Bölüm 5

1.5K 89 45

Mutlaka okuyun :

+18 içeren bölümdür. Rahatsız olacak olanlar '~~' işaretinden sonra okumayı bırakabilirler.

Satır aralarına mutlaka yorum yapın.

Bölüm sonundaki açıklamayı da mutlaka okuyun.

İyi okumalar.

•••

Savaş'tan ;

Dirseklerimi diz kapaklarıma yaslamış, parmaklarımla oynamaya devam ederken aynı zamanda da sinirle soluyordum.

"Ben Selin'i aradım, buraya geliyor şu an. Sen de git Nazlı'nın yanına. Sakin kafayla konuşun ve uzatmadan çözün sorununuzu."

Nazlı yüzüğü çıkarıp elime verdikten sonra Selin'le beraber Nazlı'yla kaldığımız eve gitmişlerdi. Ben de Ali'nin evine gelip olan biteni anlatmıştım.

"Dinleyeceğini sanmıyorum." diye mırıldandığımda Ali elini kaldırıp omzuma vurdu yavaşça.

"Git ve bağırmadan, doğru düzgün konuş kızla."

Nazlı'yla barışabilmek için bu mevzuyu baştan sona kadar anlatmam gerekiyordu. Ama anlattığımı Güneş Hanım duyarsa Nazlı'yla sonsuza dek ayrı kalırdık.

Ayağa kalkıp hızlıca evden çıktım ve arabaya bindim. Bir tarafım anlatıp Nazlı'nın güvenini geri kazanmamı söylerken diğer tarafım anlatmayıp başka şekilde barışmamızı söylüyordu.

Ne yapacaktım?

Yaklaşık on beş dakika sonra eve vardığımda arabadan inip kapıya doğru yürüdüm. Anahtarı cebimden çıkarıp kapıyı açtıktan sonra ses çıkarmamaya çalışarak yavaşça kapattım. Önce mutfağa, sonra oturma odasına baktıktan sonra bahçeye de kısaca göz gezdirdim.

Nazlı muhtemelen odamızdaydı.

Yukarı çıkıp odanın kapısını açtığım sırada Nazlı da odanın içindeki banyo kapısını açmıştı. Dizinin birkaç parmak üzerinde biten bornozu ve ıslak saçlarına doladığı havlu dikkatimi dağıtıyordu ama bugün işi başka yerlere çekmeyecektim.

"Ne işin var senin burada?"

İçeriye girip kapıyı kapattıktan sonra anahtarları ve güneş gözlüğümü komodinin üzerine bırakıp Nazlı'nın karşısına geçtim.

"Lafımı kesmeden, sakince beni dinleyeceksin. Her bağırdığında alırım bi' öpücüğünü."

Yine işi başka taraflara çekmiştim.

"Oldu(!) canım. Savaş sana zaten çok sinirliyim, hemen çık dışarı."

"Annen ve o adam konuşurken yanlışlıkla duydum ben de her şeyi. Sana bahsedecektim. Ama annen eğer sana anlatırsam bırak evlenmeyi yüzünü bile göremeyeceğimi söyledi. Seni kaybetmek istemediğim için sana anlatmadım."

Kapıyı açıp eliyle dışarıyı gösterirken "Yalanların bittiyse çıkabilirsin," dediğinde kapıyı kapatıp Nazlı'yı kolundan tutarak kendime çektim.

"İnanmıyorsan yarın İzmir'e gider olanları annene anlattırırız."

Elimden sertçe kurtulup bir adım geriye attıktan sonra "Seni dinlemek istemiyorum," diye bağırdı.

"Öpeceğim," diyip ona bir adım attığım sırada yanağıma attığı tokatla yüzüm sol tarafa dönerken gözlerimi kapatıp yutkundum. Eli gerçekten çok ağırdı ve daha da kötüsü beni affetmeyecekti.

Mertoğlu Bozuntusu -2- Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!