twenty eight

764 101 9

whoami: Hyung cidden senin yüzünden sabahın köründe açık kozmetik marketi aradım.
whoami: Bu sıcakta boynuma bir şeyler doladım.
whoami: Bunu kapatacak bir şey bulabilmek için derse geç kaldım ve öğretmenden azar işittim.
whoami: Ayrıca boynum da acıyor.

honeylee: Dayanamadım, ne yapabilirim? Dua et ki kendimi durdurdum. Yoksa o sabahki dersine bırak geç kalmayı hiç gidemezdin.

whoami: Beni korkutuyorsun.

honeylee: Korkmalısın bebeğim.

whoami: Bir daha yanımda yatmana izin vermeyeceğim.

honeylee: Bana ne, yatacağım. Hem sanki senin hoşuna gitmedi.

whoami: Boynumu kemirene kadar hoşuma gidiyordu, kabul ediyorum.

honeylee: Başkaları sana bakmasın diye yaptım ben onu.

whoami: Yine de hoş değil yani. Görenler dönüp bir daha baktı, ayıplar gibi baktı hem de. Utandım.

honeylee: Aman takma sen onları. Sanki kendileri yapmıyor.

whoami: Yine de utanç vericiydi. Bir daha yapma.

honeylee: Kapatıcı aldım dememiş miydin? Onu kullanırsın.

whoami: Vazgeçmem diyorsun yani.

honeylee: Boynun çok öpülüp ısırılası dururken vazgeçemem.

Bookstore [JooKyun]Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!