3 "Hastane"

194K 8.9K 4.2K


ASYA

Kafam Yiğit Bey'in boynundaydı, utancımdan Sinem'e bakamıyordum.

"N-Ne oluyor burada?" Dedi Sinem, ses tonundan bile ne kadar şaşırdığı belli oluyordu.

"Sana ne." Dedi Yiğit Bey sinirli bir ses tonuyla.

"Bu nasıl olur?" Dedi Sinem, Yiğit Bey'in bir anda kükremesiyle daha çok yapıştım boynuna.

"Sana ne lan, senin ne haddine kapıyı çalmadan girmek?! Sen kimsin ki, çabuk çık dışarı!" Dedi, gözlerimden yaşlar süzülürken Yiğit Bey'in boynunu ıslatıyordu.

"Ama Yiğit Bey ben bir şeye ihtiyacınız var mı diye-" Yiğit Bey sinirle tıslayarak konuştu.

"Buradan hemen gitmezsen kovulman için büyük bir adım atmış olacaksın." Dedi, öyle bir bağırdı ki asla Sinem'in yerinde olmak istemezdim.

"Ö-Özür dilerim Yiğit Bey." Dedi, sesinden ağladığı anlaşılıyordu. Çok geçmeden kapının kapanma sesini duydum.

"Asya." Dedi sert bir sesle Yiğit Bey, başımı utancımdan boynundan kaldıramıyordum. "Bana cevap vereceksin!" Dedi bağırarak.

"K-Kötüyüm, konuşacak halde değilim." Dedim, sesim titriyordu.

"Beni ilgilendirmiyor kötü olup olmadığın." Dediğinde bir hıçkırık koptu boğazımdan, hızla kalkmak için yeltendim. "Asya, kalkmayacaksın dedim sana!" Dedi, yine bağırmıştı.

"İlgilendirmiyorsa eğer sizi, yanınızda durmamın bir anlamı yok Yiğit Bey." Dedim ve tekrar kalkmaya çalıştım, bırakmıyordu!

"Kes sesini!" Dedi bağırarak, sürekli bağırmasından yorulmuştum.

"Bırakın beni, yanınızda durmak istemiyorum." Dedim ve elimin tersiyle gözyaşımı sildim.

"Sana isteyip istemediğini sormadım." Dedi.

"Hiç mi içiniz sızlamıyor?" Dedim sonunda dayanamayarak.

"Neden sızlayacakmış?" Dedi alayla gülerek, gülmesi kesinlikle içten değildi.

"Beni bu duruma düşürdüğünüz için, ya benim adım çıkacak! Nasıl vicdanınız rahat olabilir, beni zorla otutturdunuz kucağınıza. İstemedim, direttim ben." Dedim, sinirle yüzüme baktı.

"Benim bir vicdanım yok, olsa bile sana işlemez." Dedi, inanamayarak karşımda ki adama baktım.

"İşte siz böyle bir insansınız!" Dedim bağırarak, beni küçük görmesine dayanamıyordum.

"Kes sesini, çabuk defol git buradan!" Dedi bağırarak, hızla kucağından kalktım. Her yerim köpük olmuştu, tekrar banyo yapmak zorundaydım. Yiğit Bey'e sinirli bir bakış atıp kapıyı sertçe kapattım.

***

Selma ablayla akşam yemeğini hazırlıyorduk, hâlâ moralim bozuktu.

"Ne oldu Asya, ne bu halin?" Dedi Selma abla.

"Boşver." Dedim.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!