum.Tüm bu düşüncelerim sırasında birinin varlığı düşünmeme mani olmuştu.

Kim olduğunu biliyordum.Ruhunu,doğasını nasıl birisi olduğunu biliyordum.Tehlikeli ve cazibesiyle etkileyen biriydi.Kibar olduğu kadar da yalancı birisiydi.İşte o okulun en çok sevilen öğretmeniydi.Örnek alınması gereken bir öğretmendi.

Bana göre farklı olmasının nedeni kendi doğasının Medusa denilen bir yaratıktan başka bir şey olmamasıydı.Sınıfım da cazibesine kapılan herkes,yanına gitmekten kendini alamıyordu.Ahenkli bir liriğin sesine kapılıyormuşcasına onun yanına doğru hareketleniyorlardı.

Bu duyguyu hatırlamıştım.Bu duygu meraktı.Benim gibi birine bile bu duyguyu bir kişi hatırlatabilirdi.O,Medusaydı.Medusa,tüm fanileri kendi etrafında toplayarak ona kendisine tapmalarını sağlıyordu fakat bir kişi hariç,o kişi işte bendim.

Tüm bunlara rağmen bende o eşsiz tiyatro sahnesini izlemeye gidiyordum ama yinede duygusuz ve umursamaz tavırlar sergiliyordum.İzleyiciler,Medusa denilen kadını kendine sevdirebilmek için elinden gelenin en iyisini yapıyordu.

Medusa'nın ise oluşan, tatminsizlik duygusu kendi kibrinin kabullenemediği bir durumun olduğunu belli ediyordu ve öğrencilere olan sahte gülümsemesi adeta sahteliğin üst seviyesiydi.Yanına gelenlerin yolculuğunun nasıl geçtiğini söylüyordu.Ona o kadar ilgili davranıyorlardı ki bu durumdan sıkılmıştı.

Yinede onları kırmamak için elinden geleni yapıyordu.Herkesin nasıl bir ruh halinde olduğunu soruyordu.Daha önce kendi odasın da yaptığı konuşmaların gerçekten öğrencilerine iyi bir şekilde etkilediğini anlamak istiyordu.Her zaman iyi yanıtlar alıyordu.Ben ise aralarından karanlık bir siluet gibi geçtim.Beni farkedebilen tek bir kişi vardı.Medusa yürürken beni süzüyordu.

Hırslı gözlerini bana dikmişti.Yavaş ve bir o kadar da kendimden emin adımlar atıyordum.Gözlerden ırak olmak için elimde olan çizgi roman kitabıma bakıyordum.O sırada öğrencilerin arasından geçerken tatlı ve davetkâr bir ses duydum.Bu ses beni yanına çağırıyordu."

''Nereye gidiyorsun böyle selam vermeden canım?"

Kamburumu onun yüzünden çevirerek,

"Gerçekten umurunuzda mı benim nereye gittiğim,Bayan Medusa?".

Aradan geçen 3 ay bir süreden sonra savaşın bu kadar hızlı başlaması şaşırtıcı bir durumdu.

"Medusa değil tatlım, bunu sende iyi biliyorsun.Benim adım "Melisa''bunu bilmeyen yoktur."
Hala şansını deniyordu.Ne uğrunaydı sizce?

''İsminizin Melisa olması sizin Medusa denilen iblis olduğunuzu değiştirir mi?''

Sakin bir tavırla"Neden bunu baş başa konuşmuyoruz?''

"Bayan Medusa,Konuşulacak bir şey olduğunu düşünmüyorum."

Ufak bir sessizliğin ardından köleleri arasında sadık olan birisi sinirli bir şekilde bana laf atmaya başladı.
"Bırak şu saçmalıkları artık hala önündeki gerçeği görmüyor musun?Öğretmenimizin iyi biri olduğunu senden başka herkes gördü".

Suskun KalpBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!