Bölüm 18-1

82 5 10

01.04.2011/Cuma

Okul çıkışı ders çalışmak üzere kütüphaneye gitmişlerdi. İki masayı birleştirmişler, bütün dikkatler önlerindeki kitaplarda olacak şekilde oturuyorlardı. Geçen sene kütüphaneye gelen sadece üç kişilik bir gruba sahipken şu anda bu sayının sekize yükselmesi gerçekten pek çok şeyin eskisi gibi olmadığını gösteriyordu.

Elisa hayatında çalışmadığı kadar matematik çalışıyordu o gün. Tom'un çözdüğü her soruyu dikkatle inceliyordu. Michelle hiç anlamadığı halde matematikle boğuşuyordu. Ron ise Haziran ayında gireceği St. Joseph sınavına hazırlanıyordu. Emma sakince Ron'un önündeki kalın kitaplar eşliğindeki çalışmasını izliyordu. Sonunda yine geldiği yere geri dönmeyi düşündüğünü bilmiyordu o gün konuşana kadar.

"Benim için planlar çoktan yapıldı. Pek fazla seçeneğim yok."demişti koridorda kütüphaneye gitmek üzere buluştuklarında. "St. Joseph Hukuk Bölümü."diye eklemişti. "Daha önce hiç St. Joseph sınavına girmeyi denedin mi bilmiyorum ama gerçekten esaslı soruları var."

"Bu sadece üniversite sınavına yönelik bir şey mi?"

"Hayır. Aslına bakarsan buraya geçtiğim için kendimi şanslı sayıyorum. Bizimkilerin gecelerini derslere verdiği günler ben kafama göre takılabiliyordum." Bir an o günleri hatırlayınca keyfi kaçtı. Bizimkiler... Şimdi her biri başka yere dağılmıştı. Dersi sabote eden Ryan ve Spike'ı susturmaya çalışan Hilary'yi, fırsat buldukça Jessica'yla mesajlaşmaya çalışan Bill'i düşününce buruk bir gülümseme yayılmıştı dudaklarına. Fakat şimdi... Şimdi'yi düşünmeyi bir kenara bıraktı. "Her neyse. Yine o yoğun tempolu günler başlayacak benim için."

Michael, Mickey ve Andrew'un ortasında onlara integral anlatmaya çalışıyordu. Andrew Michael'ın bu kadar zeki oluşunu takdir ederken Mickey hiçbir halt anlamadığı çözümleri yüzünde dehşet ifadesiyle izliyordu.

Belki Flora da burada olsaydı, diye düşündü Emma. Onu özlemişti. Ama istediği zamanı ona verecekti. Geçen hafta uzun bir aradan sonra ilk kez iletişim kurmuştu onunla. İçtenlikle özür dilemişti Flora. Hala zamana ihtiyacı olduğunu söylemişti. Düşünmesi gereken çok şey vardı. Tekrar hayal kırıklığına uğramaktan korkuyordu. Bu zor zamanlarında yanında olmak istediğini söylemişti Emma'ya. Ama buna henüz hazır olmadığını da eklemişti. Sorun olmadığını söylemişti Emma. En azından onunla konuşmak bile rahatlatmıştı.

"Ne düşünüyorsun?"diye sordu Michelle sonunda defterini kapatarak.

"Hiç."dedi Emma omuz silkerek. "Bu dönem ortalamamı yükseltmem gerekiyor."diyerek konuyu değiştirmeye çalıştı.

Pazartesi ilk sınavlarının sonuncusuna gireceklerdi: matematik. Bu sınavı özellikle sona sakladıklarını düşünüyorlardı bazen. Rahatlamak için fırsatları olmasın diyeydi sanki.

...

Eve dağıldıklarında Lucy karşıladı Emma'yı.

"Okulu falan mı bıraktın?"diye sordu Emma. İki haftadır evdeydi Lucy. Ciddi anlamda 'evde'ydi.

"Bu kadar çabuk mu sıkıldın benden? Hadi ama, benimle zaman geçirmeyi sevdiğini sanıyordum."diyerek gülümsedi. Fakat Emma henüz onu affetmek için hazır olduğunu hissetmiyordu. Lucy'nin her şeyi bu kadar kolayca arkasında bırakabilmesini kabullenemiyordu. "Her neyse. Sana bir posta var."dedi.

"P-posta mı?"dedi Emma afallayarak. Bir kez daha Spike'ı düşünmek midesinin sıkışmasına sebep olmuştu. Lucy ona bembeyaz bir zarf uzattı.

"Specterlardan..."dedi imalı bakışlarla. "Hem de-" zarfı hızla aldı Emma. Gönderenin Estelle Specter olduğunu görünce bunun ne anlama geldiğini merak etti. Odasına çıkarken Lucy "Açmayacak mısın?"diye sordu.

R.E.S - Mazideki KusurBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!