10 BÖLÜM

4.2K 244 20


❀Düzenlendi❀


Emma çarpışma nedeniyle yanına düşen maskesini aldı ve hemen yüzüne taktı. Daha sonra kime çarptığını öğrenmek için başını yukarıya kaldırdı. Karşısında uzun boylu, siyah saçlı, yeşil gözlü bir adam vardı. Bir süre sonra adam yerden kalkması için Emma'ya elini uzattı. Fakat Emma eli tutmak yerine kendi kalkmayı tercih etti. Ayağa kalktığı zaman:

- Özür dilerim, dedi Emma başını öne eğerek.

- Önemli değil, dedi karşısındaki adam eliyle suratını kaldırarak. Sanırım bir yere yetişmeye çalışıyorsunuz, bu kadar hızlı olduğunuza göre.

Emam bir süre ne diyeceğini bilemedi sadece başını sallamakla yetindi.

- Hoş geldin Henry. Seni görmek ne kadar güzel... Yine! dedi James yanlarına gelerek.

Dük'ü karşısında görünce sevindi Emma. En azından çarpışma ona bir şey kaybettirmemiş, tam tersine James yanlarına gelmişti.

- Kuzen James. Seni görmeyeli ne kadar da çok olmuştu, dedi Henry.

- Evet. İki hafta oldu, dedi James surat asarak. Daha sonra konuşmasına devam etti. Bu güzel bayan da kim ?

- Biz sadece çarpıştık. Biraz acelem vardı ve Lordu göremedim. Tekrar özür dilerim. İzninizle ben artık gideyim, dedi Emma lafa atlayarak.

Emma James'in kal demesi için tanrıya yalvarıyordu. Dük'ün yanında kalmalıydı fakat nasıl kalacağını bilmiyordu. Jenna'yı bulup yanına gitmek istiyordu. Jenna "Bizi yan yana görmesinler" demişti. Lakin Emma işleri tek başına idare edebileceğini sanmıyordu. Ayrıca Düşes sürekli ona bakıyordu ve bu durum onu rahatsız ediyordu.

- Elbette gidebilirsin, dedi James.

Emma reverans yaptıktan sonra hızlıca oradan uzaklaştı. Biraz etrafına bakındı. Şansına kenarda içeçek dağıtırken Jenna'yı görmüştü. Hemen onun yanına doğru ilerlemeye başladı. Yanına geldiğinde konuşmaya başladı:

- Jenna, dedi tedirgin bir şekilde. Biliyorum yanına gelmemeliydim fakat işler yolunda gitmiyor.

- Ne oldu ? dedi Jenna meraklı gözlerini Emma'ya dikerek.

- Düşes ile karşılaştım. Daha doğrusu yanlışlıkla onunla masasına oturdum. Kalkacaktım fakat kalmamı istedi. Bana bazı sorular sordu. Bir süre sonra Dük'ün kız kardeşi Ketherin geldi. Sonra Düşes'ten yanlarından ayrılmak için izin istedim. Dük'ü bulmam gerekiyordu. Onu merdivenlerde gördüm tam hızlıca yanına giderken Henry denilen birine çarptım. Sanırım James'in kuzeni. Bir süre sonra James yanımıza geldi. Sonra daha fazla kalamayacağımı anlayınca izin isteyip yanlarından ayrıldım. Seni görünce de hemen yanına geldim.

Jenna, Emma'nın dediklerini dikkatle dinledi. Söyledikleri bitince bir süre düşünmeye başladı.

- Emma, James ile yakınlaşman gerek. Ayrıca Henry'den uzak dur. Kadınları kandırıp, kullanmayı sever. Tuzağına düşme. Eğer James'e yaklaşamıyorsan Düşes'in yanında ol. Balonun sonunda gelin olarak bir kız seçecek ve seçtiği kişiyi yarın daha dataylı konuşmak için kaleye davet edecek.

Emma bir süre düşündü. Düşes'i gördüğünden beri sürekli ona bakıyordu. Belki de gelin olarak Emma'yı seçmişti.

- Şey, Jenna. Düşes sürekli bana bakıyor. Acaba gelin olarak beni seçmiş olabilir mi ?

- Umarım öyledir. Fakat Düşes iyi bir kadın ve bu oyunun sonunda üzülmesini istemem, dedi Jenna dudağını bükerek.

- Amam başka şansımız yok Jenna. James de en az benim kadar acı çekmeli.

KALBİMDEKİ LEKE #Wattys2017Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!