*Psst* Notice anything different? 👀 Find out more about Wattpad's new look!

Learn More

Medya : Las Vegas / Texas

Ben uyandığımda yoldaydık, geceydi. Kalkıp gerindim ve ön koltuğa atlamaya çalıştım. Jamie güldü.
'Bi sığamadın'
'Ay ne var yani çok dar yapmışlar'
Sonunda geçip oturduğumda kemerimi bağladım. Eğilip öptü.
'Günaydın'
'Sana da'
'Çok uyuyorsun, iyi misin?'
'İyiyim sadece, biliyorsun ben böyle şeylere alışkın değilim, o yüzden hep uyuyorum'
'Anladım, sanırım bir saate kadar orada oluruz'
'Çoktandır yolda mıyız?'
'Sayılır'
'Annemleri çok özledim'
'En çok kimi?'
'Matt bir de annem'
'Meraktan ölüyorlardır, oraya gidince arasak iyi olacak'
'Evet kesinlikle, zaten hepsi birliktedir'
'Ne diyeceğiz Jess, biz biraz sevişmek için kaçtık yakında döneceğiz mi?'
'Ah sen ağzını sakın açma, ben hesap veririm tamam mı, bir şeyler uydururuz'
'Tamamdır'
Bir süre daha yol aldık, sanırım bir kaç şişe su bitirmiştim ve tuvalete gitmem gerekiyordu. Şehrin ışıkları gözüktüğünde beklemeyi tercih ederek etrafı izledim. Şehrin içine girdik her yer o kadar güzeldi ki sanırım gözlerim hayatımın en güzel manzarasını görüyordu.
'Jamie'
'Güzel değil mi?'
'Ya, dalga geçiyorsun benimle'
'Hayır, belki de ileride buralara taşınmalıyız ne dersin?'
'Bana hayal gibi gelirdi sanırım'
'Bir de şehrin caddelerini görsen, daha çok bayılırsın. Birazdan otele yerleşip gezeriz olur mu?'
'Olur tabii ki olur, Tanrım, yolları nasıl bu kadar iyi biliyorsun?'
'Daha önce gelmiştim, bir kaç kez'
'Gerçekten mi? Ne için?'
'Arkdaşlarım var, burada okuyan'
Çevresi genişti, tahmin etmeliydim, çok fazla arkadaşı vardı ama hepsiyle arasındaki mesafeyi çok iyi koruyordu. Sadece istedikleriyle samimiydi. Diğer taraftan sanırım otele gelmiştik ki Jamie karavanı büyük bir kapıdan içeri sürdü. Ardından park ettiğinde indik ve büyük otele girdik. Fazla kalabalıktı ve güzeldi. Jamie odayı ayarladıktan sonra katımıza çıktık. Üst katlardaydı, koridora girdiğimizde Jamie'nin koluna sıkıca sarıldım, karanlıktı.
'Korktun mu?'
'Çok karanlık'
Beni kucakladı ve sıkıca sardı, boynuna gömüldüm. Kapının önüne geldiğimizde indirmedi, kapıyı zorlayarak açtı. İçerisi kocaman ve lükstü.
'Bir gün seni gelinlikle böyle bir kapıdan içeri sokacağım'
Güldüm ve utanarak ona gömüldüm, beni yere indirdi, birlikte odayı turladık, cidden ev gibi bir yerdi. Yatağa oturdu ve yüzünü ovaladı, kucağına oturdum.
'Demek bir gün evleneceğiz'
'Neden olmasın'
Sırıtarak dudağından öptüm.
'Duşa girmem için zaman var mı?'
'İstemediğin kadar zamanın var, şey benim biraz işlerim var, aşağı katta lobide olacağım, sende bu arada duşuna gir olur mu'
'Peki tamam, geç kalma ama, korkarım ben'
'Tamam, hemen döneceğim'
Anlıma dudaklarını bastırdı ve huzurla dolup taştım. Bir süre bakışıp gülümsedik.
'Hadi, geç kalma'
Kalktım, o da öyle, bana el sallayıp çıktı bende hemen kendimi duşa attım. Üzerimdekileri bir kenara koydum, artık pislenmişerdi ve cidden bakımsızlaşmıştım. Duşun içine girdiğimde bir çok çeşit şampuan ve krem beni karşıladı. Hangisini kullanacağıma karar veremediğimden hepsini deneyip yaklaşık yarım saat sonra çıktım. Havluya kurulanırlen kapıya dayanmış Jamie'yi gördüm ve biraz korkuyla derince nefes aldım. Havluya sarınıp yanına gittim ve birlikte yatağın olduğu yere geçtik.
'Beni çok korkuttun, ne zamandır buradasın'
'Sanırım on dakika oldu, çok seksisin'
'Aman Tanrım'
Yüzümü kapattım, gülüp bana sarıldı. Yatağa oturduk.
'Şimdi bir şey söyleyeceğim ve sen yapacaksın tamam mı?'
Çenemden tutmuştu ve gözlerini gözlerime sabitlemişti.
'Nasıl bir şey?'
'Eğer evet dersen sana bir süprizim var eğer hayır dersen bu güzel geceyi bu oda da geçirmek zorunda kalırsın'
'Çok büyük bir tehtid bu'
'Evet mi hayır mı Jessica'
'Tanrım, evet'
'Güzel, şimdi ikiletmeden dediğimi yapacaksın, anlaştık mı?'
'Anlaştık'
'Ayağa kalk, önümde dur'
Ayağa kalktım ve bacaklarının arasında ayakta durdum. Korkuyordum, o Jamie'ydi ve ne yapacağı asla belli olmuyordu.
'Havlunu yere bırak'
Havluyu bıraktım ve utanarak yukarı baktım beni etrafımda döndürüp vücudumu inceledi.
'Kucağıma otur'
Kucağına oturup boynuna ellerimi koydum, ellerini geriye koyup pisçe sırıttı ve göğüslerime baktı, ardından yeniden gözlerime.
'Şimdi, aklından bir sayı tut'
'Tuttum'
'Nedir?'
'Üç'
Güldü ve belime sıkıca sarılıp ayağa kalktı. Beni yavaşca yatağa bıraktı, kollarımı başımın üzerine sabitledi ve bacaklarımı sonuna kadar açtı. Derince nefes alıp gözlerimi kapattım. Çok korkuyordum.
'Titriyorsun'
'Korkuyorum'
'Korkmanı gerektirecek bir şey yapmayacağım'
Üzerime çıktı, bacaklarımı hafifçe kapattım, geri açtı ve güldü.
'Sakın kurallarımı çiğneme tamam mı, ve gözlerini aç'
Gözlerimi açtım ve başımı salladım, anlımdan öptü.
'Şimdi seni üç kez öpeceğim tamam mı'
'Ben üç seçtim diye mi?'
'Evet, sakın sesini çıkartma, anlaştık mı?'
'Anlaştık'
Derince nefes alarak dudağımdan hafifçe öptü, çok yumuşaktı. Yavaşca aşağı inip sol göğüsümü öptü, dudakları öyle hafifti ki o an rahatladım. Daha da aşağı indi ve başını kasıklarıma getirdi, nefesini tam altımda hissettim ve bekledim. Kollarımı yukarı da tutmakta zorlanıyordum. Çok yavaşca öptü ve geri çekildi. Tekrar yukarı çıktığında nefesimi dışarı verdim, gülümsedi.
'Tekrar yap Jamie'
'Üç gibi küçük bir sayı seçmeseydin yapabilirdim'
'Aman Tanrım'
'Şimdi, üzerinden çekildiğimde kalkacaksın ve saçını kurutacaksın, bende seni izleyeceğim, tamam mı?'
Başımı salladım üzerimden çekildiğinde ayağa kalktım ve banyoya gidip saçımı kurutmaya başladım. Kapıya dayanıp beni izlemeye başladı. Gözlerimi kapatıp kurutmaya devam ettim çünkü çok utanıyordum.
'Gözlerini açmalısın'
Gözlerimi açtım, ardından kurutmayı bitirip saçlarımı taradım. Arkama geçip belime sıkıca sarıldı. Ellerimi lavaboya koymamı sağladı böylece kalçalarımı ona doğru çıkarmış bulundum. Ellerini kalçalarıma koyup iyice sürtündü.
'Kalçaların beni baştan çıkarıyor, lanet olsun'
Bir süre beni kendine sıkıca bastırdı ve ikimizinde ağzından küçük bir inleme kaçtı.
'Şimdi, dışarı çıkacağız, ve döndüğümüzde, sana anal yapacağım, tamam mı?'
Cevap vermedim, istemiyordum, belimi doğrultup tek koluyla göğüslerimden diğer koluyla da belimden sarıldı. Başımı omzuna koymamı sağladı, gözlerimi kapattım.
'Tamam mı dedim sana'
'Çok korkuyorum'
'Bana güvenmiyor musun?'
'Hayır, yani güveniyorum, yalnızca, canım acıyacak'
'Canını acıtmayacağım, belki biraz'
'İstemiyorum'
'Evet mi, hayır mı?'
'Evet, tamam'
'Aferin sana'
Beni rahat bırakıp elimi tuttu,
'Gel benimle'
Onu arkasından takip ettim. Yeniden odaya gittik. Bana sarılıp başımdan öptü.
'Hep böyle akıllı bir kız olursan seni sürekli ödüllendiririm'
'Beni öpücükle ödüllendirebilir misin'
Sırıttı ve saçlarımı kulaklarımın arkasına aldı. Yanaklarımı okşarken gülümsedi.
'Daha büyük bir sayı söylemeliydin Jess'
'Bilmiyordum ama'
'Amaçta bu zaten, işin eğlenceli kısmı'
'Sadece bir kaç kez, lütfen'
'Hayır olmaz'
'Lütfen Jamie'
Ona çaresizce baktım, güldü. Tek bacağımı yukarı kaldırdı, birbirimize bakıyorduk. Tek parmağıyla beni elledi ve güldü.
'Benim için daha ıslak olmanı dilerdim, bu yeterli değil'
Parmağını ağzına götürdü ve yaladı. Çok utandım ancak gözlerimi çekemezdim, kızardı.
'Umarım döndüğümüzde benim için hazır olursun'
'Şimdi de hazırım'
Başını hayır anlamında salladı ve beni serbest bıraktı.
'Senin için bir şeyler aldım'
Beni yatağa oturttu ve poşetler getirdi. Biri küçüktü ve diğeri büyüktü. İlk önce küçük olanı verdi.
'Bilmiyorum yani umarım beğenirsin Jess'
'Teşekkür ederim'
Gülümsedim. O da öyle. Poşeti açtım içinde iç çamaşırları vardı. Dantelli ve siyahtı. Açıkcası bana sürekli seksi şeyler alıyordu ve bu seferki en güzeliydi, gerçekten beğenmiştim, gülümsedim.
'Aman tanrım'
'Beğendin mi?'
'Senin aldığın bir şeyi ne zaman beğenmedim ki ben? Bayıldım'
'Güzel, buna bak bakalım'
Büyük poşeti verdi içinde bir çift ayakkabı ve elbise vardı. Ayakkabı siyahtı, hayli ince ve yüksek topukluydu. Elbiseyi çıkarıp baktım. Kırmızı, olabildiğince dar ve kısaydı. Göğüs dekoltesi vardı, askılarında parıltılar vardı.
'Ya Jamie harika mısın nesin sen'
Boynuna sıkıca sarıldım, oda bana sarıldı ve öptü.
'Beğendiğine sevindim, şey ben duşa gireceğim. Şurada masanın üstünde bir poşet var, makyaj hakkında herhangi bir fikrim olmadığından görevliden yardım istedim, umarım güzel şeyler seçmiştir.'
'Gerçekten teşekkürler Jamie'
Dudağımdan öperek duşa ilerledi. Kapıyı kapatacaktı ki ona seslendim.
'Açık bırakmalısın'
'Öyle mi, nasıl istersen'
Güldük, o üzerini çıkarıp duşa hazırlanırken bende iç çamaşırlarından başlayıp giyinmeye çalıştım. Her şey tam bedenime göre seçilmişti. Elbiseyi giydim ve aynada kendime baktım. Yakıştırmıştım ayrıca kırmızıyıda kendimde hoş buluyordum. Ben makyaj masasına yeni oturmuşken duştan çıktı.
'Sen cidden duş aldın mı'
'Evet ne bekliyordun ki'
Güldüm ve makyajımı yapmaya başladım. Hayli güzel şeyler vardı. Hangi ruju süreceğime karar veremeyip Jamie'ye sordum. Saçını kurutuyordu.
'Peki, sence kırmızı mı, siyah mı yoksa kahverengi mi?'
'Kesinlikle kırmızı'
Başımı salladım ve kırmızı olanı sürdüm. Yüzümün her bir parçasını özenle boyarken Jamie'de o sırada kendine aldığı takım elbiseyi giyiyordu. Suratımla işim bittiğinde onun yanına gittim.
'Saçımı nasıl yapmalıyım'
'Hayli elit bir yere gidiyoruz, topuz yapmalısın'
'At kuyruğu olmaz mı'
'Şöyle ki gideceğimiz yer aslında kumarhane gibi bir yer, Vegas'ın en büyük mekanıdır. Şehrin tüm zenginleri her gece orada olurlar, spor arabalar, pahalı telefonlar, dünyanın en değerli taşlarından takılar falan filan. Böyle insanlar orada olacak, sen bilirsin'
'Topuz güzel fikir'
Güldü, saçlarıma şekil vererek güzelce topuz yaptım. Saatini taktı ve yanıma geldi. Arkama geçerek bana bir kolye taktı. Ucunda küçük bir taş vardı, parlıyordu. Bileğime de altından bir saat taktı. Gerçek olduğuna emindim. Tanrım hayatımda ilk kez bu kadar pahalı giyiniyordum. Gidip ayakkabılarımı giydim ve aldığı parfümden sıktım. O da parfümünü sıktı sanırım hazırdık. Yanına gittim, aynada kendimize baktık beni etrafımda döndürdü ve gülümsedi bende gülümsedim.
'Çok güzelsin'
'Sende öylesin'
İyice ona yaklaştım ellerimi göğüsüne koyup başımı omzuna yasladım. Bu topuklularla onunla aynı boyda olmuştum ve harika bir histi.
'Teşekkürler Jamie'
'Önemli değil, benimle buraya kadar geldiğin için ben teşekkür ederim'
Güldüm sırtımı sıvazladı ve başımdan öptü bir süre öyle kaldık.
'Bir kaç gece işimize yarayacak şey de aldım'
'Ne gibi?'
'Jel ve bi şeyler işte, gelince görürsün'
'Hoşuma gidecek şeyler değil anladığım kadarıyla'
'Eh belki'
'Canımı acıtma, yalvarırım'
'Kıyamam sana, korkma'
Yeniden başımdan öptü bende omzunu öptüm. Sanırım saatlerce böyle kalabilirdim. Ellerini kalçalarıma koydu ve sıktı.
'Yapma'
'Dayanamıyorum, sanırım sendeki el fetişi gibi bende de kalça fetişi var'
'Ah sanırım, ama sırası şimdi değil Jamie'
'Biliyorum, gelince acısını çıkaracağım ama haberin olsun'
'Katlanacağız artık ne yapalım'
'Bu yüzden benim kızımsın biliyorsun değil mi'
'Evet biliyorum'
Güldü suratına baktım. Birbirimize çok yakındık dudaklarına baktım o da benimkilere.
'Dudaklarını sömürmek istiyorum'
'Yapma, rujum bozulur'
Güldü bende güldüm başımdan öpmekle yetindi.
'Bu yüzden yapamıyorumya zaten.'
'Şey, döndüğümüzde, senin için nasıl hazır olmamı istiyorsun'
'Seni ellediğimde kastettiğim şeyden mi bahsediyorsun'
'Evet, yani nasıl yapacağımı bilmiyorum'
'Benim için daha fazla ıslak ol, kilodunu elime aldığımda ıslak olsun, benim için ıslanmış ol, güzel kasık tüylerin benim için sırılsıklam olsun istiyorum'
Çok fazla utanarak ona gömüldüm, sırtımı okşayıp suratımı kendine çevirdi.
'Deneyeceğim'
'Kasık tüylerini çok seviyorum'
Başımı yeniden göğüsüne koydum başımdan öptü.
'Utanıyorsun ama aklıma gelmişken söylemek istedim'
'Tanrım, neden seviyorsun ki'
'Sana süs kattığını düşünüyorum, güzel kokuyorlar ve dokunması heyecan verici. Sanırım bu anlamda vücudunda bir onlara bir de kalçalarına hayranım. Çok güzeller'
Sıkıca sarıldım, güldü ve sırtımı sıvazladı.
'Seni daha fazla utandırmadan gidelim mi? Daha annemleri arayacağız'
'Ah evet, lütfen'
Gülümsedi, odanın kartını alıp odadan çıktık. El eleyken asansöre bindik ve en az bizim kadar şık insanların arasından geçerek dışarıya çıktık. Telefon kulübeleri vardı, birine geçtim, bana bozukluk verdi onu atıp annemin numarasını çevirdim. Küçük kulübede yanıma iyice yaklaşarak bana sarıldı. Annem, Telefonu ikinci çalışında açtı.
'Merhaba anne'
'Aman Tanrım Jessica'
Telefonda biraz ağladı ve sesini toparladığında konuştu.
'Neredesin, iyi misin bi tanem'
'İyiyim, iyiyim çok iyiyim, bizi merak etmeyin diye aramıştım sadece'
'Neredesiniz?'
'Vegas'tayız anne, lütfen söylediğime pişman etme beni'
'Hayır, merak etme, ben şu an yalnızım, babana söylemem, böylece gelip sizi alamaz.'
'Teşekkür ederim, sen nasılsın'
'Ben iyiyim tatlım, çok özledim seni, neden haber vermediniz, niye gittiniz birden'
'vermek istemedik, istediğimiz gibi olmayacaktı, biraz kafa dinlemeye geldik sadece, bende seni çok özledim anne, merak etme bir haftaya döneriz.'
'Beni arayabildiğin zaman ara tamam mı, çok merak ediyorum'
'Tamam annem, seni seviyorum kendine iyi bak, kapatmam gerek'
'Sende bi tanem, görüşürüz'
Telefonu kapattım ve burnumu çektim.
'Sümüklü, hemen ağla'
Güldüm ve ona hafifçe vurdum. Ne var yani biraz fazla duygusalsam.
'Anneni aramalısın'
'Hayır istemiyorum'
'Lütfen ara, çok merak ediyordur en azından sesini duysun'
Başını salladı ve bozukluğu atıp numarayı çevirdi.
'Merhaba anne, nasılsın. Evet şey iyiyim. Vegas. Yalnızca biraz yalnız kalmak istedik. Öyle gerekti anne. Meg nasıl?'
Yüzünde bir gülümseme oluştu, yanağına elimi koyup okşadım. Elimi avucuna alıp öptü ardından beline sardı. Sıkıca sarıldım.
'Tamam. Bende. Merak etme. Kendinize iyi bakın. Görüşürüz'
Telefonu kapattı sıkıca sarıldık. Yanağından öptüm, kulübeden çıktık.
'Nasılmış Meg?'
'İyiymiş'
Güldü, koluna girmemi sağladı ve bir süre kalabalık sokakta yürüdük. Sonunda vardığımızda kapıdaki iki koruma Jamie ile konuştu. Bizi içeri aldıklarında çok büyük bir salon taş sesleri ile birlikte bizi karşıladı. Gürültülüydü, kalabalıktı. Jamie'nin dediği gibi insanlar çok şıktı.
'Jessica biraz garip gelebilir belki, burada insanlar boş bulduğu masaya otururlar oyunlarını oynarlar kazanırsın veya kaybedersin önemli değil eğlenmemize bakalım. Benden sakın ayrılma aksi taktirde sonuçlar çok kötü olabilir. Burada her çeşit insan var, elit görünümlerine aldanma çoğunun pantolonunda silah olduğuna eminim. Benden ne olursa olsun ayrılmamanı istiyorum. İnsanlar genelde çift olarak gelselerde yalnız kadın ve erkeklerde var tabii ki. Sürekli bana temas et tamam mı, burada olduğunu bileyim.'
'Tamam, sen oynayacaksın değil mi, bende başında duracağım'
'Evet, sıkıldığın zaman bana belirt tamam mı'
'Tamam'
Hala yürüyorduk. Sonunda boş bir masa bulup oturdu. Bende başında durup elimi sırtına koydum. Oyun hemen başladı insanlar para kaybediyordu, para alıyorlardı. Hızlı ilerliyordu ve ben takip edemiyordum bile. Bir kaç kadın eşlerinin başında onlara taktik veriyorlardı bazıları ise benim gibi yalnızca izliyordu. Jamie'nin tam karşısındaki adam oyunu aldı ve tüm para onun önüne koyuldu. Oyun yeniden başladı bu sefer Jamie aldı. Sıra sıra insanlar masayı terk ediyorlardı ve kazanan sırasıyla o adam ve Jamie'ydi. En son masada hiçkimse kalmadı. Yalnızca ikisi vardı. Adam Jamie'ye sertçe baktı ve tüm parasını ortaya açtı.
'Buna karşılık bende tüm paramı açabilirim ama benden bunu istediğini sanmıyorum'
'Zekisin, tüm paranı değil, yalnızca onu istiyorum'
Parmağıyla beni işaret etti. Ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu.

+25 vote +15 yorum. Diğer bölümlere göre uzun olduğunu sanıyorum umarım beğenmişsinizdir. Önceki bölümde sınır geçmemiş bile ama paykaştım, üzmüyor değil. Yorumlarınızı bekliyorum 🍋

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!