5.9

2.1K 248 2

Jimin son bir kaç gün içinde yaptığı şeyi yaptı, yeniden çocuklarla olan provasından kaçtı ve Hye Sun'un yanına, hastaneye gitti.

Sevdiği kız, yine o çocuğun yatağının başında uykuya dalmış, melek gibi görünüyordu. Jimin gizlendiği ağacın arkasına yaslandı ve daha ne kadar böyle olacağını düşündü.
Onun karşısına çıkmaya cesaret edemediği için kaldıkları odanın tam karşısındaki ağacın arkasına yaslanıp yaşananlardan sonraki her gece Hye Sun'u izliyordu.

Pişmandı, yaptığı düşüncesizlik ve bencillikti, bunu kendisi de çok iyi biliyordu fakat sonradan pişmanlık hiç bir işe yaramıyordu.

Onu kaybettiğini düşünüyordu. Hye Sun'un kendisini artık sevmeyeceğini tahmin ediyordu.

Gözlerini yeniden odaya sabitlediğinde Hye Sun'un kalkmış olduğunu gördü.
Uyuyan arkadaşının saçlarını okşayıp bir şeyler mırıldanıyordu. Jimin bu görüntüyle kendisine eziyet çektirmek istemediği için tekrar ağacın arkasına saklandı ve içinden gelen ağlama dürtüsüne engel olmaya çalıştı. Suratını şekilden şekle soksa da başarılı olamadı, gözyaşları usulca süzüldü yanaklarından.

Jimin kendisini azgın denizin arasında kalmış ufak bir tekne gibi hissetti,

Çaresiz, kendisini sadece hayatın akıntısına bırakmış, bir umut kurtulmayı bekliyordu.

Kalbinin bu derin ve azgın sudan kurtulup yeniden mutluluğa kavuşmasını bekliyordu.

Escalator. pjmRead this story for FREE!