4 "Kıskançlık"

En başından başla

Hızla arabaya binip ön koltuğa oturdum, Yiğit Bey kaşlarını çatmış bana bakıyordu. Şoför bana bakıp gülümsedi, onun bu hareketine gülümseyerek karşılık verdim.

Araba hareket ettiğinde biraz camı açtım, çok bunalmıştım.

"Asya Hanım, iyi misiniz?" Ona dönerek gülümsedim.

"İyiyim ama hanım demene gerek yok." Sonuçta ikimizde çalışandık.

"Peki, Levent ben." Dedi, gülümsedim.

"Asya, zaten biliyorsun." Dedim.

"Biliyorum, çok geçmiş olsun. Senin kadar tatlı bir kızla geç tanıştığım için üzgünüm.'' Gülümsedim.

"Teşekkür-" Yiğit Bey sözümü kesti.

"Levent!" Diye bağırdı, yüzüne baktığımda yine sinirlendiğini anladım.

Derdi neydi bu adamın?

"Bir sorun mu var Yiğit Bey?" Dedi Levent.

"Kızın tatlılığından sana ne lan, sus ve şu arabayı sür!" Dedi gürleyerek.

"Yiğit Bey sadece konuşuyorduk." Dedim kaşlarımı çatarak.

"Konuşamazsınız!'' Dedi sinirle Yiğit Bey.

"Peki." Deyip Levent'e döndüm. "O zaman daha sonra konuşuruz." Onu çıldırtmak istiyordum...

"Sonra da konuşamazsınız!" Dedi Yiğit Bey öfkeyle, elini yumruk yapmıştı.

"Neden Yiğit Bey?" Levent kaşlarını çatmıştı.

"Hesap mı vereceğim lan, konuşmayacaksınız dedim!" Yine bağırıyordu, sinirle koltuğa daha çok yaslandım. Onu ne ilgilendiriyordu ki, üstelik sadece arkadaşımdı.

"Tamam, sizin yanınızda konuşmayacağız Yiğit Bey." Dedim gülümseyerek.

"Asya, deli etme beni!" Biraz daha konuşursam muhtemelen yine delirirdi...

"Tamam Yiğit Bey, konuşmayacağız." Dedim, daha fazla sinirlendirirsem kötü şeyler olacağını biliyordum.

"Eğer konuştuğunuzu görürsem ikinizi de yakarım." Şaşkınlıkla Yiğit Bey'e baktım. Bu adamın amacı neydi? Sadece konuşmuştuk, bana tatlı demesine mi sinirlenmişti?

"Tamam." Diyebildim sadece, Levent kaşlarını çatmış yola bakıyordu.

***

Eve geldiğimizde çoktan odama geçmiş, Selma'ya her şeyi anlatmıştım.

Selma şaşkınlıkla bana baktı.

"Yiğit Bey'le jakuzideydin ve kucağındaydın öyle mi? Buna nasıl izin verebilirsin Asya?!" Yutkundum.

"İzin vermedim, yemin ederim istemedim. Zorladı beni, çok zorladı. Sonunda kucağına çekti ve Sinem gördü." Dedim, omuzlarım düşmüştü.

"Bak Asya, adam çok zengin. İstediği her kadını elde edebilir, tek bir kadında takılı kalacağını sanmıyorum. Arana mesafe koymalısın, yoksa seni kullanabilir." Gözlerim dolmuştu.

"O kim ki beni kullanacak? Hem benim öyle bir amacım yok!" Dedim.

"Biliyorum öyle bir amacının olmadığını ama Yiğit Bey'in ya öyle bir amacı varsa? O hiçbir çalışanıyla konuşmaz, çok soğuk bir adamdır. Sana daha yakın hepimizden." Dedi, omuz silktim.

"Sadece evin basit bir hizmetçisiyim, beni mi takacak sanki?" Dedim alayla gülerek.

"Basit falan değilsin, saçmalama." Diye kızdı.

Serseri Patronum (KİTAP OLUYOR)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!