§ prologue §

42.1K 2.2K 1.7K
                                    

"Dışarısı meleklerin uçması için çok soğuk."

~~~

Güneşli bir Perşembe günü.
California, 2003
19:15

"Tatlım, halının üzeri ekmek kırıntılarıyla dolmuş. Sana kaç kere onun üstünde çikolatalı ekmek yememeni söyledim?" Dedi kadın çok sevdiği halısının üzerinde oturan minik kızını azarlayarak.

Küçük kız için bu halı çok özeldi çünkü ona bunu mektup arkadaşı göndermişti.

Kız dudaklarını büzerken annesi gülümsedi ve, "Akşam yemeği yaklaşıyor, neden gidip halını silkemiyorsun?" Dedi. Kız birden canlandı ve halısını ekmek kırıntılarını yere dökmeyecek şekilde kaldırıp odasına götürdü. Odasının camından birkaç defa silkedi. Halıdan çıkan pat sesi, tüm sokakta yankılanıyordu. Dışarıda ki çocuklar yavaşça oyun oynamayı bırakıp evlerine dağılmaya başladılar. Hava kararmıştı.

Kız halısını çekti ve yatağının yanında yere serdi. Ardından annesinin çağrısıyla yemek yemek için alt kata yöneldi. "Geliyorum anne!"

***


Yağmurlu bir Pazartesi günü.
California, 2004
20:48


"Avery... B-ben frenleri kontrol edemiyorum. " dedi adam endişe dolu bir sesle.

"Ş-şimdi ne yapacağız? Brad, kızımız daha çok küçük!" diyerek isyan etti Avery. Arka koltukta masumca uyuyan kızına baktı.

Uzun ısrarlar sonunda yolculuk için yumuşak halısını yanına almış ve bir battaniye gibi ona sarılıp kıvrılmıştı.

"Yollar çok ıslak. Kaymaya başladık!" dedi Brad sonunda sesini yükselterek. Araba dengesizce bir o yana bir bu yana hareket ederken, tek tesellisi fazla trafik olmamasıydı. Yine de bir arabaya çarpması olasıydı.

"A-Avery. U-uçuruma doğru ilerliyoruz. Kurtulmamızın tek yolu sağ tarafa sürüp duvara çarpmak. Aksi taktirde uçurumdan düşeceğiz ve-"

"Bunu yapamayız! Eğer duvara çarparsak ölürüz!"

"Başka çaremiz yok! " dedi Brad ciddiyetle. "En azından kızımızı kurtarabiliriz."

Avery çaresizce başını sallayıp dengesizce arka koltuğa geçti ve cebinden telefonunu çıkarıp ambulansı aradı. Birazdan gerçekleşecek olan kazayı sanki çoktan olmuş gibi anlattı. Telefon kapanır kapanmaz kollarını küçük kızına sararak bedenini ona siper etti.

Kız uyanıp neler olduğunu anlamaya çalıştığı sırada babası onlara döndü.

"Sizi seviyorum. Bunu asla unutmayın." dedikten sonra direksiyonu sağa kırdı ve Avery'nin çığlıkları eşliğinde araba sonlarını getirecek olan duvara sertçe çarptı.


***

Eğer bu hikayeyi wattpad dışındaki bir mecradan okuyorsanız, çalıntı veya sahte (virüs riski bulunan) bir sitede bulunuyor olabilirsiniz. Lütfen o siteyi kapatıp hikayeyi wattpad'deki @Armylieber profilinden okuyun. Cihazınıza güvenlik taraması yapmayı da unutmayın.

• The Carpet Π Jeon Jungkook •Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin