5 "Neden Kıskanıyorsun?"

En başından başla

"Eğer kovmayı isteseydim, şu anda burada olmazdın." Kalbim hızlı atarken gözlerimi kapattım.

"Yiğit Bey..." Diye mırıldandım, elleri hâlâ saçlarımdaydı.

"Asya-" Yiğit Bey'in sözü kesilmişti, biz hâlâ aynı pozisyondaydık. Levent şaşkınlıkla bize baktı.

"B-Ben eşyalarımı topladım, gidiyorum demek için gelmiştim." Dedi, utançla Yiğit Bey'den uzaklaşmaya çalıştım. Eli hâlâ saçımdaydı, Levent bizi izliyordu.

"Asya ikna etti, burada kalacaksın ama Asya'yı görmemek şartıyla." Dedi Yiğit Bey.

"Gerek yok, kovulduğum yerde kalamam." Dedi Levent.

"Levent lütfen, sen gidersen benim vicdanım nasıl rahat edebilir? Sen gidersen ben de giderim, lütfen ikimizde işimizden olmayalım." Dedim, Yiğit Bey sinirle yüzüme baktı.

"Yalvarmayı kes." Dedi Yiğit Bey, sinirle gözlerine baktım.

"Bunları konuşmuştuk Yiğit Bey." Dedim.

"Kalmak istemiyorum-" Levent'in sözünü kestim.

"Lütfen Levent, kendimi çok suçlu hissederim." Dedim.

"Peki." Dedi, mutlulukla gülümsedim.

"Teşekkür ederim." Dedim, Yiğit Bey sinirle homurdandı.

"Tamam, yeter bu kadar konuşma." Dedi. "Levent eşyalarını geri yerleştirebilirsin." Dedi soğukkanlı bir şekilde.

Levent bana son kez baktı, göz göze geldiğimizde hızla başını iki yana sallayıp yanımızdan ayrıldı.

"N-Neyse ben gideyim artık." Dedim kekeleyerek, Yiğit Bey ısrarla elini saçımdan çekmiyordu.

"Git Asya." Sesi sertti, parmakları saçlarımı okşarken geri çekildim. Elini saçımdan çekmişti, rahat bir nefes aldım.

Hızla eve girdim, kalbim küt küt atıyordu. Gülümseyerek mutfağa girdim, saçlarıma bakınca yeniden gülümsedim.

"Yiğit Bey neden beni bu kadar çok yoruyor, gerçekten anlamıyorum!" Sinem'in sesini duymamla kaşlarımı çattım. "Ne haber Asya?" Yanıma geldi ve alayla güldü.

Bu kızın amacı neydi?

Bu evde herkes benimle uğraşıyordu!

"Ne saçmalıyorsun?" Sinirle yumruğumu sıktım.

"Ah, hani Yiğit Bey beni yanına çağırdı ya onu diyorum." Dedi dudak bükerek, gözlerimi kapatıp sakin kalmaya çalıştım.

"Defol git." Dişlerimin arasından tısladım...

"Yiğit Bey'e istediği her şeyi hazırladım, o kadar çok beğendi ki parmaklarını yiyecekti az kalsın.'' Gerçekten bu kadar çok mu beğenmişti?

"Kes sesini." Üstüne saldırmamak içim kendimi zor tutuyordum!

"Demek ki neymiş, senin gibi koynuna girmeye gerek yokmuş. Masum yollarla da etkileyebiliyormuşsun." Dedi, dayanamadım ve sinirle bağırdım.

"O seninle sevişmek isteseydi onunla sevişirdin, sonuçta dünden razısın ama gel gör ki seninle sevişmek için hiçbir adım atmıyor. Sana gerçekten acıyorum." Dedim ve ona küçümseyen bir bakış atıp mutfaktan çıktım, gözlerim dolarken hızla odama geçtim ve ağlamaya başladım...

Bana ne yapsam kızıyordu, yemek yapsam bile azarlıyordu. Beni bırakıp şimdi bu kızla mı uğraşacaktı? Biraz da onun mu moralini bozacaktı? Bu nasıl bir adamdı böyle!

Serseri Patronum (KİTAP OLUYOR)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!