Bölüm 1: Parıltılar Cenneti

5.8K 241 120

Bölüm 1

Gökyüzündeki altın sarısı ve açık pembenin mükemmel uyumu gözlerini kamaştırıyordu. Saklanmak için uygun bir yer arayan güneş gizlenmekte oldukça başarılıydı. Bir heykeltıraş elinden çıkmış gibi mükemmel şekillere bürünen bulutlar, bu yolculukta ona eşlik ederken direnmekten yorgun düşen Elena kendisini artık serbest bırakmıştı.

Onu kucaklayan vücutta uygun bir pozisyon almak için kollarını adamın boynuna dolarken adamın saçlarının doyurucu kokusunu içine çekti Elena. Adamın kokusu bu yolculukta hoşuna giden şeylerden biriydi. Drex'in koyu sarı saçları kızın daha önce görmediği bir şekilde parlıyordu ve bu Elena'ya göre muhteşem görünüyordu.

Susuzluk ve sessizlik yüzünden kuruyan boğazı, dikkatini dağıtmak için bir neden verirken kulaklarını dolduran su sesini dinledi. Kötü ruhlar cehennemi olarak adlandırılan ada düşündüğü kadar kötü değildi. Aslında burası bir cehennem bile değildi. Ada, Parıltılar cenneti olarak kalmaya devam ediyordu ki cehennem olarak adlandırılmasının sebebi, Elena'ya göre kimse tarafından tercih edilmemesi istendiğindendi. Burası harikaydı ama Elena ne yazık ki bu harikanın tadını çıkaramıyordu.

Elena, gözlerini Drex'in saçlarından alıp adamın ayağının altında ezilen çimenlere yönlendirirken etrafında uçuşan kelebekleri fark etti. Muhtemelen farklı bir bölüme gelmişlerdi. Ona göre bölümler farklı şeyleri barındıran ve ağır basan özellikleri taşıyan yerlerdi. Elena, saydığı kadarı ile Drex'le birlikte şu anda 5 bölümü geçmişti. Tüm bölümler birbiriyle yarışabilecek güzellikteydi.

Megan'ın açtığı portaldan çıkıp adaya ayak bastıklarında ilk olarak dilek mumları ile süslenen ağaçlar dikkatini çekmişti Elena'nın. Elena buraya birinci bölüm adını vermişti. İkinci bölümde hareket eden ve şarkı söyleyen farklı türde çiçekler vardı. Elena daha önce hareket eden ya da şarkı söyleyen bir çiçek gördüğünü hatırlamıyordu. Bu yüzden de çiçekleri düşünerek 2.bölüm adını vermişti.

3.bölümde biraz önce de fark ettiği gibi harika bulutlar ağır basıyordu. Elena birkaç tane bulutu hayal gücü ile şekillendirerek bulutlarla kısa bir hikaye oluşturmuştu bile. 4.bölümde ona susuzluğunu hatırlatan şelale, 5.bölümde ise yeşilin en güzel tonundaki çimenler ve kanatları simlerle parıldayan kelebekler vardı. Burası yaşanılacak en güzel yer olmalıydı. Kötü ruhlar cehennemi düşündüğü gibi bir yer değildi. Elena bir şeye karşı ön yargı ile yaklaşmak istemiyordu fakat saflanma töreninde onlara gölge engelin hikayesini anlatan Madam Alondra bu adayı biraz yanlış anlatmıştı. Aslında Madam Alondra adayı fazlasıyla yanlış anlatmıştı. Elena burada kötü yaratıkların olmayacağına emindi.

İçinden daha ne kadar böyle devam edeceklerini sorarken kişnemeyi andıran bir ses gerçek dünyaya dönmesini sağladı. Elena dikkatli bir şekilde başını çevirip sesin sahiplerine bakarken tamamı beyaz kürke sahip olan bir at sürüsü gördü. Bazı atlar etrafında gezinen kelebekleri takip ederken bazıları da saçlarının rüzgar yüzünden dalgalanmasına izin veriyordu. Elena gözlerini kısarak atlara daha dikkatli bir şekilde baktığında atların kafalarının ortasında bir boynuzun çıktığını gördü.Bunlar unicorn olmalıydı.

Elena, Drex'in kendisini yere bırakmak için hazırlandığını anlayınca uyuşan bacaklarını hareket ettirdi. Ayakta dururken bunun sıkıntı olmasını istemiyordu ki durmakta zorlandığı takdirde Drex'in onu seve seve kucağına alacağını adı gibi biliyordu.

Drex, Elena'nın bacaklarını serbest bırakıp kızın ayaklarını çimen ile buluşturduktan sonra Elena'yı da serbest bırakarak bir adım geri çekildi ve"Parıltılar Cennetine hoş geldin Elena."dedi ciddi bir şekilde.

İŞARETSİZ 2Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!