Bölüm 1

2.4K 115 28

On sekizinci yaş günüm. Hayatımı değiştirecek olan gündü bugün benim için. On sekizinci yaşıma basacaktım ve on sekizinci yaşım bana yeni şeyler katacaktı. 

Elimdeki şort tulumu üzerime tutarak gözlerimi karşımdaki aynaya çevirdim. Bakışlarım gözlerimdeki parıltıya hapsolurken gülümsedim usulca. Mutluydum. Daha önce hiç olmadığım kadar mutluydum hemde. 

"Keşke hep on yedimizde kalsak. Ya da sen hiç on sekiz olmasan."

Şort tulumu dikkatlice yatağın üzerine bırakıp üzgünce dudaklarını bükmüş olan Selin'in yanına gittim. Doğum günü olan kızın cıvıl cıvıl olması gerekiyordu. Hele ki bu kız Selin ise yerinde duramaması gerekiyordu ama yüzü asıktı.

"Neden?"

Bakışlarını halıdan kaldırıp bana çevirdiğinde kaşlarını çatıp yutkundu. 

"Seni artık Savaş mı uyandıracak her sabah?"

Geç kalmış da olsam, anlamıştım durumu. Selin ayda yılda bir tutan kıskançlığını Savaş için kullanıyordu. Savaş Selin'i sinirlendirmek için sürekli evlilik konusunu açıyordu ve bu Selin'i kızdırmak için yetiyordu. 

"Selin bunları konuşmak için gerçekten çok erken. Beni şu anlık her zamanki gibi üzerime atlayarak sen uyandıracaksın."

Selin tam konuşmak için ağzını açtığı sırada açılan kapıyla ikimiz de o tarafa döndük. Savaş içeri girdiğinde Selin gözlerini devirirken hafifçe güldüm.

"Senin geldiğin yerde kapı yok mu? Ya kız üstünü değiştiriyor olsaydı?"

Savaş Selin'in sert çıkışına yüzüne sinir bozucu bir sırıtış yerleştirerek cevap verdi.

"Sana ne? Müstakbel karımın odası değil mi? İstediğim gibi girerim."

Selin sinirle ayağını yere vurup sıkıca sarıldı bana. Savaş ona şaka yapıyor olsa da Selin sinirleniyordu ve bu biraz komik oluyordu.

"Anneme söyleyeceğim. Vermeyeceğiz sana bu kızı."

Savaş rahatça omuz silkip "Vermeyin," dediğinde şaşkınca ona baktım. Kaşlarımı hafifçe çatıp gözlerimi kısarak ona baktığımda Savaş ellerini pantolonun cebine koyup sırtını duvara yasladı.

"Siz vermezseniz kaçırırım kızı, yaparım."

Selin bana sarılmayı bırakıp odanın kapısına doğru yürürken Savaş'a kötü kötü bakmayı da ihmal etmiyordu. Kapıdan çıkarken Savaş'ın koluna küçük bir yumruk atıp koşarak ayrıldı yanımızdan. Savaş gülerek kapıyı kapatıp yanıma gelmeye başladığında onun gülüşüne eşlik ettim.

"Artık uğraşma kardeşimle Savaş."

Karşımda durup ellerimi tuttuktan sonra boylarımızı eşitlemek için hafifçe eğildi. Bu hareket kısa boylu olduğumu belli edip biraz ezici gibi dursa da Savaş yapınca gözüme tatlı geliyordu ve hoşuma gidiyordu. 

"On sekiz yaşına giriyorsun Nazlı. Evlenmemiz için hiçbir engel kalmıyor."

Önünden çekilip şort tulumu tekrar elime aldım ve Savaş'a döndüm.

"Üniversite var."

Savaş kaşlarını çatarak şort tuluma baktı ve yanıma geldi. Şort tulumu eline alıp baktıktan sonra bana döndü.

"Bu akşam bunu giyemezsin. Bunu benden başka hiç kimsenin yanında giyemezsin."

Elinden alıp üzerime tuttuktan sonra aynaya döndüm ve bakışlarımı şort tulumun üzerinde gezdirdim.

Mertoğlu Bozuntusu -2- Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!