BEKLETMEDİM. BEKLETMEDİM İŞTE BANANE -_- HİKAYE NASIL GİDİYOR? İYİ DEĞİL Mİ AMA? ZAA XD

60 READS

10 VOTES

3 COMMENTS

BİRAZ GECİKTİREBİLİRİM AMA SINIR GEÇİLMEDEN HAYATTA KOYMAM.

 

Bir çocuk daha istiyorum.”

Aniden gözlerim doldu. Nefes alamadım sanki. Yaşamak bir fazlalık gibi geldi. Dayanamayacakmışım gibi. Sanki hatırlatmak zorundaydı. Sanki yaşadıklarımı gözlerimin önüne sermek zorundaydı. Sanki ne kadar pislik biri olduğunu tekrar ispatlamak zorundaydı.

**********15 MART 2011************

“Bunu yapmak istediğine emin misin?” tereddütsüzce kafamı salladım. “Sana neler yapabileceğini bilmiyorsun.” Gözlerimi karşımdaki beyaz önlüklü adama diktim. Hastane kokusu burnumun direğini kıracak kuvvetteydi. “Sevgilinden mi?” bir anlık duraksamayla kafamı olumlu anlamda salladım. Doktor yanımdaki sandalyeye oturdu. “Nasıl yaptıysanız artık, yumurtalıkların zarar görmüş. Doğuma dayanabileceklerini sanmıyorum.” Aniden gözlerim doldu. “Bu ne demek?” doktor da derin bir nefes verdi. Ağzındaki baklayı çıkarsaydı ya artık. “4 yumurtalığının 3’ü yüzde yüz iflas edecek demek.” İnanamıyordum. Normal insanlar 4 yumurtalıklarıyla zar zor çocuk sahibi oluyorlardı. Şimdi ne yapacaktım? Bu pislikle ne yapmamı bekliyorlardı? Ben her şeye rağmen umutla gözlerimi açtım. “1 tane bile olsa var.”  Adam yüzünü buruşturdu. Cidden, insanların umutlarını nasıl kurutabiliyordu? “3 yıl sonra çürüyecek olan 1 yumurtalığın.” Gözümden bir damla yaş düştü. Ama ben böyle olsun istememiştim ki. Benim sevdiğim adamdan 2 çocuğum ve mutlu bir evliliğim olacaktı. Kafamı salladım ve uzun yoldan eve doğru yürümeye başladım. “O” olay olduktan sonra ara sokaklara giremiyordum. Krizim tutuyordu. Bayılabilirdim. Boş bulduğum bir banka sakince oturdum. Belki de aldırmalıydım. Belki de bu tamamen bir saçmalıktan ibaretti. O’nun çocuğunu doğurmamalıydım. Aniden karnımda bir şey hissettim. elimi dayadım. Hissedebiliyordum. Karşımdaki küçücük parmaklı, ellerini karnıma dayamıştı. İçim bir an doldu. İçime dolan şey, yaklaşık 7 aydır olmayışıyla hayatımı kurutan şeydi. Mutluluk.

********* 17 AĞUSTOS 2013**********

“Siktir git Malik.” Omzuna çarparak salona geçtim. Ağlamamalıyım. Hey! Ben güçlü bir kızım. Ayrıca lise bebesi değilim. 21 yaşında bir yetişkin olarak gayet soğukkanlı bir şekilde davranabilirim. Arkamdan gelen kalın sesle kaşlarım havaya kalktı. “Bu senin isteğine kalacak bir şey değil. Ancak ve ancak benim isteğimle olur.” Benim kelimesini söylerken kalınlaşan sesi tüylerimi diken diken etse de ona yaşadıklarımı anlatmayacaktım. Cevap vermemeyi yeğledim. Aniden sertçe boğazımı kavradı. Ağzımdan kısık bir inleme çıksa da çığlığım içime hapsolmuştu. “Bırak.” Gözümden bir damla yaş yerle buluştu. “Bir daha sana soru sorduğumda adam gibi cevap vereceksin.” Usulca kafamı salladım. Boğazımı sıkan elleri yumuşasa da bırakmamıştı. “Şimdi söyle, zorla mı olacak bu iş yoksa istekle mi?” gözlerine bırakacak mı acaba diye yalvarırcasına baktım. Beni öldürecek! Çocuğumun olmayacağını öğrenince kendisiyle nasıl gurur duyar kim bilir? Son yumurtalığımın çürümesine kaç yıl kalmıştı? 1 mi? evet, evet. Sakince fısıldadım. “Benim çocuğum olmuyor Zayn.” hınzırca güldü. “Bu çocuk da evlatlık değil mi?” hala eli boğazımdaydı ve ben hala almam gereken havanın sadece yarısını alabiliyordum. Ağzımdan bir uğultu çıktı. Ama imkânsız. Bu çocuğu yumuşatmanın yolu yoktu. “B-benim çocuğum olmuyor. Sadece 1 yumurtalığım var ve 1 yıl sonra çürüyecek.” Gözlerini bir an şaşkınlıkla açtı. O kadar şaşırmıştı ki eli düştü. Gözleri beni korkutmuyordu. Sadece duygusallaştırabilirdi. Aniden gerilemeye başladı. “Neden oldu bu?” gözlerimi yere diktim. “Çok sert yaptığın için yumurtalıklarım zarar görmüş. Doğuma dayanamadılar.” Yutkundu. “Yani benim yüzümden mi?” gözlerine olumlu bir bakış attım. Hiçbir şey söylemedi. Sadece cüzdanını da alıp ön kapıdan fırladı. Hah! Giderse gitsin. İşime gelir benim de.

Mark’ı kucağıma aldım. Evin içinde gezdirmeye başladım. Odaları teker teker geziyorduk beraber. “Bak oğlum. Bu evde artık biz yaşayacağız. Sen ben ve kötü abi. Ama sen hiçbir zaman onun gibi olma” aniden sözüm kesildi. Karşımdaki oda… Tamamen bir çocuk parkıydı. Burada minyatür bir salıncak, tahterevalli, kum ve oyun havuzu bir de kaydırak vardı. Duvarlarda “Mark” yazılıydı. Dolmuş gözlerimle odayı süzdüm. Burası muhteşemdi. Ve bütün bunlar Mark için miydi? Zayn Malik, çocuğu için resmen bir oyun odası yaptı. O artık bir yumuşamış öküz. Dalga geçmeyi bıraktığımda aniden ısınana parmaklarım gözlerimi ellerime dikti. Mark’ın ateşi vardı. Hem de çok. Hemen odasına yatırdım. Ama hayır, geçmiyordu. Onu doktora götürmeliydim. Ön kapıdan çıkacaktım ki adamlar durdurdu. “Zayn Malik emir verdi efendim çıkamazsınız.” Hemen içeriye girdim. Durum acildi. Bir yerlerde numarası olmalıydı. O adamlardan aldıktan sonra hemen aradım.

“Alo? Orada mısın?!”

Nefes nefeseydi. Ne yapıyordu tanrı aşkına?

“Ne var?”

Tam ağzımı açacaktım ki araya cılız bir ses geldi. Kalbimi donduracak bir ses. O sesi duyduğumda kendimi tekrar 2 yıl öncesinde hissettim.

“Gelmiyor musun bebeğim?”     

Bebeğimi Benden Alamazsın..!Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!