-1-

1.1K 73 93

Mia8902 ile Kopukyazar'ın ortak kitabıdır.
Karakterler insan halinde yazılmıştır

Bir Mangle nasıl olmalıdır?
Aklınızda direk hanım hanımcık, tatlı, şirin ve kadınsı bir tilki belirleniyor değilmi?
Ama size bir sır vereyim mi?
Siktirin gidin lan! Yetti artık şu utangaç ve tatlı çizimler ve hikayeler! İşte şimdi gerçek bir korsan kadının hikayesi başlıyor, yeni bir hikaye, yeni bir macera.
Hayatım tipim gibi pembe-beyaz sanıyorsan yanılıyorsun, çünkü bu lanet dolu kan kokan duvarların arasında bir renk değil, kirli bir gri olarak kalırsın.
İncinmiş kirli bir ruhum ben. Beni kıranı kırarım, acıtanı yakarım, korkutanın kabusu olurum.
İşte bir Mangle böyle olur, bir korsan böyle olur, yırtıcı bir tilki böyle olur.
Bu yüzden sana söylüyorum macerama dalmaya hazırlanan tatlı okuyucu, beni küçümseme...
Bu senin kendi iyiliğin için.

"Yine ne yazıyorsun lan sen o eski deftere?" Elimdeki defteri odanın öbür ucuna fırlatarak, mega ölümcül bakışlarımla izinsiz içeri giren Toy Chica'ya baktım.
"Anasının amını yazıyordum! Sen kapı çalmak diye birşey bilirmisin lan?!"
Umursamazca kapının kenarına yaslanarak kollarını birbirine bağladı.
"Yemek hazır gerizekalı."
Derin bir nefes alarak elimdeki kalemi yatağa koydum ve yerimden kalktım.
"Tamam be... geliyorum."
Beyaz ceketimi giyerek kapıya yanaştım "izin verirsen odamdan çıkacam." Toy Chica kapının önünden çekilince dışarı çıktım ve ellerimi ceplerime sokarak yürümeye başladım.
Yürürken yan gözle Toy Chica'yı süzüyordum. Yav siz o etekle nasıl yürüyorsunuz arkadaş? Kıçın başın falan açılacak diye hiç mi yüreğin sızlamaz?
Birde bu kız bununla sahneye çıkıyordu ya...
Çocukların şansa bak arkadaş. Kim bilir kaç kez o şekilli şukullu mükemmel tavuk götünü gördüler.
Bende böyle göt istiyorum.
Götsüzüm ben. Olamazmı?

Herneyse. Party room bilmem kaça gelmiştik. Evet ben odaların isimlerini umursamıyorum bile. Kimin umurunda ki? Şu Jeremy denen güvenlik bile, anca müzik kutusuna bakıyordu.
Bir yere oturup Chica'nın yapmış olduğu mükemmel yemeklerine salya akıtmaya başladım.
Allahım bu kadının altın gibi elleri var. Her gün yapmış olduğu pizzayı bile afiyetle yiyorum. Bıktım mı? Tabiki hayır.

Daha herkes gelmemişken yemeye başlayamadığımız için önümdeki şaheserleri aşık olmuşcasına süzüyordum.
Toy Bonnie piçini geberteceğim. Sırf onun yüzünden bu on numaralı yemeklere el süremiyordum. Yoksa masadakilerin hepsini bitirmem 5 dakikamı alırdı.
Geldiği an tabağımı doldurup ağızıma ne varsa sokuşturmaya başladım.
Herkesin bu duruma alışmış olması ile rahatlıkla yemeğimin keyifini çıkartabiliyordum.
Yeni bir kitap yazmam lazım.
'Mangle x Chica'nın yemekleri'
oh mis.

Düşüncelerimi bozan şey etrafa dikkatlice bakan Marionette bozmuştu.
Tabağımdaki nefis yemeği bitirdiğime göre rahatlıkla sorumu sorabilirdim. "Ne oldu?" Dediğimde herkes bana baktı.
"Size noluyo be! Ben Marionette'e dedim!"
Mal mal bana bakan Marionette'e yeniden aynı soruyu sordum. "Kızım bu ne hal? Ne oldu?"
Omuz silkeledi. "Hiç, sadece bugün Springtrap'ı şu bodrumdan çıkartmayı düşünüyordum."
Herkes sınıfa geç kalmış öğrenciye bakan sınıf arkadaşları gibi başını Mari'ye çevirdi.
Foxy elindeki çatalı bıraktı "Valla mı?"
Karşımda oturan gerizekalı arkadaşıma bakarak gözlerimi kıstım, alayla cevap verdim.
"Heee valla"
Birşey demedi ve yemeğine geri döndü. Ben ise ayağa kalkarak Chica'ya göz kırptım. "Senin yemeklerini istemeye gelcem ha ona göre."
Kıkırdadı.
"Bekliyorum o zaman"
Gülümseyerek masadan ayrıldım ve odama yöneldim.
Gerizekalı Toy Chica sağolsun yeni başladığım hikayeye olan tüm hevesim çöp olmuştu.
Teşekkürler mükemmel götlü tavuk!
Odama girip köşeye fırlatmış olduğum defteri ve yatağıma koyduğum kalemimi aldım.
Çalışma masama oturup yazdığımı gözden geçirdim.
Sinirle kağıdı yırtığ çöp kutusuna fırlattım.
"Korsan tilkiymiş..." kalemi masaya çarptırarak bıraktım ve oflayarak arkama yaslandım.
"Bir korsan tilki olmak için güçlü olmak gerekir..." yanda duran boy aynasından kendimi inceledim.
Pembe, beyaz, birazcık da gri. Hep kırılmış olan parçalarım beni açığa vuruyordu, rengimi gösteriyordu.
Sanki benim hayatımı anlatıyordu dış görünüşüm.
Dıştan rengarenk açık tonlar, içten ise kirli bir griydim ben. Asla içim siyah yada beyaz olamadı.
Hep kararsız kaldım, beni anlamak hep zor olmuştur.
Bu da benim kişiliğim işte.
Karşımdaki aynadan gözlerimi kısarak zayıf kısa saçlı o "korsan" kıza bakmaya devam ettim.
"Zayıf bir çöp değil..."

Birazcık da kendimi tanıtayım size.
Mary Tolbert isimli 9 yaşındaki küçük bir kızım ben. Yada ruhum, artık nasıl anlasanız.
Sürekli ortalıkta "Yu Kent Madafaqa" diye dolaşan mor saçlı pskopat, gerizekalı ve salak bir katil tarafından öldürülüp, ortalıkla "Seyv Them Gawd Damn it" diye dolaşan bir kukla tarafından yaşama geri döndürüldüm.
Daha 9 yaşındaki bebe iken mahalledeki erkek çocukların cevizlerini tekmeleyen bir kızdan, patronuna küfür edip orjinal versiyonunun kıçına pandik atan bir tilkiye dönüştüm. (Evet Foxy'nin kıçı benimkinden şekil.)
Aşk hayatından bi bok anlamayan ve ağızından küfürü eksik etmeyen mükemmel bir varlığım ben.
Ama en önemlisi asla vazgeçmeyecek olduğum yazarlıktı...
Evet yazmaya bayılıyordum. Küçükken sürekli yazdığım kısa hikayeleri saçma salak yarışmalara gönderirlerdi, sınavda ise yazdığım komposizyonlardan hep tam puan alırdım.
Yazmak benim için bir hobiden fazlasıydı, hayatımın bir parçası haline gelmişti.
Bu yüzden öldürülmüş olmam benim için hiçbir sik fark etmiyor.
Ben yazığım sürece hayatımdan memnunum.
O yüzden tam da şimdi şu lanet kalemi yeniden elime alacam ve o deftere güzel bir hikaye yazacam!

Dediğimi yaparak bakışlarımı aynadan ayırdım ve önümdeki deftere odaklandım.
Aklıma gelen her ne varsa yazmaya başladım.

...küçük kız önünde uzun boylu insan silüetini görünce yutkundu, elindeki oyuncağında daha sıkı sarılarak asla kullanmamış olduğu o kelimeyi söyledi.
"Lütfen..." dedi korkuyla. "Lütfen zarar verme..."
Mor silüetin sahibi büyük, beyaz gülümsemesini yüzünde belirterek bıçağını havaya kaldırıp hızlıca kızın karnına geçirdi.
"Yapamazsın..." diye yine fısıldadı adam.
"Kurtulamazsın..."
Kız acıyla bağırdı. Ağızından akan kan saçlarına ve kıyafetine bulaşmıştı. Nefes alamıyordu, zorlanıyordu.
Son kez yerde yatan arkadaşlarının cansız bedenlerine baktı.

O bendim...

Gençler bu bölümü Mia8902 yazdı, yani yazdım
Herneyse lan dlkdljd
Kopuk ile ortak kitap yapmaya karar verdik, eğer ortak kitaplarımızı okumak isterseniz hesabı takip etmeniz yeterli zaten X3

Bir Mangle Nasıl Olmalıdır?Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!