'Jamie korkuyorum'
'Ah korkmalısın'
Beni hızla bilmediğim odada sürükledi ve beni yatağa itmeden önce onu durdurmayı başarabildim.
'Yapma ne olursun yapma'
Ona çok sıkı sarıldım ama bana sarılmadı. Ruh hali çok değişikti.
'Yatağa uzan Jessica'
Beni kendinden ayırdı ve yatağa itti.
'Bi anlaşma yapalım, sen ikiletmeden sözümü dinle ve bende senin canını çok yakmayayım'
'Korkuyorum'
'Anlaşıldı bu gece hiç olmadığı kadar canını acıtacağım'
'Tamam tamam hayır, ikiletmeyeceğim, söz'
'Anlaştık öyleyse, şimdi soyun, banyoda psikolojimi hazırlamam gerekiyor, geldiğimde hazır ol'
Ardından gitti. Gergindim, fazla gergin. Kendimi tamamen çıplak bıraktım ve kıyafetlerimi kenara katladım. Saatimi çıkarıp kenara koydum, Jamie'yi biraz olsun tanıyorsam tamamen çıplak olmamı istiyordu. Yatağa uzandım, utanç duygum zirvedeydi. Derince nefes alıp bedenimi rahatlatmayı seçtim. Aksi taktirde daha çok canımı acıtacaktı. Banyodan çıkıp geldiğinde korkuyla ona baktım.
'Dediklerimi hep dinlersen seni ödüllendiririm, aferim sana'
Bir bardağa su doldurdu ve pantolonunun cebinden küçük pakette bi şey çıkardı ardından bana uzattı.
'Ne bu'
'Koruyucu bir hap, içmeni istiyorum'
Başımı salladım ve paketten çıkarıp onu yuttum. Su bardağını kenara koydum ardından ona baktım.
'Geriye doğru yat, bacaklarını aç, seni görmek istiyorum'
Dediğini yaptım. Kendini de çırılçıplak bıraktığında başını kasıklarıma gömdü. Nefesimi ağzımdan derince içime çektim. Çok az bi süre beni yaladı. Daha fazlasını istedim, ama yapmadı.
'Bu ıslanman içindi Jessica, zevk alman için değil'
Kenardan bi havlu buldu ve yanıma gelip gözlerimi bağladı. Yatağa beni düz yatırıp bacaklarımı sonuna kadar açtı ve ellerimi yukarıda tutmamı söyledi.
'Şu an sana ne yapacağım hakkında bi fikrin var mı'
'Hayır yok'
'Elimde bi kemer var'
Sertçe yutkundum. Fark etmiş olacaktı ki güldü.
'Haklısın, korkman gereken bi durum, peki şöyle yapacağız, canın çok fazla yandığında bağırabildiğin kadar bağır, ama ben durmayacağım'
Derin derin nefes aldım bacaklarıma hafif hafif vurmaya başladı. Henüz acımıyordu ben sadece tenim o deri parçasıyla her birleştiğinde inliyordum. Sertleşti ve baldırlarıma vurmaya başladı. O her vurduğunda bacaklarım biraz kapanıyordu. Tahminimce zamanla buna kızacaktı. Sonunda kasıklarıma geçtiğinde acıyı hissetmeye başladım ve ilk vurduğunda kemeri bacaklarımın arasında sıktım.
'Bacaklarını kapatmayacaksın, anladın mı beni?'
'Anladım, özür dilerim'
Sertçe kasıklarıma vurdu bağırdım. İkinciyi vurdu ve ardından üçüncüyü. Daha sert vurmaya başladı delice bağırıyordum. Hiç durmadan ve tüm gücüyle vuruyordu. Delirmek üzereydim çok fazla acıyordu. Sesim ne kadar fazla çıkıyorsa o kadar çok bağırdım. Ellerimle kendimi kapattım ancak hızla ellerimi çekti ve en sert hamlesini yaptı. Delice ağlıyordum. Hızla üzerime eğildi ve gözlerimi açtı, çenemi tutup tek eliyle sıktı.
'Sana kendine dokunabileceğini söyledim mi'
Başımı hayır anlamında salladım, çok zor nefes alıyordum. Sanırım beni öldürmeye çalışıyordu.
'Sanırım anlaşamadık, sözümden çıkmaya devam edecek misin?'
'Hayır, hayır etmeyeceğim'
'Güzel, çünkü bir şansın daha olmayacak'
Beni geriye bıraktı ve gidip bi sigara yaktı, hareket edemeyecek kadar çok yanıyordu canım. Acıyla kıvrandım, geri döndüğünde yatakta üzerime oturdu ve sigarasını içerken göğüslerimle oynadı. Sonunda bittiğinde beni doğrulttu ve elindeki sigarayı göğüslerimin ucuna getirdi, o an üzerimde söndüreceğini anladım. Korkuyla ona baktım ve elimi göğüsüne koyarak ittirmeye çalıştım, güldü ve sigarayı göğüs ucuma bastırdı, ardından diğerine bastırdı. Acıdan tırnaklarımı göğüsüne öyle derin geçirdim ki ben bile şaşırmıştım kendime. Göğüsümdeki acıyla göğüsünden süzülen kana baktım. O da öyle. Ardından güldü ve sigarayı kenara fırlattı.
'Güzel taktik Jess, güzel taktik'
'Taktik değildi, özür dilerim'
Sesim civciv gibi çıkmıştı bu yüzden hemen sustum. Tüm vücudum acıyla yanıyordu. Ayağa kalktı ve yatağın kenarına dikildi.
'Kalk, önüme gel'
Dizlerimin üzerinde doğrulup önünde durdum. Kalçalarımdan beni kendine bastırdı.
'Bu şey çok güzel biliyorsun değil mi'
Utanarak başımı öne eğdim, zaten iğrenç göründüğüme emindim. Kızarmış ve şişmiş gözler kızarık vücut ve bitkin halimle ne kadar iyi olabilirdim ki.
'Utandın mı?'
Hiçbir şey demedim zaten dizlerimin üzerinde zor duruyordum. Kalçalarımı sıktı ve beni kendine bastırdı yeniden.
'Kalçan beni çok azdırıyor Jess'
Çok utanıyordum tanrım.
'Şimdi bu güzel şeyleri biraz pataklayacağım anlaştık mı'
Canım acısın istemiyordum artık, çok korkuyordum. Beni kendine daha çok bastırdı.
'Anlaştık mı dedim'
'Anlaştık'
Sesi çok sertti ve sürekli her yerimi sıkıyordu. Beni geriye ittirdi ve ben yatağa düştüm. Yatağın bi kenarına oturdu ve beni kucağına çekti. Kalçalarım onun kucağına gelecek şekilde beni eğiltti. Emekleme pozisyonunda onun önündeydim. Eliyle kalçalarımı tokatladı, sert vuruyordu benimse inlemekten başka yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Uzun süre devam etti, dayanamıyordum artık.
'Ah Jamie, sana yalvarırım dur'
'Canın mı acıyor'
Ağlıyordum, dalga mı geçiyordu? Kalçamı bi kaç kere öptü ve beni düzgünce kucağına oturdu. Onun üzerine yığıldım ama beni tutmadı.
'Yorgun musun yoksa?'
'Dalga mı geçiyorsun Jamie?'
Güldü 'Evet'
Beni yatağa bırakıp ayağa kalktı ve bi kaç yudum su içti.
'İster misin?'
'Hayır.'
'Güzel, şimdi, seni geberene kadar becereceğim, yat sonra bacaklarını aç.'
Yatıp bacaklarımı açtım. Yine de sanırım en az acıtanı bu olacaktı, ya da ben öyle sanıyordum. Üzerime çıkıp sertçe içime bastırdı kendini. Acıyla inledim. Hızlıca devam ederken suratı ifade taşımıyordu. Uzun süre devam etti ben altında acıyla kıvranırken hiçbir şey umurunda değildi. Sertleşti daha daha daha ve daha fazla. Ağlıyordum ve titremeye başladım sürekli titriyordum ve durduramıyorum kendimi. Yavaşlayıp sıkıca sardı beni, ama devam ediyordu ve çok geçmeden hızını geri kazandı. Bir süre sonra boşaldığında kendini yanıma attı ağlayarak kendimi serbest bıraktım.
'Ağlamayı kes'
Ağzımı elimle kapattım ve hızla banyoya gidip kapıyı kapattım, kilidi yoktu. Avazım çıktığı kadar ağladım ve içimdeki tüm acıyı çıkarmayı umdum, vucudumdaki acıdan daha fazla değildi, bi işe yaramadı. Küveti doldurmaya başladım, iyi geleceğine inanarak. Ilık suya yavaşça girdiğimde kendimi hiç olmadığı kadar rahatlamış hissettim. Güzel küvetin içine oturup ayaklarımı kendime çektim dizlerimin etrafına kollarımı doladım. Kalbimin fetiş bağımlısından ölesiye nefret ediyor ve kalbimin seri katiline çaresiz tapıyordum.

+25 vote +15 yorum. Kısa olduğunun farkındayım inanın hiç zamanım yok. Kendinize iyi bakın çok öptüm 💕

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!