Bölüm 1

31.5K 961 148

Arkadaşlar biraz merak olsun diye açıklama yazmadım. Daha sonra gelecek açıklama...

Yine akşam olmuştu. Mirza, iki sene önce dedesinin ölümüyle Gülova Holdinge yönetim kurulu başkanı olmuştu. Dedesi ölmeden önce onu bu koltuğa oturtmuştu. Kendi oğlundan daha fazla torununa güveniyordu.

Mirza, dedesinin adını taşıyordu, babası olan Harun Bey evlenecek yaşa geldiğinde, onu tek yeğeni, kardeşinin emaneti olan Rana ile evlendirmişti. Mirza doğduğunda dünyalar Mirza Bey'in olmuştu. Biricik torununa kendi adını koymuştu. Rana ve Harun'un evliliğinden başka çocukları olmamıştı. Harun karısını asla sevmemişti. Mutlu bir evlilikleri olmamıştı. Mirza 15 yaşındayken dedesiyle İtalya'ya gitmişti, annesinin ani ölüm haberiyle ülkeye geri dönmüşlerdi. Rana Hanım kalp krizi geçirmişti ve vefat etmişti. Mirza 15 yaşında annesiz kalmıştı. Onun için zor hayatın başlangıcıydı hüzün yumağı annesinin sessiz sedasız gidişi.

İki ay sonra Harun Bey sekreteri Hülya ile evlendi. Hülya Hanımın kızı Simge'de onunla birlikte köşke yerleşmişti. Simge, Mirza'dan beş yaş küçüktü. Bu evlilikten çok geçmeden Mina dünyaya gelmişti. Mirza, eğitim için dedesi tarafında yurt dışına gönderilmişti.

Aradan geçen yıllarda Mirza 25 yaşında ülkeye geri dönmüş ve holdingde çalışmaya başlamıştı. Dedesi hala yönetim kurulu başkanıydı. İşleri oğlu Harun'a teslim etmiyordu. Harun Bey holdingde başkan yardımcılığı görevini yerine getiriyordu. Mirza 28 yaşına geldiğinde dedesi emekli oldu ve yerine de torunu Mirza'yı geçirdi. Harun Bey bu durumu kabullenmekte zorlanmıştı ancak yapacağı her hangi bir şey de yoktu. Babasıyla birlikte o da emekli olmayı seçti.

Mirza'nın her zaman destekçisi olan dedesi iki yıl sonra vefat etti. Holdingin hisselerinin yüzde on gibi kısmını Harun Bey, Rana Hanımla evlenirken oğluna vermişti. Vasiyetnamesinde de kendisinde olan yüzde doksan hissesinin yüzde on beşlik kısmını torunu Mina'ya, yine üzerine kayıtlı olan kendi şahsi gayrimenkullerini oğlu Harun'a, diğer yüzde yetmiş beşlik kısmının tamamını, oturdukları köşkü torunu Mirza'ya bıraktığını bildirmişti. Harun Bey ve ailesi istedikleri sürece köşkte oturacaklardı vasiyetnameye göre. Harun Bey ve eşi Hülya bu vasiyetnameye itiraz etseler de muvaffak olamadılar.

Mirza 30 yaşında dedesinin bıraktığı imparatorluğun sahibi olmuştu. Oldukça başarılı bir iş adamıydı. İşini iyi yapıyor dedesini tercihinden dolayı utandırmıyordu. Dedesi de ölmeden önce ona evlenmesi konusunda çok baskı yapmıştı. Ancak Mirza annesi ve babasının yaptığı hatayı yapmayacağını ve aşık olmadan evlenmeyeceğini söylemişti dedesine. Dedesi de 'Aslanım aşık ol hadi, ben ölüyorum' der torunuyla şakalaşırdı. Dedesi yaşarken de babası Mirza'nın Simge ile evlenmesini istemişti. Dedesi de, Mirza'da şiddetle karşı çıkmıştı. Dedesi öldükten sonra da babası ve Hülya Hanım baskılara devam etmişlerdi. Artık çok ileri giderek tanıdıklarına da ikisinin olası evliliğinden bahseder olmuşlardı. Mirza o eve geldi geleli Simge'den asla hoşlanmamıştı. Simge aslında çok güzel bir kızdı. Sarı saçları ve mavi gözleri etkileyici bir güzelliğe sahipti. Uzun boyu ile herkese tepeden bakan bir hali vardı. Asla mutlu olmayan, elindekiyle memnun olmayan bir tipti.

Bu akşam evde bir parti düzenlenmişti. Mirza mecburen katılma zorundaydı. Ama oldukça gitme işlemini geciktiriyordu. Simge'nin ve diğerlerinin ikisi evleniyormuş gibi davranmasından artık iyice sıkılmıştı. Hülya Hanım bu devasa mal varlığına bir şekilde sahip olmak istiyordu. Bunun yolu da bu evlilikten geçiyordu. Babası arayıp artık eve gelmesini söylemişti. Vakitte epey geç olmuştu. Artık gitmeliydi. Sıkıntılı bir şekilde aşağıya indi. Şoförü onu bekliyordu. Arabaya bindi.

"Abi, eve gidelim..." Dedi, sesinden canının sıkıntısı belli oluyordu.

"Mirza Bey, yine sıkkınsınız." Dedi Şoförü Sami. Sami 55 yaşındaydı, dedesini de şoförlüğünü yapmıştı. Mirza içinde çalışmaya devam ediyordu.

Yaban GülüBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!