"Pamuk teyzem, çok yorgunum da sabah konuşsak olur mu?" Dedim yalvaran gözlerle.

"Tabii ki canım, yerini hazırlarım ben iki dakikaya." Dedi gülümseyerek.

"Çok teşekkür ederim." Dedim minnetle. Pamuk teyze içeriye gittiğinde Sami amcaya döndüm. "Sami amca, çok zor durumdayım. Lütfen babama söylemeyin, bu benim ölümüm olur. Beni bulursa benim hayatım, yaşamım biter. Lütfen söylemeyin..." Dedim ve son kez ona yalvardım.

"Allah korusun kızım, ne demek ölüm? Alma o kelimeyi ağzına. Söz veriyorum ki söylemeyeceğim ama bana her şeyi anlatacaksın." Dedi Sami amca.

"Anlatacağım, ama şimdi kendimde o gücü bulamıyorum." Dedim iç çekerek.

"Peki, bunu sonraya erteliyorum. Burada istediğin kadar kalabilirsin, hiçbir şeyden çekinme canım kızım." Dedi, gülümseyerek tekrar sarıldım Sami amcaya.

"Çok teşekkür ederim, bir de bir isteğim olacak." Bakışlarımı kaçırdım. Hem adamın evinde kalacaktım hem de utanmadan bana yardım etmesini isteyecektim... Kendimi kötü hissediyordum ama buna mecburdum.

"Çekinme sakın güzel kızım." Dedi.

"İşe çok ihtiyacım var, bana şöyle iyi bir iş bulabilir misin?" Dedim ve başımı yere eğdim.

"Çok yakın bir dostum var, o kesin bir şeyler bulur ama çok iyi bir iş beklememelisin." Dedi, zaten okumuyordum. Lise mezunu sayılıyordum, çok iyi bir iş beklemiyordum.

"Her işi yapabilirim yeter ki maaşı beni idare etsin." Dedim.

"Asya, bir tanem hazırladım odanı." Diye bağırdı Pamuk teyze içerden, yavaş adımlarla yanına gittim.

"Çok teşekkür ederim." Dedim ve Pamuk teyzeye tekrardan sarıldım.

"Haydi yat, yarın her şeyi konuşacağız." Dedi, gülümseyerek yanağını öptüm.

"İyi geceler." Dedim ve Pamuk teyzenin özenle hazırladığı yatağa baktım...

"İyi geceler prenses." Dedi ve lambayı kapatıp odadan çıktı.

Derin bir nefes aldım, hayatım boyunca hiç kimse bana bu kadar iyi davranmamıştı. Belki de başka biri olsa beni evinde bile istemezdi.

Pamuk teyze ve Sami amca, bizim çok uzaktan akrabalarımızdı. Küçükken beni çok severlerdi, o zamanlar ailelerimiz çok yakındı. Yıllar sonra araya soğukluk girse de bu çifti her bayramda mutlaka ziyarete gelirdim. Bende yerleri çok ayrıydı ve gerçek şu ki Sami amcayı babam olacak şerefsizden daha çok seviyordum.

Düşüncelerimle birlikte gözlerimi kapattım, gözlerim ağlamaktan sızlıyordu artık. Ne olursa olsun dedim kendime, ne olursa olsun ayaklarımın üzerinde duracaktım. Asla pes etmeyip, sonuna kadar savaşacaktım. Bana yakışan buydu, ayakta durmam gerekiyordu. Yapardım, her şeye inat yapacaktım. Babama ne kadar güçlü olduğumu gösterecektim...

***

Gözlerimi yavaşça araladım, çok yorgundum... Birkaç dakika tavanı izledikten sonra yavaşça telefonumu elime aldım, saat dokuz buçuktu. Yavaş adımlarla yataktan kalktım. Aynaya baktığımda gözlerimin şiş olduğunu fark ettim çünkü çok uyumuştum. Saçlarım birbirine girmişti, daha fazla bu görüntüye bakmadan odadan çıktım.

"Günaydın." Dedim Pamuk teyzeye.

"Kız ne olmuş sana, savaşa mı gittin bu ne hâl?" Dedi Pamuk teyze gülerek, ben de güldüm.

"Sabahları böyle oluyorum." Dedim.

"Gel, sen acıkmışsındır kesin. Sana şöyle güzel bir kahvaltı hazırlayayım." Dedi, gülümsedim.

Serseri Patronum (KİTAP OLUYOR)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!