11. BÖLÜM

4.1K 228 28


❀Düzenlendi❀



- Siz, siz yoksa annemin baloda seçtiği kişi misiniz ? dedi James surat asarak.

Kaç kere annesine söylemişti evlenmek istemediğini. O aşk adamı değildi. İnsanların sevgisine dahi inanmıyordu. Ama Düşes bir türlü bunu anlamıyordu. Sürekli birini bulup getiriyordu.

Emma ise bir nebze de olsa rahatlamıştı. Bir an onu tanıdığını sanmıştı. Evet, bu zordu ama neden olmasın ? Onu tanıyabilirdi.

- Evet Dük Hazretleri, dedi Emma başını önüne eğerek.

Odada bir süre sessizlik oluştu. James ise sinirliydi. Artık annesinin bu davranışından bıkmıştı. Sessizliği Düşes Victoria'nın sesi bozdu.

- Oğlum, bu Isabel.

- Isabel'miş. Yine bulmuşsun birini. Anne, sana kaç kere söyleyeceğim ? Ben evlenmek istemiyorum!

- Ben de kaç kere söyleyeceğim ? Sen evleneceksin!

Emma ise ne yapması gerektiğini bilmiyor sadece şaşkın bir şekilde onları izliyordu. Bir yandan da biraz kırılmıştı. Sonuçta artık güzel bir kızdı. Şuan James'in yerinde kim olsa hemen onunla evlenmek isterdi. Gerçekten James'i anlayamıyordu. Aşk çok güzel bir şeydi fakat o bir türlü bunun farkına varamıyordu.

Düşes ve James konuşurken, kenarda olayı izleyen Ketherin dayanamayıp lafa atladı.

- Abi, yeter. Bak kız ne kadar üzüldü. Ayrıca annem senin iyiliğini istiyor ama sen bunu göremeyecek kadar körsün!

- Ne saçmalıyorsun Ketherin ? Sen sanki...

Tam James cümlesini bitirecekken Düşes sözlerini kesip konuştu.

- Bu konu tartışmaya açık değildir, dedi net bir şekilde. Daha sonra konuşmaya devam etti. En kısa sürede düğün hazırlıklarına başlanacak ve evleneceksiniz.

Emma da tıpkı James kadar şaşırmıştı. Evlenmek mi ? Planında bu yoktu. Yani aslında buraya evlenmek için geldiğini biliyordu ama sadece James'i kendine aşık ettirecek sonra onu bırakıp gidecekti. Şimdi ise her şey çok değişmişti. Düşes en kısa sürede onları evlendirmeyi düşünüyordu.

Daha sonra Düşes ve Ketherin odadan çıktılar. James ise hala olayın şokunu pek atlatamamıştı. Evlenmek mi ? Bu sefer annesi gerçekten çok ciddiydi. Bir süre sonra Emma'ya dönüp konuşmaya başladı :

- Isabel'di değil mi ?

- E-Evet.

- Herhalde evlenmeyi düşünmüyorsun ?

Emma bir an ne diyeceğini bilemedi. Evlenmek mi ? Elbette onunla evlenmek istemiyordu ama ne diyeceğini bilemiyordu. Yanlış bir şey söylememeliydi.

- Şey..

- Elbette ki evlenmeyi düşünmüyorsundur. Ben aşka inanmam. Bunu biliyor olmalısın. Yani benimle evlenirsen hiçbir zaman mutlu olmayacaksın, ki zaten evlenmeyeceğiz. Anlıyorsın değil mi ?

- Evet, anlıyorum.

- İyi. Artık evine git istersen.

Emma reverans yapıp James'in yanından ayrıldı ve eve doğru yol aldı. Peki ya şimdi ne olacaktı ? Gerçekten ne yapması gerektiğnii bilmiyordu. Şuan Jenna'nın yanında olmasını o kadar çok isterdi ki. Bu düşünceler arasında çoktan kulübeye varmıştı.

KALBİMDEKİ LEKE #Wattys2017Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!