Medya : Jessica

Sabah uyandığımda Jamie çoktan kalkmış karşıda oturduğu koltuktan beni izliyordu.
'Günaydın'
'Sanada, eve ne zaman dönüyoruz'
'Ne zaman istersin'
'Hemen, şimdi'
'Peki'
Kalkıp yüzümü yıkadım. Kahvaltı istemiyordum yalnızca eve gitmek istiyordum. Hemen çıktık, karavana doğru yürürken hayli üzgün görünüyordu. Sanırım bu sefer cidden üzgün olduğuna inanabilirdim. Bindik, çalıştırmadı ve elleriyle yüzünü kapatıp bir süre öyle kaldı.
'Hadisene'
Yüzünü diğer tarafa döndü ve bir süre öyle kaldı. Ağlıyordu, lanet olsun.
'Jamie, yapma'
'Özür dilerim Jessica, bir daha senin iznin olmadan sana böyle davranmayacağım, söz veriyorum, bu ilaçlar biliyorsun işte yan etki yapıyor, her gün her saat sevişmek istiyorum Jess, her şey senin sandığın gibi ilerlemiyor, gerçekten sürekli kendimi ellemek zorunda kalıyorum ve bir gün bunu yaparken sana yakalanmaktan çok korkuyorum işte, sende uzun süredir diretiyorsun ve dayanamadım işte ya özür dilerim Jessica'
'Şu anda da istiyor musun?'
'Evet'
Derince nefes alıp kucağına oturdum. Tişörtünü çıkarıp attım.
'Ne?'
'Ne Jamie? İsteyen sen değil miydin?'
'Gerçekten mi?'
'Evet'
'Benimle barıştın mı?'
'Seninle barıştım.
Anlımdan öptü. Pantolonunun düğmesini açıp fermuarını indirdim.
'Çok fazla azmışsın, Tanrım'
Utanarak başını geriye kastı, baksırının içinden sertleşmiş erkekliğini çıkarıp oynamaya başladığımda inledi.
'Bana bir iyilik yap ve kendini kasma. Ayrıca kendine dokunduğun anda seni bırakırım'
Başını salladı, devam ettim. Sesini içinde tutmuyor inliyordu. Harika bir histi. Suratını kendime çevirdim, devam ediyordum.
'Boşalırken bana bak'
Uzun süre devam ettim, fazla inliyordu. Elini kasıklarına koymaya çalıştı, izin vermedim.
'Hayır'
'Lütfen, acıyor'
'Hayır, sakın dokunma'
'Geleceğim'
'Güzel'
Çok fazla inledi ve elini mecburen çekti. Çenesinden başını tutup suratını kendime sabitledim.
'Boşalmak istiyor musun?'
'Evet'
'Kimin için?'
'Senin için'
Devam ettim vücudu titremeye başlamıştı. Gözlerini yumdu.
'Hayır, gözlerime bakarak boşal'
Suratını suratıma sabitleyip devam ettim. Çok fazla bağırdı. Sürekli inliyordu, vücudu kasılıyordu. Çok kısa süre sonra boşaldı. Vücudu beni hoplatacak kadar titredi ve sesi arabanın dışına çıkacak kadar bağırdı.
'Siktir Jess, ah, devam et lütfen, ah Jess'
Devam etmeyip durdum. Gözleri parlıyordu. Göğüsünden süzülen spremlerini bir peçeteyle sildim. Hayli yorgundu, kendini serbest bıraktı. Derin derin nefes aldı. İnecektim ki izin vermeyip sarıldı.
'Teşekkür ederim'
'Bunu bana neden daha önce söylemedin'
'Neyi?'
'Sürekli istek duyduğunu'
'Biraz utandım'
'Söylemeliydin'
'Özür dilerim'
Sarıldık, onu yanağından öptüm.
'Eve dönmek zorunda mıyız, seninle birazcık daha vakit geçiremez miyim?'
'Bana dokunmayacağına söz verirsen olur, ve gerçekten vücudumu dinlendirmem gerekiyor'
'Tamam anlaştık'
Yeniden yerime oturup tişörtünü ona uzattım, giydi. İşimiz hayli zor olacaktı sanırım. Derince nefes aldı.
'Harikaydın, lanet olsun'
'Teşekkürler'
Güldüm o da gülümsedi. Hemen karavanı çalıştırdı ve oradan ayrıldık. Sessiz ve boş yolda ilerlerken biraz arkaya geçip uzanmayı tercih ettim.
'Nereye gidiyoruz Jamie?'
'Vegas'a ne dersin?'
'Dalga geçiyorsun'
'Hayır, ister misin'
'Bayılırım ama uzak değil mi'
'Akşama orada oluruz, tabii ara vermezsek'
'Aslında mola veririz gibime geliyor'
'Ah benimde, orası rahat mı?'
'Evet rahat, biraz uyuyacağım olur mu'
'Tamam, iyi uykular'

Uyandığımda durmuştuk. Kapı açıktı, Jamie aşağıda sandalyede oturuyordu ve bir şeyler yiyordu. Kalkıp yanına gittim, hava kararmak üzereydi ve bir ormandaydık, yeniden.
'Günaydın Prenses'
'Günaydın Jamie'
'İyi uyudun mu?'
'Evet, çok iyi uyudum, ne yiyorsun'
'Biraz mısır ve bezelye, sana ne yapayım?'
'Kahve'
'Aç değil misin'
'Hayır'
Başını salladı. Kalkıp yerini bana verdi ve kahve yapmak için gitti. Oturup onu izledim. Tişörtünü çıkartmıştı ve harika vücudunu sergiliyordu. Kahvemi hazırladığında bana uzattı ve diğer sandalyeyi yanıma koyup oturdu. Sıcak bardağımı yudumlarken ikimizde karşıyı izliyorduk.
'Senden çocuğum olsun istiyorum'
Birden bana baktı. Ne?
'Nerden çıktı bu Jessica?'
'Ya senin neslin tükenmemeli yani harikasın'
Güldü. Elimi tutup okşadı ardından öptü.
'Çok mu istiyorsun?'
'Evet yani şey, kolay bir şey olmadığını biliyorum, belki birlikte bunun için biraz düşünürüz'
'Peki şimdi düşünelim o zaman, neden istiyorsun?'
'İstiyorum çünkü, gerçekten bir bebek sahibi olmak harika bir şey, tadına bakmak isterdim bu duygunun'
'Anladım, peki okulu ne yapacağız'
'Ne var yani kime ne ki? Ben okula gitmeye devam edeceğim'
'Gerçekten mi?'
'Evet, tabii sende olacaksın'
'Yani öyle bir durum olursa asla yalnız bırakmam zaten seni'
'İstiyorum'
'Bilmiyorum Jessica, gerçekten bilmiyorum'
'Negatif misin bu konuda?'
'Negatif değilim ama pozitif olmadığımı da bilmeni isterim'
'Biliyorum'
'Kız olsun isterdim'
'Sağlıklı olmasını isterdim'
'Yani tabii ki, ama eğer seçebilseydim kız isterdim'
'Neden?'
'Bilmem ki, sen?'
'Sanırım ben erkek isterdim, sana benzerdi'
'Şöyle bir şeyden çok korkuyorum, biliyorsun ki onlar gerçek anne ve babam değiller, ya çocuğumuz gerçek olanlara benzerse'
'Bir şey olmaz, benzesin sonuçta bizim çocuğumuz olacak'
'Öyle mi dersin'
'Dedim bile'
Elini öptüm ve biraz yaklaşıp başımı omzuna koydum.
'Bir şey düşündüm Jess, bu benim için çok zor bir karardı ve günlerdir düşünüyorum açıkcası, sanırım şu hastane olayına olumlu bakmaya başladım'
'Gerçekten mi?'
'Gerçekten, hem bu, şey olayının da çözümü olacaktır, azgınlık'
'Evet olacaktır, böyle bir karar aldığına çok sevindim'
'Yanıma olacak mısın'
'Tedavi ne kadar sürerse sürsün bir gün bile seni yalnız bırakmayacağıma söz veriyorum'
Başımdan öpüp tek kolunu bana sardı.
'O zaman döndüğümüzde hastaneye gideriz'
'Evet ve, ben iyileştikten sonra belki de bir bebeğimiz olur, hem babasının böyle kötü değilde, iyileşmiş olması daha iyi olur'
'Öyle mi'
Onun yanağını sıktım gülümsedi. Her şey daha güzel olacaktı, tabii her şey yolunda giderse.
'Sana anal yapmak istiyorum?'
'Bana ne yapmak istiyorsun?'
'Anal, seni arkandan becermek istiyorum'
'Gerçekten mümkünse, beni bir süre rahat bırak Jamie'
'Bırakacağım, yalnızca söyledim, ama bir gün bunu yapacağım'
'Acıyacak mı'
'Evet'
'Çok mu?'
'Aslında erkeğe bağlı bir durum, acır yani ama merak etme, sana en iyisini yapacağım'
'Peki tamam, kendimi hazırlamaya çalışırım'
'Teşekkür ederim, özledin mi Matt'i'
'Çok özledim, diğerlerini de öyle ama Matt ayrı biliyorsun'
'Biliyorum'
'Gidince şey mi yapsak, Matt sen ben ve Anne bi kaç gün senin evinde mi kalsak'
'Bizim evimiz demek istedin sanırım, kalırız tabii Jess, aslında ne aklıma geldi biliyor musun, Matt'le konuşuyorduk oda buna benzer bir şey yapalım demişti'
'Nasıl bir şey'
'Biraz cinsel içerikli bir şeydi'
'Şaşırmadım, anlatsana'
'Böyle toplanacaktık işte, Matt'de seks zarı denen şeylerden var zarları atıyorsun işte birinde nerede olacağı diğerinde ise pozisyonlar var öyle işte dördümüz birlikte oynayalım diyorduk.'
'Çok saçma bir şey bu'
'Aslında oldukça eğlenceli, senin açından çok şanslı bir durum çünkü sürekli sevişeceğim, asla becermeyeceğim'
'Peki yaparız ama önce şu aklımdakileri falan atmam lazım işte dünü atlatmam lazım anlıyor musun'
'Evet, üzgünüm, ve teşekkür ederim kabul etmessin diye düşünmüştük'
'Yapalım gitsin Jamie'
Beni öptü. Saçma sapan şeyler olacaktı buna emindim.
'Kendime bi ceza vermek istiyorum'
'Ne için?'
'Dün sana yaptıklarım için'
'Peki, hayır demeyeceğim hak ediyorsun, neymiş?'
'Bir seks oyuncağı var, daire şeklinde. Kumandasından hızı ayarlanıyor bu erkekler için olan bir şey, kumandasını sana vereceğim ve onu kendime takacağım. Hep bende kalacak yani kumandada sende. Nerede olursak olalım istediğin zaman onu çalıştırabilirsin.'
'Bu şey seni boşaltabilir mi?'
'Evet, zaten onun için üretilmiş bir şey, bunu normalde kolay sertleşemeyen erkekler kullanır ama bizim amacımız burda farklı bir şey, bana kızdığında veya istediğin herhangi bir zaman çalıştırabilirsin'
'Anladım, nerden bulacağız?'
'Evde var bir tane, dönünce halledelim'
'Tamam'
Ona sıkıca sarıldım, bu fikir hayli hoşuma gitmişti açıkcası.
'Geceyi burada mı geçirmek istersin yoksa yola çıkalım mı'
'Burada'
Başımdan öptü, sanırım onu bulduğum için hem şanslı hemde şanssızdım.
'Duş almak istersen karavanın arkasında fıskiye midir nedir onlardan var'
'Gerçekten mi'
'Evet'
Güldüm ve hemen kalkıp bardağı onun eline tutuşturdum. Arkaya geçip kapısını açtım ve cidden vardı. Sıcak aktığını sanmıyordum ama yine de duş alacaktım. Yeniden karavanın yanına gidip tişörtümü çıkarttım.
'Burada insan yoktur değil mi?'
'Hayır'
Güldü ve sandalyesini karavanın arkasına doğru çevirdi. Demek beni izleyecekti, peki. Üzerimdeki her şeyi çıkarıp karavanın arkasına geçtim. Bir odunun üzerine çıktım böylece çamur olmaktanda kurtulmuş olacaktım. Soğuk su başımdan aşağı dökülürken gerçekten rahatlamış hissediyordum sanırım. Kenardan şampuana uzanıp kendimi ve saçımı köpükledim ardından durulanmaya çalıştım.
'Bana öyle bakma Jamie, utanıyorum'
'Çok seksi olduğunu bilmelisin'
Ona biraz su sıçrattım. Güldü ve geriye kaçtı. İyice durulandım ve suyu kapattım.
'Bana havlu verir misin?'
'Tabii'
İçeriden havluyu aldı ardından yanıma geldi. Elinden alacaktım ki izin vermedi.
'Bana izin ver'
Önce ayaklarımdan başlayıp yukarı doğru beni kuruladı. Ardından havluyu üzerime sararak kucaklayıp yatağa götürüp bıraktı. Yanıma oturup yanağımdan öptü.
'Teşekkürler'
'Büyük bir şerefti'
Kolumun altına girip bana sarıldı, başı göğüsümün üzerindeydi, onu kolumla sarıp öptüm.
'Hayırdır ne bu sevgi gösterileri falan'
'Seviyorum seni'
Güldüm ve öptüm. Başını omzuma koydu ve yalnızca öpüştük. Havluyu açtı, onu durdurdum.
'Lütfen ileri gitme Jamie'
'Tamam sadece sana bakacağım.'
Öpüşmeye devam ettik belime sıkıca sarıldı. Dudakları yumuşacıktı.
'Saçın kuruyana kadar seni biraz öpsem olur mu'
'Öpüşebiliriz, ama söylediğin gibi olmaz'
'Peki'
Bir süre daha öpüştükten sonra beni yatırıp saçlarımı havluyla kuruladı.
'Beni yalamak ister misin?'
'Cinsellikle ilgili herhangi bir şey yapmak istemiyorum, ayrıca yalamak konusunda da çok iyi olduğum söylenemez Jamie'
'Sana gösterirdim'
'Belki sonra tamam mı'
Yanağını okşadım derince nefes alıp yanıma uzandı.
'Sen yapmassan kendi yollarıma başvuracağım sanırım'
'Ah Jamie, soyun öyleyse'
Beni mecbur bırakıyordu ama o da mecbur olmasa yapmazdı sanırım. Kalkıp saçımı toplarken o da üzerindekileri çıkardı.
'Yatağa yat ve ilk yaptığımda olan kurallar hala geçerli unutma'
'Peki tamam'
Uzandı ve derince nefes aldı. Kollarını yukarıda tutmasını söylerken onu ellemeye başladım. Sanırım bir kaç günümüz sürekli böyle geçecekti. Uzun süre devam ettim, inliyordu ve kıvranıyordu.
'İçine boşalmak istiyorum'
'Hayır'
Hırladı, devam ettim. Birden çok fazla bağırarak boşaldı, kısa süre daha devam ettim ve durdum. Nefes nefese yatarken onu temizledim.
'Yanıma gel'
Saçımı açıp yanına kıvrıldım. Sıkıca sarıldık ardından biraz uyumaya karar vermiştik sanırım..

+30 vote +15 yorum sizi seviyorum 🌸🍋

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!