GERİ DÖNÜŞ

2.8K 88 35
                                        

Ömrü boyunca Seattle'ı terk etmemiş, hatta evden bile sık çıkmayan biri olarak bir ayda on beş şehri ziyaret etmek biraz... Pekala fazlasıyla yorucuydu. Değişik insanlar ve makineler görmüş bizim üssün aynılarından tam on beş tane daha olduğunu öğrenmiştim. Daha ne kadar çıkacak merak ediyordum. Tabii merak sıkılmamı engelleyemiyordu. Gittiğim her üsste lider olarak seçilen insanların bana korkuyla bakmasından ve sürekli aynı tanıtma seremonisinden sıkılmıştım. Sonuncu adamın ismini hatırlayamıyordum bile. Emanuel'in dediği şey ise onlardan daha onlarca olduğuydu ve ben o kadar insanı tanımak, tokalaşmak ya da zoraki gülümsemelerini görmeye dayanamazdım. Pekala bana saygı duyduklarını biliyordum. Benden korktuklarını da ama bu onlardan sıkıldığım gerçeğini değiştirmiyordu. Hayatım boyunca tanıştığımdan çok daha fazla insanla tanışmıştım ki ben hayatımda neredeyse hiçbir insanla doğru düzgün konuşmamıştım.

"Surat asmayı kes Jessica. Birazdan orada olacağız ve bu lidere o şekilde davranırsan ikinizden biri diğerini öldürecektir."

Omuz silktim.

"Bu gün öldürme cumasıydı zaten. İyi olur."

Yüzüne bakmasam bile onu gözlerini devirdiğini tahmin edebilecek kadar tanıyordum. Bu dediğim sinirlerini bozmuş olmalıydı. Birini öldürmek hakkında konuştuğumda beni hemen susturuyordu. Benden güçlü olmadığını biliyordum ama bana eşit denecek kadar iyiydi ve tecrübesini hesaba katarsak karşısında henüz bir şansa sahip değildim.

Henüz...

"Gideceğimiz yer antartikada kocaman bir buzulun metrelerce altında. Bir tarafın donsun istemiyorsan sana verdiğim kıyafeti giymeni tavsiye ederim."

Konuyu değiştirmesine alışık olduğumdan gözlerimi yanımdaki koltukta duran ince ve esnek kumaşa odakladım. Bu şeyin beni o soğuktan nasıl koruyacağını çok merak ediyordum doğrusu.

"Tatlım teknolojimiz fazlasıyla gelişmiş biliyorsun. İçinde bulunduğumuz bu özel jeti sana yapanlar bu kıyafet konusundada fazla zorlanmış olmamazlar değil mi?"

Bakışlarımı jetin içerisinde gezdirdim ve ona hak vererek kıyafeti elime alıp yatakların bulunduğu ve bu bölmeden bir perdeyle ayrılan uçağın arkasına ilerledim.

"Hey zaten gördüğüm bir şeyi benden saklamandaki amacı bir türlü anlayamıyorum." Dedi gülerek. Ama ben gülmüyordum.

"Tek seferlik bir şeydi dostum."

"Ama o tek sefer sakladıklarını ezberlememde fazlasıyla yeterli oldu."

"Ahmak ve sapıksın Emanuel."

Dişlerini göstererek sinsice sırıtırken ayağa kalktı ve vücudunu elleriyle göstererek devam etti.

"Ama seksi bir sapığım bebeğim."

Gözlerimi devirirken bıkkınlıkla inledim ve perdeyi sertçe kapatıp kıyafeti yatağın üzerine attım. Bazen fazlasıyla sinir bozucu olabiliyordu. Yine de onu seviyordum. Arkadaş olarak tabii ama seviyordum. Onsuz bunları öğrenmem imkansızdı. Sahip olduğum tüm bu şeyler onunla mümkün olmuştu ve bu konuda minnet duymayı bilecek kadar insanlığa sahiptim.

Jessica... Birdahaki üs hakkında bilgi ister misin?

Çipin sorusuna sessiz bir evetle cevap verirken üzerimdekileri çıkartmaya başlamıştım. Emanuel'in bahsettiği kişi düşündüğüm kadar sinirli ve güçlüyse bu işi onu öldürmeden çözmek şu an için en iyi yoldu.

Gideceğimiz üssün lideri İvan Ice. Kendisi senden yalnızca iki sürüm geride ama oldukça güçlü ve sinirli bir adamdır. Buna rağmen adil ve dürüst olmasıyla iyi bir liderdir. Antartika kolonisi ona tabiri caizse tanrı gibi tapar. Onunla tartışmak istemezsin Jessica. Savaşınız zor ve yıpratıcı olacaktır. Ayrıca Antartika kolonisini düşman edinmek istemeyiz. Her sürüm bize lazım.

HACKER 2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin