'Zekisin, tüm paranı değil, yalnızca onu istiyorum'
Jamie bana baktı ardından adama baktı.
'Kolyeyi mi istiyorsun?'
'Evet'
Ayağa kalkıp kolyemi çıkardı ve yeniden oturdu. Kolyeyi masaya bıraktığında sırıtıyordu.
'Peki, sen kazanırsan kolye senin olur. Ben kazanırsam kolye bende kalır'
Parasını ona geri gitti. Zaten paraya ihtiyacı yoktu ki eğlenmek için oynuyordu.
'Anlaştık.'
Oynamaya başladılar. Oyunun son bölümüne kadar heyecanla bekledim. Sıra Jamie'deydi çift açarsa kolye bizde kalacaktı, tek açarsa ona verecektik.
'Adın nedir?'
'Lou, ya sen?'
'Bilmene gerek yok, sence tek açabilecek miyim?'
'Elindeki tek.'
'O kadar eminsin yani'
'Evet'
Kartları masanın ortasına attı. Çiftti. Kolyeyi aldı ve geri bana taktı.
'Başka oyunlarında bol şans dostum'
Elimden tutup beni uzaklaştırdı. Gülümsedim.
'Fazla havalıydın'
'Huyum kurusun, teşekkürler'
Güldük, beni koltuklardan birine otutturdu ve kenardan içki aldı.
'Al bakalım, yorulmuşsundur'
'Bence yorgun olan sensin'
'Ah hayır, beklediğin için teşekkürler'
İçkiyi yudumladım yanıma oturup kolunu boynuma doladı ve beni kendine çekti. Beraber içkiyi bitirdik.
'Adam hala bizi izliyor Jamie'
'İzlesin bakalım'
'Korkuyorum'
'Hayır korkma, ben burdayım'
'Ya silahı varsa, çok kötü bakıyor'
'Büyük ihtimalle vardır zaten, korkma bi tanem, sorun yok, gidelim mi?'
'Gidelim'
Korkmuştum, ciddi anlamda adam çok tehlikeli görünüyordu. Elimden sıkıca tuttu, kapıya doğru ilerledik. Adamda arkamızdan kalkmıştı ona daha çok yaklaştım, kapıdan çıktık.
'Jamie'
'Fark ettim, korkma sakın'
Kolunu belime doladı diğer eliylede elimi tuttu. Hızlı hızlı yürüdük. Adamda hızlandı.
'Bu adam beni sinirlendiriyor Jessica'
'Sinirlenme lütfen, otele gidelim bir an önce'
'Hani oda da bir şey yaptık ya. Her dediğimi ikiletmeden yap. Bunu yine uyguluyoruz anlaştık mı?'
'Hayır'
'Anlaştık mı dedim Jessica?'
'Tamam ya anlaştık'
'Güzel şimdi iyi dinle, bu kartı alıyorsun ve hemen odaya çıkıyorsun tamam mı?'
Cevap vermedim kartı bana verdi ve başımdan öptü.
'Tamam mı dedim?'
'Korkuyorum'
'Bana bir şey olmayacak, söz. Sadece biraz konuşacağım bakalım derdi neymiş. Tamam mı Jessica?'
'Tamam'
'Tamam, hadi koş bakalım, hızlı ol, kartı kapının tam altına koyarsan alabilirim. Sakın korkma görüşürüz'
Anlımdan öpüp geriye döndü bende koşarak yukarı çıktım. İçeri girdim ve dediği gibi kartı kapının tam altına koydum. Hızla ayakkabılarımı fırlattım ve makyajımı temizledim. Saçımı da açtığımda yaptığım şey yalnızca yatakta oturup ağlamak oldu. Uzun süre ağladım. Bir şey olacak diye çok korkuyordum artık gelsin istiyordum. Ayrıca karanlık koridordanda tek başıma geçmek zorunda kalmıştım. Yaklaşık bir saat geçti ve hala gelmemişti. Ağlamaktan delirmek üzereyken sonunda kapı açıldı ve içeri girdi. Beni görür görmez yanıma koştu ve sıkıca sarıldı.
'Jamie'
Boynuna çok sıkı sarılıp ağladım sırtımı sıvazlayıp saçlarımı okşadı.
'Ağlama bir tanem geçti, buradayım'
'Çok korktum Tanrım iyi misin sen'
'İyiyim, merak etme iyiyim. Kıyamam sana güzelim benim'
Gözyaşlarımı sildi ve anlımdan öptü. Beni dizlerine yatırdı ve başımı okşadı.
'Bir şey yaptı mı sana'
'Yapamadı, korkma'
'Anlat bana'
'Gittim adamı buldum ben çektim köşe hayırdır diye derdi kolyeymiş onun için değerli bir kolyeyi bahiste kaybetmiş ve bu kolyeyi o kolye sanmış. Bende kolyeyi aldığım yeri falan gösterdim siktir olup gitti sonra, sorun yok yani ağlama artık kıyamam göz yaşlarına.'
'Çok korktum Jamie'
Beni yatağa çekti ve yan yana yattık yanağımı okşayarak gülümsedi.
'Ağlamıyorsun değil mi'
'Hayır, sen gerçekten iyi misin'
'İyiyim bi tanem, bi sorun olmadı ki, sadece konuştuk, hem benim güzel sevgilim bu gece benim olacak değil mi?'
'Evet, senin olacağım'
'Prenseslere ağlamak hiç yakışmıyor bilesin'
'Bu iltifatları güleyim diye yapıyorsan olmaz öyle'
'Hayır içimden geldiği için yapıyorum, sen anlat bakalım bu gece sevgilim bana neler sunacak?'
Saçlarımı okşuyordu bende onun yanağını okşuyordum gülümsedim.
'Sözünü ikiletmeyeceğim'
'Başka'
'Bana anal yapmana izin vereceğim'
Dudaklarını ısırdı ve nefesini ağızından içeri çekti.
'Düşününce bile tahrik olabiliyorum, başka'
'Bilmiyorum'
'Ben söyleyebilirim'
'Bana ne yapacaksınız efendim?'
'Bu tavrınla beni çok tahrik ediyorsun Jessica, dayanamayacağım şimdi'
'Dayanmalısın, yoksa sevgilin hiçbir şeye izin vermez'
'Dayanacağım, sana bugün biraz sert davranacağım Jess ama korkmanı istemiyorum'
'Korkuyorum'
'Anlatacağım çok şey var, üzerimizi değiştirelim, tamam mı, sonra konuşuruz'
Başımı salladım, birlikte kalktık, önce gidip yüzümü yıkadım ve suratımı eski haline getirdim. Üzerimdeki elbiseyi çıkarıp kenara koydum o da yalnızca baksırıyla kalmıştı. Yatağa oturdu ve kucağına gelmem için işaret etti. Gidip oturdum.
'Aşağıda ben sana ne dedim?'
'Ne dedin?'
'İkiletmeden dediğimi yap dedim değil mi? Ve ardından sana üç kez tamam mı diye sordum. İlkinde yukarı çıkmış olman gerekirdi.'
'Özür dilerim, korkuyordum'
'Ne olursa olsun dediğimi yapmalısın'
'Bir daha olmayacak'
'Aferim sana'
'Bana ne yapacağını anlatacak mısın'
'İstersen anlatırım'
Başımı salladım, anlımdan öptü ellerim göğüsündeydi.
'İlk önce, bir şey konuşmuştuk sanırım. Benim için ne kadar ıslaksın ona bakacağım. Sonra anal deneyeceğiz zaten hayli zor olacak ve uzun süreceğine eminim, canını yakmak istemiyorum. Daha sonrasına bakacağız artık ama yok ben yoruldum acıyor falan dinlemem bu gece benimsin'
'Tamam, sana güveniyorum'
'Biraz acıyacak Jess'
'Tamam, dayanmaya çalışacağım'
'Böyle akıllı kız olursan canını daha az acıtırım'
'Akıllı kız olacağım'
'Süpersin, yine de dayanılmayacak kadar acırsa, söyle tamam mı'
'Tamam'
'Sözümden çıkmayacaksın, bu konu da anlaşalım önce'
'Tamam'
'İkiletmek yok Jess'
'Yok Jamie'
'Harikasın, şimdi bakalım ne kadar ıslaksın'
Beni hızla yatağa yatırdı ve tek hamlede iç çamaşırlarımı çıkardı. Bacaklarımın arasına yattığında hafifçe doğruldum ve dirseklerimden destek aldım. Beni sonuma kadar açtı. Bacaklarım geriliyordu.
'Demek bu kadar az öyle mi'
'Üzgünüm'
'Şu an bunun için sana ceza vereceğim'
'Özür dilerim'
'Hayır dilemeni istemiyorum, cezana gelince, seni pataklayacağım. Bu ceza bir şeyi ikilettiğinde yap dediğimi yapmadığında geçerli tamam mı, tüm zamanlar için.'
'Tamam'
'Hep böyle akıllı olursun umarım'
Kalktı ve oturdu beni de kucağına çağırdı emekleyerek gittim ve durdum.
'Nasıl duracağını hatırlıyorsundur. Kalçalar kucağa ve eller yatağa.'
Başımı sallayıp dediği şekilde oturdum. Eğilip kalçamdan öptü ve eliyle okşadı.
'Bu şey ellerimin içini kaşındırıyor'
Hafifçe vurdu. İnledim ve diğer elinin üzerine elimi koydum. Parmağıyla elimi okşadı. Ardından diğer eliyle daha sert vurdu.
'Acıyor mu Jess'
'Sadece yanıyor'
'Güzel'
Bir kaç kez daha sertçe vurdu. Açıkcası bunu bir fetiş olarak gördüğünüzde çokta acıdığı söylenemezdi. Beni kucaklayıp yatağa bıraktı.
'Çok acıdı mı'
'Hayır'
'Güzel, hoşuma gitmeyen bir hareket yaptığında sana bunu yapacağım anlaştık mı?'
'Anlaştık'
Gidip poşeti getirdi ve birlikte yatakta oturduk. Bağdaş kurmuştum o da aynı şekilde yakınımdaydı. Poşeti ortamıza koydu.
'İçinden çıkacaklardan korkuyorum açıkcası'
'Ah hayır korkma'
İçini ortamıza döktü ve boş poşeti kenara fırlattı. İsmini bilmediğim şeyler vardı.
'Tamam işte bu jel biliyorsun kayganlaştırıcı yani. Aslında senin üzerinde asla jel kullanmayacağıma yemin etmiştim ama dua et ki canını acıtmak istemiyorum. Bu titreşimli bir oyuncak, ne olduğunu birazdan göstereceğim. Bu da deri bir kırbaç diğerlerinin aksine püsküllerinin olmamasının nedeni biraz daha fazla acıtıyor. Şimdi gel bakalım'
Beni yatağa yatırdı ve onları bi kenara koydu. Derince nefes aldım. Başımın altına iki tane yastık koydu ve anlımdan öptü.
'Hazırsan başlamak istiyorum'
'Hazırım'

+25 vote +15 yorum sizi çok seviyorum bol bol yorum yapın lütfen, son bölümlerde sınır hiç geçilmedi. Öptüm 🍋🌸

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!