6 "Gitme"

200K 8.6K 2.9K


ASYA

"Kıskanmıyorum Yiğit Bey, lütfen saçmalamayın." Dedim utançla, Yiğit Bey bana biraz daha yaklaştı.

"Kıskanıyorsun Asya, uzatma ve nedenini söyle!" Dedi sinirle.

"Kıskanmıyorum!" Dedim inatla, Yiğit Bey sinirle bana baktı.

"Bir açıklama yapmadan buradan gidemezsin!" Dedi sesini yükselterek.

"Yiğit Bey, neden inanmıyorsunuz bana?" Dedim titrek bir sesle, Yiğit Bey elini yavaşça çeneme koydu.

"Kıskandığını ikimizde çok iyi biliyoruz. Sana sadece nedenini soruyorum Asya."' Dedi, titrek bir sesle konuştum.

"Ya kıskanıyorsam, ne olacak ki Yiğit Bey?" Dedim bir anda gelen cesaretle.

"Bir şey olmayacak." Dedi, yüzüm asılmıştı.

"O zaman söylememin bir anlamı yok." Dedim ve derin bir nefes aldım. "Şey, ben yorgunum da izninizle uyumaya gideceğim." Dedim, tam ayağı kalkacakken kolumu tuttu.

"Asya!" Diye kükremesiyle tekrar yerime oturdum. "Hiçbir yere gidemezsin, zaten neredeyse hiç yemek yemedin. Ye öyle git." Demesiyle şaşkınca Yiğit Bey'e baktım.

"Sorun değil, beni düşündüğünüz için teşekkür ederim ama inanın yiyesim yok." Dedim.

"Seni düşünmüyorum." Dedi sert bir yüz ifadesiyle, bu tekrar bozulmamı sağlamıştı.

"Haklısınız, beni düşünmenizi beklemiyorum zaten. İzninizle gidebilir miyim?" Dedim, yine sesim titremişti. Biraz daha burada durursam ağlayacaktım.

"Gidemezsin, bir şeyler yiyeceksin." Dedi sinirle tıslayarak.

"Gerçekten yiyesim yok-" Yiğit Bey sözümü kesti.

"Asya, ye şu yemeği!" Dedi resmen kükreyerek.

"Zorla mı yedireceksiniz Yiğit Bey, istemiyorum işte!" Dedim bende sesimi yükseltirken, Yiğit Bey kaşlarını kaldırmış hayretle bana bakıyordu.

"Sen bana bağırdın mı?" Dedi sakin bir ses tonuyla, korkuyla gözlerine baktım.

"H-Hayır, şey yani ben bir anda-" Yiğit Bey sinirle öyle bir bağırdı ki susmak zorunda kaldım.

"Sen bana bağırdın öyle mi?" Dedi alayla, boğazım düğümlenirken yutkunmaya çalıştım.

"Y-Yiğit Bey, istemiyorum dediğim halde çok zorladınız!" Dedim, sesim kısık çıkmıştı.

"Ulan şimdi yanımda Sinem olsa, bayıla bayıla aynı masa da yemek yerdi! Hemde benim elimden ve benim çatalımdan, dünden razı olurdu. Ama Asya hanım istemiyormuş, teşekkür edeceğine istemiyormuş!" Dediğinde haklı olabileceğini düşündüm, Yiğit Bey'in boynunda ki damarlar belli oluyordu.

"Yiğit Bey, tamam teşekkür ederim ama ben Sinem gibi değilim işte. O belki sizi patrondan daha fazlası görüyor olabilir ama ben görmüyorum." Dediğimde Yiğit Bey'in yüzü asılmıştı ama hemen kendini toparlamıştı.

"Beni patrondan daha fazlası olarak görmüyor musun?" Dediğinde şaşkınlıkla Yiğit Bey'e baktım.

"G-Görmüyorum tabii ki." Dediğimde kaşlarını çattı, sinirle bana bakıyordu. Şimdi neye sinirlenmişti ki?

"Eminim öyledir." Dediğinde derin bir nefes aldım ve masadan kalktım.

"Size afiyet olsun." Dedim, beni kolumdan tutup öyle sert bir şekilde otutturdu ki acıyla inledim.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!