Medya : Jamie

Bir süre sıcak suyun vücudumu yalnızca rahatlatmasını istedim. Su ile iç içeyken kapı açıldı, çıplak bedeniyle içeri girdi. Küvete yaklaştığında korkuyla büzüldüm.
'Tamam biraz yanına gelmek istiyorum'
'Beni biraz olsun rahat bırakmanı istiyorum'
'Jessica, lütfen'
Küvetin bi köşesine çekildim ve iyice kendimi küçültüp orada oturdum. Karşıma oturup o da büzüldü, bana yaklaşmaya çalıştığında onu ittirdim.
'Bana bir süre dokunma tamam mı'
'Peki, peki özür dilerim'
İkimizde hiç konuşmadık. Zaten ne konuşacaktık ki?
'Jessica özür dilememe izin verecek misin?'
'Çok kırgınım sana Jamie, hiç olmadığı kadar çok kırgınım'
'Biliyorum, sonuna kadar haklısın, ne desem bilemiyorum, neden yaptığımı sorarsan ben işte biliyorsun böyle bana karşı gelinince deli oluyorum bir de uzun süredir sevişmemiştik ve ne bileyim istemeden yaptım, gerçekten üzgünüm'
'Sana güvenip asla yola çıkmamalıydım, bana telefon bul annemi aramak istiyorum'
'Tamam şey birlikte aşağı inip-'
'Senin gelmene gerek yok, ben giderim'
'Ama sen dedinki-'
'vazgeçtim'
Küvetten çıkıp kurulandım ardından odaya gidip üstümü giyindim. Kapıdan hışımla çıkıp aşağı indiğimde lobi hayli kalablıktı. Bir çoğu odalarını arıyor diğerleri ise sadece sohbet etmek için orada toplanmıştı. Bir kaç görevliye buralarda telefon olup olmadığını sordum. Otelin dışında olduğunu söylediler. Çıkmak istemiyordum ve odaya dönmekte istemiyordum. Lobide yalnızca oturup biraz beklemeye karar verdim. Kenardaki koltuklara oturduğumda oldukça rahattı ve sanırım saatlerce burada oturmak için bir neden olarak gösterilebilirdi. Yaklaşık üç saat orada oturdum. Vücudum dinleniyordu ve rahat hissediyordum. Lobi boşalmış, saat 2'ye geliyor, az önce bana şeker ikram eden kadın odasına çıkmış yalnızdım. Genç bir adam yanıma oturduğunda ona baktım, bitkin görünüyordu. Beni umursamadı yalnızca karşıyı izliyordu. Bende aynısını yapmaya devam ettim, sanırım ikimizinde gecesi pek güzel geçmemişti. Bir süre oturduk derince nefes alıp konuştu.
'Seni tatile çıkaran bir erkek arkadaşın olsa onun çıkardığı tatilde onunla birlikte eğlenmeyi mi seçerdin yoksa onu aldatmayı mı seçerdin?'
'Onu aldatırdım çünkü erkekler çok kahpe ve ardından aldattığım erkeği de başka bir erkekle aldatırdım'
'Senin durumum bendende beter sanırım'
'Bu gece kız arkadaşın seni aldattı diye mi buradasın?'
'Evet, peki ya sen neden buradasın'
'Şey, erkek arkadaşımla kavga ettik'
'Öyle mi? Neden?'
'Boşver, seni kiminle aldattı'
'Barmenle, biraz bira içiyorduk ve sonra onları yatakta yakaladım'
'Güzel hikayeymiş'
'Sorma, Ben Harrison'
'Jessica, memnun oldum'
'Bende'
İkimizinde şu anda el sıkışması lazımdı sanırım ama yalnızca karşıyı izliyorduk. Güzel bir tanışma olduğuna emindim.
'Şey Harrison cep telefonun var mı acaba'
'Evet, evet var'
'Annemi aramak için yalnızca bir kaç dakikalığına verebilir misin? Şey benimki Evde kaldı, burdan hayli uzak ve-'
'Peki sorun değil kullanabilirsin'
'Çok teşekkür ederim, Tanrım'
Telefonunu bana verdi, o an fark ettim ki annemi arayamazdım. Matt'i arayacaktım çünkü eğer annemi ararsam endişelenecekti ve ben ona laf anlatamayacaktım. Ayrıca gecenin bi saatinde de uyandırmak istemiyordum. Matt telefonunu son ana kadar açmadı açtığında ise küfür ediyordu.
'Lanet olsun her kim pisliksen gecenin bu saatinde derdin ne?'
'Matt, benim, Jess'
'Aman Tanrım Jessica'
Sesinin yumuşadığını duyduğum anda ağlamaya başladım ve biraz uzaklaştım. Oda sanırım biraz ağlıyordu.
'Jessica nerdesin sen, nasılsın'
'Matt ben çok iyiyim tamam mı beni sakın merak etme, Jamie'de çok iyi, sen nasılsın nerdesin'
'Çok korkuyordum Jess, sesini duyduğuma nasıl rahatladım anlatamam. Ortadan kaybolduğunuz günden beri deliye döndük hepimiz, ben çok iyiyim uyuyordum iyi ki uyandırdın. Neredesiniz, neden haber vermiyorsunuz?'
'Hiçbir şey anlatamam, gelince konuşuruz bir iki hafta Jamie ile birlikteyim merak etme sen sakın tamam mı ve kimseye hiçbir şey söyleme yalnızca iyi olduğumuzu söyle başka hiçbir şey tamam mı, söz mü Matt'
'Tamam peki söz'
'Tamam telefonu geri vermem gerekiyor'
'Seni çok özledim'
'Her şey yolunda mı?'
'Evet, yalnızca seni özledim, hemde çok, lütfen habersiz bırakma lütfen'
'Peki, arayacağım, seni seviyorum'
Harrison'ın yanına dönüp telefonunu ona uzattım.
'Teşekkür ederim, gerçekten minnettarım'
'Hayır, sorun değil, iyi misin?'
'İyiyim, iyiyim teşekkürler'
'Şey bana telefonunu vermelisin ve benim yukarı çıkıp biraz ağlamam gerek'
'Tabii ancak evde cevap verebilirim'
Başını salladı ona numaramı verdim, bir kez çaldırdıktan sonra kapattı.
'İyi geceler, umarım erkek arkadaşınla barışırsınız'
'İyi geceler, umarım kız arkadaşından daha iyisini bulursun'
El sallayıp uzaklaştı. Koltuğa yayıldım ve gözlerimi kapattım. Tanrım insanların sorunları benimkinden daha kötüydü ve ben bulunduğum duruma şükrettim. Beni aldattığını hayal bile edemiyordum, tanrım. Bir kaç dakika sonra yanıma biri oturdu, Jamie'ydi. Biraz uzaklaştım.
'Şey Jess, biraz kahve var ve oda serin havalandırdım, ayrıca çarşafları ve örtüleri de değiştirdim, merak etme sana dokunmayacağıma söz veriyorum, ama lütfen, odada beni yalnız bırakma'
Başımı salladım ve birlikte yukarı çıktık. Odaya girdiğimde temizdi. Gerçekten havalandırmıştı ve küçük masanın üzerinde iki bardak kahve duruyordu. Sandalyeye oturup bir yudum aldım, karşıma oturdu.
'Telefon bulabildin sanırım'
Başımı salladım. Kendi kahve bardağını elleri arasına aldı ve geriye yaslandı.
'Canın acıyor mu?'
Kafamı sağa sola salladım. Acımıyordu, yalnızca yorgundum.
'Sesini duyabilecek miyim?'
'Özür dilediğini duyabilecek miyim?'
'Haklısın, şey Jessica, özür dilerim. Pişman mısın diye soracak olursan cevabım hayır olacaktır. Sana sinirliydim bu yüzden yaptım ve dönemleri olurya insanın öyle bir dönemdeydim diyelim. Canını acıtmak istediğimden değildi, çok acıttığımı biliyorum ama yapmak istemedim, ve yapmasaydım bir başkasına yapmak durumunda kalacaktım, özür dilerim Jessica, üzgünüm'
Derince nefes aldım ve kahvemi yudumladım. Peki, her zamanki gibi affedecektim, sevgim henüz bitmemişti. Elleri titremeye başlayınca kahveyi hemen bıraktı ve hızla gidip ilaçlarını buldu. Bi kaç tanesini ağzına attıktan sonra yeniden karşıma oturdu, hala titriyordu, elleriyle yüzünü kapatıp öne doğru eğildi. Kısa süre sonra titremesi geçti ve derince nefes alıp kahvesini yudumlamaya devam etti.
'İyi misin?'
'İyiyim, sorun yok, beni affettin mi?'
'Kırgınım Jamie yani ne diyebilirim ki, zaman ver biraz bana eskisi gibi olmam için biraz zaman'
'Peki, peki tamam haklısın'
Kahvemi bitirip yatağa uzandım, Jamie yanıma gelecekti ki onu durdurdum.
'Koltuğa'
'Ne?'
'Yanımda yatmanı istemiyorum'
'Peki'
Ona yastığını fırlattım ve ışıkları kapatıp koltuğa kıvrıldı. Örtüye sıkıca sarıldım.
'İyi geceler Jess'
'Sana da Jamie'

+25 vote +15 yorum. Yeni bölümü kısa zamanda yazmaya çalışacağım. Kendinize iyi bakın iyi tatillerr 🌸🙆🏾

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!