52.Bölüm Aşktı Bu

5.1K 328 4
                                                  

Bölüm şarkısı Redd/Aşktı Bu


Oteldeki eşyalarımı toparlayıp çıkışımı yaptım. Hava alanına ilerlerken cebimdeki kadife kutuyu çıkarıp bir kez daha inceledim. Tıpkı benim sevgilimin ışığı gibi parlak taşlar gözlerimi alıyordu. Ne de güzel yakışacaktı onun parlaklığına. Kadife kutunun kapağını kapatıp ceketimin iç cebine koydum. Şimdilik bu kutunun yeri sol yanımdı ve günü geldiğinde Defne'nin sol yanında olacaktı...

 Şimdilik bu kutunun yeri sol yanımdı ve günü geldiğinde Defne'nin sol yanında olacaktı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Dönüş yolunda bizimki :)

^^^^

Üç saatin sonunda uçak Türkiye'ye iniş yapmıştı. Bu gün döneceğimi Defne biliyordu ama saat kaçta geleceğimi bilmiyordu. Kendimden emindim ki bütün gece uyumamıştı. Şu an onu deli gibi görmek istememe rağmen bu isteğimi hızlandırmak adına arabamı almak için hava alanına bıraktığım ücretli otoparka gittim. Hızlı adımlarla ilerleyip arabanın bagajını açtım. Elimdeki eşyaları bagaja doldurduktan sonra sürücü koltuğuna yerleştim. Şimdi ki durağım sevdiğim kadının yanıydı. Bu anın özlemini bir aydır çekiyordum ve şimdi sadece aramızda bir saatten az bir zaman vardı.

Hızla İstanbul trafiğine karışırken bir yandan da cebimden telefonumu çıkarıp Demir'i aradım. Onunla da epeydir görüşemiyorduk. Bir kaç kez ben yurt dışındayken telefon görüşmemiz olsa da onu en son ihale için verdiğimiz partide görmüştüm. Muhtemelen şu sıralar Hale ile uğraştığına emindim. Hale her yıl Türkiye'ye geldiğinde Demir'i hayattan bezdirmeden dönmezdi. Şu an Demir'in durumu içler acısı olmalıydı. Telefon dördüncü çalışta açıldığında Demir ''Kardeşim'' diyerek açtı.

''Nasılsın Demir? Sesin pek iyi gelmiyor?''

''Hiç iyi değilim! Hale desem yeterli olur herhalde?''

Ağzımdan firar eden bir kahkahalar eşliğinde ''Yeterli oldu merak etme'' dedim ve Devam ettim. ''Demir yardımına ihtiyacım var''

''Her zaman kardeşim''

''16 Aralık da Defne'nin doğum günü var ve bir şeyler hazırlamayı düşünüyorum, bana yardım eder misin?''

Kasım ayını İtalya'da geçirdiğim için Defne'nin doğum gününe bir hafta kadar bir süre vardı. Büyük ihtimalle aklımda ki planı uygulamak için yeterli zamanım olacaktı. Demir'de bu plana destek olmak adına ''Tabi ki kardeşim, elimden gelen her şeyi yaparım. Bu arada sen ne zaman dönüyorsun İtalya'dan?'' diyerek sordu.

''Döndüm bile! Defne'ye gidiyorum'' dedim kocaman bir gülümseme ile.

''Ooo durum hassas, ben tutmayım seni de bir an önce git hadi'' dedi şımarık bir dille.

''Görüşürüz'' diyerek telefonu kapattım ve yola odaklandım. Birazdan arzuladığım sıcaklığı kollarım arasına alacaktım...

Bir saatlik bir yolculuğun ardından Işıl hanımların evinin önüne gelmiştim. Arabadan inip kapıdaki güvenliğe başımla selam verdim. Demir kapının önünde arabaya yaslanmış bir halde karşımdaki evi seyretmeye başladım. Hiç kimse o eve girmeme engel olamazdı ama içimden oraya gitmek gelmiyordu. O ahşap kapıdan içeri adımımı attığın an boğucu hava ciğerlerime doluyordu.

Cebimden telefonu çıkarım Defne'i aradım. Uzun uzun çalan cihazın bu sefer açılması zaman almıştı. Açtığında onun konuşmasına fırsat bırakmadan ''Dışarı çık'' diyerek kapattım. İçimden ondan geriye saymaya başladım. Saniyeler su gibi akıp geçerken son saniyeleri saymaya devam ettim.

''Dört, üç,iki, bir,sıfır''

Ve kapı açıldı.

Aceleyle benim durduğum noktaya baktığında bir süre sadece uzaktan bir birimizi izledik. Görmeyeli o kadar farklı geliyordu ki gözlerime.Saçlarının sanki rengi biraz daha koyulaşmış ve uzamıştı. Gözlerini göremiyordum uzakta olduğu için ama sanki buna ihtiyacım olduğunu anlamış gibi koşarak yanıma gelmeye başladı. Yaslandığım yerden biraz doğrularak kollarımı iki yana açtım. Saniyeler hatta saliseler içinde hayata tekrar dönmüş olacaktım.

Defne demir kapıyı hızla açıp kollarım arasına koştu. Sıcaklığı sıcaklığımla buluşurken gözlerimde bir parıltı hissettim. Ellerim onun narin bedenini kavrayıp kendime yaslarken, ihtiyacım olan kokuyu çektim içime. Bu güne kadar bir kez daha aldığım nefesin sadece beni ayakta tuttuğunu anlamıştım böylece. Defne'nin kokusu beni hayata döndürüyordu. Saçları arasından ciğerlerime çektiğim kokusuna tutunmak için biraz daha sıktım ellerimi. Sanki bir bulut olacak, havaya karışacak gibiydi, sanki hayaldi.

O kadar hızlı yanıma gelmişti ki üzerine hiç bir şey almamıştı. Kollarım arasında her ne kadar sıcak tutmaya çalışsam da üşüyebilirdi. Biraz geri çekilip boynumdaki kalın atkıyı çıkarıp boynuna sardım ve atkının uçlarından tutup bedenini kendime çektim. Özlem duyduğum tadı almadan önce gözlerinde oyalandım kısa bir süre. Gözlerine yine bulutlar oturmuştu ve yağmurunu bırakmak üzerelerdi. Eğilip dudaklarına dudaklarımı dokundurdum ve o an yanağımdaki ıslaklığı hissettiğim de, o dudaklardaki tada kendimi bıraktım...

Bölüm sonunda oylamayı ve yorum yapmayı unutmayınız :)

Bölüm sonunda oylamayı ve yorum yapmayı unutmayınız :)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

''Siz yorum yapmıyor muşsunuz'' Bakışı :)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

''Siz yorum yapmıyor muşsunuz'' Bakışı :)

SEN ONA AŞIKSIN- Tamamlandı (Düzenlenecek)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin