Bölüm 1 - Ramirez

15.8K 1K 583


Bölüm 1

İngiltere/1700

Zifiri karanlıkta yürürken ardımda bıraktıklarımı düşünmüyordum. Onlar beni düşünmemişti.

Muhtemelen üç erkek kardeşim, bir kız kardeşim, annem, ve babam da gidişimi fazla sorgulamayacaktı.

Belki büyükannem biraz üzülebilirdi. En fazla bir kafir ellerinden kaçtığı için biraz hayıflanabilirlerdi, o kadar. Bir kafir. Bir cadı.

Aslında bu kadar kötü olmamıştı hiçbir zaman. Yani beni seviyorlardı, gerçekten. On sekiz yaşımı doldurmuş olmama rağmen beni henüz evlendirmemelerini buna bağlıyordum. Mutlu bir aileydik.

Babam Henry, kendi çiftliğine sahip bir çiftçiydi.

Annem Katherine ise sabahtan akşama kadar ev işleriyle meşgul olmasına rağmen şikayet etmezdi. En büyük evlatları olduğum için devamlı anneme yardım ederdim ama bu hiçbir zaman beni üzmezdi. Annem ve babamdan kırıcı bir laf işittiğimi hatırlamıyordum.

Erkek kardeşlerim, Ernesto, Flavio, Luciano, on beş, on dört ve on üç yaşlarındaydı. Kız kardeşim Jane ile aramızda bir yaş olmasına rağmen hiç anlaşamazdık. Daima kiliseye gider, elinden İncil'i bırakmazdı. Bense kiliseyi hiçbir zaman sevememiştim. Benim dışında tüm aile, İsa'nın adını ağzından düşürmüyordu. Kiliseye gidiyordum elbette ama bunu sadece görevim olduğu için yapıyordum.

Kiliseye, papaza, oraya giden tüm sahtekarlardan nefret ediyordum. Oraya gidip ayinlere katıldığımda sanki hepsi rol yaptığımı anlayacak gibi geliyordu. İçimi sıkıyordu tüm bunlar. Gene de dikkat çekmemek için yapmaya devam ediyordum. Çünkü kafirlik büyük bir suçtu ve açıkçası bu dinin cezalarını çekmeye niyetim yoktu.

O gün her zamanki gibi bir sabaha uyanmıştım. Ya da öyle olduğunu zannediyordum. Gözümü açtığımda evde bir karmaşa olduğunu gördüm. Geç uyandığımı düşünürken annemin sesiyle kendime geldim.

"Elizabeth! Kalk artık! Saat 9 olmuş hala yatıyorsun. Kalk, hemen hazırlanman gerek."

Neden hazırlanmam gerektiğini düşünürken, uykulu bir sesle cevap verdim.

"Özür dilerim anne. Gece kitap okuyordum. Sanırım biraz geç yattım."

"Tanrı aşkına! Babana defalarca sana okuma-yazma öğretmemesini söyledim. Bir kadın okuma bilmemeli, özellikle Peder bunu belirtiyor vaazlarında."

Gözlerimi devirirken yataktan kalktım.

"Anne, Peder sadece boşa konuşuyor. Sana bunu kaç defa söylemem lazım?"

Annem hışım içinde bana döndü.

"Bir daha bunu duymak istemiyorum. Derhal elini yüzünü yıka ve üstüne uygun bir elbise giy. Geçenlerde sana diktiğim mavi elbiseyi giyebilirsin."

Her düşündüğünde yaptığı gibi elini çenesine götürdü ve devam etti.

"Annemden kalan inci küpeler de elbiseye çok yakışacaktır."

"Neden hazırlanıyorum? Bugün de mi kiliseye gideceğiz?"

"Akşam Peder ve kardeşi bize yemeğe gelecekler. Sabah kiliseden haber geldi."

Kaşlarımı çatarak anneme baktım. Nerden çıkmıştı bu şimdi? Peder Ramirez'den hiçbir zaman hoşlanmamıştım. Soğuk mavi gözleriyle insanın içini delip geçerdi.

"Neden geliyorlar anne?"

"Peder, seni kardeşiyle tanıştırmak istiyor Elizabeth. Peder Ramirez'in kardeşi Londra'da çok iyi bir tahsil görüp kendi hukuk bürosunu açtı. Ağabeyini ziyarete gelmiş."

Cadı Leydi ‪Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin