'İleride büyük bi market var, hızlı olmamız gerekiyor Jess, sen yiyecek bi şeyler al alabildiğin kadar fazla al ve bende diğer şeyleri alacağım anlaştık mı'
'Peki tamam'
Biraz daha ilerledikten sonra yolun kenarındaki marketin park yerine park etti. İkimizde indik Jamie kolundaki saate baktı.
'İkimizde tam 20 dakika sonra burda olalım tamam mı, kaybolma bak telefonunda yok'
'Saatim yok ki'
'Tamam benimkini al, hadi'
Saatini bana verdi ve ikimizde koşarak içeri girip ayrıldık. Yemek bölümüne gidip bi çok konserve yiyecek aldım ve biraz abur cubur doldurdum. Market arabasıyla insanların arasından geçerken bana garip bakıyorlardı. Ne var yani tatile çıkmış bir gençtim sadece. Alacağım son bi kaç şeyide alıp kasaya yöneldim ve kısa sürede ödeyip çıktığımda tam vaktinde arabanın yanındaydım. Jamie ise çoktan oradaydı. Sigarasını ağzında tutuyordu ve beni gördüğünde elimdeki poşetleri alıp arkaya koydu.
'Sen bunları nasıl taşıdın buraya kadar'
'Eh biraz kaslıyım biliyorsun'
Güldü ve yanağımdan öptü kartını geri ona verdim ama geri çevirdi.
'Sende kalması daha iyi olacaktır'
Başımı salladım, binmem için işaret etti ve ikimizde bindikten sonra tekrar yoka çıktık, şehirden hayli uzaklaştığımızda boş yolda ilerliyorduk.
'Neler aldın Jamie'
'Giyecek içecek bi kaç ihtiyaç giderici şeyler'
'İhtiyaç giderici şeyler?'
'Sigara, alkol ve prezervatif'
'Tanrım'
Güldü ardından başını bana çevirip tekrar güldü
'Ah hadi ama Jamie'
'Bunlar beni yaşatan şeyler Jess, ne bekliyordun'
'Aslında ben biraz vişne suyu isterdim'
'Aldım'
'Gerçekten mi'
'Evet, sevdiğini biliyorum'
Başından tutup öptüm gülümsedi.
'Peki Jess, ben diyorum ki Las Vegas'a gidebiliriz ha?'
'Las Vegas mı, Aman Tanrım dalga geçiyorsun'
'Hayır, zamanımız bol, yavaş yavaş gideriz işte, bu geceyi ormanda geçiririz, yarında tam anlamıyla yola çıkarız, olmaz mı'
'Peki tamam'
Eğilip beni öptü bende onu öptüm ve tek elini tuttum, diğer eliyle kullanıyordu zaten.
'Her şey güzel olacak dimi Jess'
'Evet bi tanem, çok güzel olacak, söz veriyorum'
Derince nefes aldı ve elimi öptü. Güzel olacaktı, olmak zorundaydı.
'Biraz uykum var Jess'
'Öyleyse durup biraz uyuyabilirsin'
'Peki ya sen?'
'Bende senin aldıklarını yerleştiririm, uykum yok'
'Peki öyleyse, acele etmek istemiyorum tamam mı, o yüzden böyle rahatım'
'Sorun yok, nasıl istersen öyle yaparız'
Elimi okşadı ve biraz ileride ormanın içine girdik. Boş bi alan vardı etrafı ağaçlarla çevriliydi, karavanı oraya park etti ve derince nefes alıp indi. Bende indim, arka kapıyı sonuna kadar açtı içerisinde küçük bi yatak masa ve tek sandalye vardı. Çok şirindi, hayli sevmiştim. Jamie yatağa uzanırken örtüyü üzerine çekti, yanına oturup başından öptüm.
'Güzel uyu'
Eğilip dudağımdan öptü. Ayağa kalkıp aldıklarımızı teker teker yerleştirdim, yiyecekleri ve içecekleri yatağın altına ittim ve sularıda üstteki dolaba kaldırdım. Katlanabilir sandalyeler vardı onları kenara dayadım. Son poşeti açtığımda içinden en az yirmi kutu prezervatif ve en az onlar kadar sigara paketi çıktı. Derince nefes alarak onlarıda dolaba koydum ve en son bi kaç battaniyeyide alıp katladım ardından çöpleri topladım. Yerde oturuyordum ve Yaklaşık iki saat boyunca onun uyumasını seyrettim, hiçte sıkılmamıştım. Melek gibi bi şeydi, çok saftı uyurken. Yavaşca gözlerini araladığında gülümsedim. Oda gülümsedi ve geri gözlerini kapatarak kaydı.
'Buraya gel'
Yanına yattım ve sıkıca sarıldım. Başından öptüm suratını ellerim arasına alıp gülümsedim.
'Hayırdır ne bu sevgi gösterileri falan'
'Çok seviyorum seni, ondan'
'Öyle mi'
'Öyle'
'Çirkin'
Burnumdan öptü ardından sıkıca sarıldık.
'Jamie sorun şu ki sanırsam benim şey, dönemim geliyor'
'Biliyorum'
'Sen nerden biliyorsun'
'Takip ediyorum, haftaya olması gerekiyor, köşedeki poşete baktın mı'
'Bakmadım'
'İhtiyacın olan şey orda tamam mı, sorun yok'
'Ya sen neden mükemmelsin'
'Beni mükemmel yapan sensin'
'Teşekkür ederim, yani her şey için'
'Bidaha böyle konuşma'
Dudağımdan öptü, bi süre ona sarılarak yattım, başımdan öptü.
'Aç mısın'
'Evet'
'O zaman gidip biraz ateş yakalım, zaten hava kararıyor'
Başımı salladım o sırada elleri yeniden titremeye başladı, gözlerini derince nefes alarak kapattı. İkimizde oturduk ellerini ellerimin arasına alıp öptüm.
'Sorun yok, sakin ol'
Bana sıkıca sarıldı bende ona sarıldım. Sıkıca öyle kaldık. Bi süre sonra elinin titremesi durdu ve derince nefes alıp ayağa kalktı. Bende kalkıp ona arkasından sarıldım.
'Böyle küçük şeyleri kafana takma Jamie'
'Nasıl takmayayım, olmadık bi zamanda olsa çok saçma şeyler olacak'
'Ya hayır neden öyle düşünüyorsun ki, zaten en fazla beş dakika sürüyor ne var bunda, lütfen, sorun yok'
'Peki, peki tamam'
Beni başımdan öptü ve ikimizde dışarı çıktık. Ateş için biraz odun toplamaya gittiğinde bende hemen karavanın dibine sandalyeleri kurdum ve battaniyeleri çıkardım. Ateşi yakmaya başladı ve kibrit almayı akıl ettiğinden yakması uzun sürmedi.
'Önce Biraz kahve içmek ister misin'
'Güzel fikir'
Gülümseyip bir miktar suyu ateşte ısıttı, bende bardakları çıkardım ve suyu onlara doldurduktan sonra içine küçük paketteki kahveleri boşaltıp iyice karıştırdım ardından sandalyelerin ceplerine koydum. Oturup battaniyelere sıkıca sarındık ve sıcacık bardakları elimize alıp yudumlamaya başladık.
'Eve döndüğümüzde sana yeni bir telefon ve numara alalım'
'Numara neden'
'Değiştirmen gerekiyor, sadece bende ailende olsun, matt ve anne de de olabilir tabii'
'Neden'
'Bilmem, bana kalırsa artık Brad'de numaran olmaması gerekiyor, yakında okuluda bırakacak zaten'
'Bırakacak mı?'
'Evet'
'Neden'
'Çok fazla soru soruyorsun, öyle işte'
'Jamie hemen anlatır mısın lütfen'
'Ah peki, onun intikamını alacağımı söyledimya, o intikam işte, bi planım var ve şu an işliyor'
'Ne çabuk, hangi arada yapıyorsun bu kadar şeyi'
'Anlayamassın'
'Tabii ki Bay çok yetenekli Vincent, ee plan ne?'
'Şey, biraz yetenekli olduğum doğrudur, plana gelirsek, hani sana yaptığı şeyleri göstermiştinya bana, aynılarını ona yapacaklar. Şöyle söyleyeyim, bi kaç eşcinsel arkadaşım var anladın mı? Kendim yapmak isterdim ancak planın daha önemli bir bölümüyle ilgileneceğim. Şahsen senden başka birini becermek istemem.'
'Aman tanrım Jamie'
'Yorum yapmak zorunda değilsin, o herifin intikamını çok kötü alacağım Jess, bu sadece planın yüzde birlik kısmı'
'Jamie beni koruman çok güzel ama iğrenç değil mi sencede'
'Evet, o herifte bunlar gibi iğrenç'
'Sen her şeyin doğrusunu biliyorsun, yorum yapmayacağım'
'Boşver Jessica, sen kafana takma bunları, ben halledeceğim, merak etmenide istemiyorum tamam mı'
'Tamam, ama merak edeceğimi biliyorsun'
'Biliyorum, aynı şeyleri küçükken bende yaşadım, biliyorsun. Gerçi bana ben baygınken yapıyorlardı ama uyandığımda acısı hala geçmemiş oluyordu, bu yüzden o piç uyanıkken becerilecek. Boşver sen tamam mı, kafana takma hiçbir şeyi, biz buradayken halledecekler zaten bana da bi video gönderecekler eve gidince izleyeceğim. Sen tabii ki izlemeyeceksin, sonra işin gerisi beni ilgilendiriyor zaten'
'Peki ya sen ne yapacaksın'
'Onu en acı yerinden vuracağım, ne olduğunu boşver ve konuyu uzatma lütfen'
Başımı salladım ve kahvemi yudumladım, yapacağı şeyler çok korkunç ve iğrençti. Jamie yaparım diyorsa yapardı onu vazgeçiremezdimde. Birazda haklıydı açıkcası, o iğrenç adam bunu hak ediyordu.
'Jamie, sen küçükken-'
'O konulardan mı konuşmak istiyorsun Jessica? Gerçekten şimdi mi?'
'Özür dilerim'
Derince nefes aldı, başımı öne eğdim, oysa karşıyı izliyordu.
'Sor hadi'
'Hayır, özür dilerim'
'Jessica, şu anda bana sormak istediğin tüm her şeyi sor, tüm her şeyi, geceye kadar sorularını cevaplayabilirim, söz veriyorum, ama bundan sonra, yani bu günden sonra, bana asla bu konuları açtırma tamam mı, asla yapma, şimdi, lütfen seni dinliyorum'
'Sen emin misin'
'Evet, hadi'
'Şey ben soracaktım ki, küçükken sana bunları yapan adam, nerede?'
'Öldürdüm onu'
'Dalga geçiyorsun'
'Tabii ki dalga geçiyorum Jessica henüz birini öldürecek kadar psikopat değilim merak etme, sadece ondanda intikam aldım, ölmesine ramak kalmıştı ki küçük bi kızı olduğunu hatırladım ve kendimi zorla durdurdum, yoksa gebermiş olacaktı, pislik herif'
'Her şeye rağmen iyi niyetini her yerde gösteriyorsun, en kötü şeyde bile'
'Ne bileyim Jessica, öldüremezdim ki onu, kızı için durmak zorundaydım en azından'
'Devam edebilir miyim?'
'Durmadan sor lütfen'
'Peki şey, neden çocuklardan bu kadar nefret ediyorsun?'
Kahvesini bitirdi ve bardağı ateşe fırlattı ardından cebindeki paketten sigarasını çıkarıp yaktı.
'Biraz uzun hikaye aslında ama anlatayım. Ben küçükken işte, abim vardıya benim. Öyle çok seviyordum ki onu Jess, o annem ve babamdan daha değerliydi benim için, her zaman yanımda oluyordu, zorlukları birlikte atlatıyorduk, her ne olursa olsun birbirimize anlatıyorduk her şeyi, seviyordu o da beni. Sonra bi gün yeniden başka bir eve taşındığımızda annem ve babam parasal açıdan biraz sıkıntılıydılar, ben onlar konuşurlarken duydum abim benden bahsediyordu, bir şey istiyordu ne olduğunu tam hatırlayamıyorum, almıyorlardı ona, demişti ki 'Jamie olsa alırdınız, o küçük üvey bir bebek, bense sizin gerçek oğlunuzum' ve bunları ben duyduktan sonra kendimden öyle çok nefret ettim ki o küçük yaşta yapmadığımı bırakmadım. Tabii ki çocuktuk ikimizde ama beni gerçekten derinden etkiledi ve ben o lafları asla unutmayacağım.'
'Ama isteyerek söylememiş Jamie, çocukmuş işte, bilmiyormuş ki ne dediğini'
'Biliyorum, farkındaydımda zaten, ama düşünsene Jess, canından çok sevdiğin biri var ve sen onun sikinde değilsin. Afedersin ama en doğru tabir bu olacaktı. Küçükken bile kendi yaşımda hissetmiyordum, en az on yaş yaşlı hissediyordum ben. Sadece bu da değil tabi kendimi şartlamıştım, bundan sonra bebeklerden nefret edeceğim, onlar ucube diye, e hal böyle oluncada gördüğüm her bebeğe kötü davrandım, kötü davrandığım içinde dövüldüm, zaten git gide büyüdü her şey, daha fazla nefret ettim bebeklerden, çocuklardan. Küçüktüm Jess, belki şimdi çok saçma geliyordur ama o zamanlar çok kötü zamanlardı benim için'
'Haklısın Jamie, sana karşı çıkamam ki'
Sigarası bittikten sonra bi tane daha yaktı sadece karşıyı izliyordu. Eliyle devam etmem için işaret etti.
'Abin öldüğünde gerçekten üzüldün mü'
'Tabii ki, ama annemler kadar fazla bi acı hissetmedim doğal olarak. Ya bazen düşünüyorum Jessica, abim bi trafik kazasında öldü ve annem beni merak etmekte öyle haklı ki mesela o kazayı yaptığımız gün ne kadar endişelendiğini tahmin etsene, üzülüyorum, paralayasım geliyor kendimi'
'Böyle düşünme, çok seviyor seni, anneni anlayabiliyorum Jamie, kadının oğlu ölmüş, tabii ki endişelenmesi çok doğal, bizde bundan sonra daha dikkatli oluruz bu konuda tamam mı'
Başını salladı ve elimi tutup sıktı. Devam etmemi istercesine bana baktı. Onu üzmekten çok korkuyordum ama devam ettim.
'Şey, Peki, biraz sorarken utanıyorum ama, beni ilk becerdiğin gün, neden adada kalmaya devam ettin, ne yaptın adada o kadar süre, çok merak ediyorum ben o günden beri'
Güldü ve yeniden başka bir sigara yaktı.
'Neden daha önce sormadın bunu? Ben yanlızca adada biraz daha kalıp kafamı dinledim, iğrenç şehre dönmek istemedim, e sende yoksun, ne yapacaktım ki orda. Kalıp kafamı dinlemeyi tercih ettim Jess, bi şey yapmadım yani merak etme'
Güldü bende hafifçe güldüm ve elini öptüm.
'Tamam şey, bi şey daha, ilk becerdiğin kız kimdi'
'İsteyerek mi, istemeden mi'
'Ah, ikiside'
'Şey istemeyerek bakıcımdı, iğrenç kadın zorla becertmişti kendini, iğrenç, daha on yaşındaydım tanrım erkek bile değildim, isteyerek konusuna gelirsek lisede bi kız vardı okulun en güzel kızı diyorlardı ama ben o kadar beğenmiyordum açıkcası, beni seviyordu, arkadaşlarla iddiaya girmiştik bu kızı elde kim eder diye, beni hayli seviyormuş yazık, bende yanına gidip akşam buluşalım falan demiştim öyle sevişmiştik. Ama sonradan üzüldüm çünkü yanlış kişiye aşık olduğunu bilmiyordu, iğrenç biriydim ben. İddiayı kazandım bana yemek ısmarlamışlardı. Yani karnım doysun diye kızı kullandım ama pişmanda değilim açıkcası banane geçti gitti.'
'Güzel maceraymış'
'Öyledir'
Bi sigara daha yaktı ve bu sefer elinden alıp ateşe attım, abartmaması gerekiyordu.
'Haklısın'
'Jamie ben acıktım biliyor musun'
Güldü ve ayağa kalkıp içeri gitti.
'Sucuk yemek ister misin? Çünkü konservedekileri yapmaya birazcık üşenmiş olabilirim.'
'İsterim evet'
Güldüm elinde sucuklarla geri döndü ve o onları pişirirken bende kaslı vücudunu izlemeyi seçtim.
'Yardım edebileceğim bir şey var mı'
'Hayır yok, teşekkürler'
Gülümsedi karşılık verdim, çok geçmeden hazır olduğunda bana meyvesuyuyla birlikte sucuğu verdi. Hayli acıkmıştım bu yüzden hemen yemeye başladım. İkimizde yedikten sonra sadece oturup ateşi izledik.
'Jamie bana, her şeyi anlattığın için teşekkür ederim'
'Önemi yok Jessica, anlatmam gerekiyordu zaten'
'Senin için bi şeyler yapmak istiyorum'
'Öyle mi, ne için'
'Bana anlattığın için'
'Jess zaten gerekiyordu bi tanem'
'Evet ama, yine de yapmak isterim, hadi söyle'
'Tamam madem çok istiyorsun, sevişsek yeter fazla bi şey istemiyorum, kaç ay oldu Jess zor tutuyorum zaten kendimi'
Güldüm ve eğilip onu öptüm.
'Onu zaten yaparız, başka bir şey istemiyor musun'
'Hayır, yani istiyorum ama, sevişirken anlatabilirim, dediklerimi yaparsın'
'Anlaştık'
'Ne zaman yapıyoruz?'
'Biraz sabretmelisin bence'
'Önce aklımı çel sonra sabret demesi kolay dimi?'
'Hayır öyle yapmak istemedim'
Güldüm ayağa kalktı ve banada elini uzattı, tuttum. Beni içeri götürüp yatağa oturttu ve önce kendi ağzına sonra da benim ağzıma naneli şeker verdi. Güldüm.
'Güzel fikir'
'Kesinlikle, ateşi söndüreceğim, sende hazırlanmak ister misin?'
'Hayır beni yanlız bırakma'
'Bi tanem ateş bir metre ileride sadece'
'Çabuk ol'
Güldü ve başını sallayıp söndürmeye gitti, geri geldiğinde yaklaşık on beş dakika geçmişti ve ben hayli korkmuştum. Her taraf çok karanlıktı, sadece ay ışığı aydınlatıyordu geceyi. Sandalyeleri karavanın içine aldı ve kendide içeri girip kapıyı kapattı ardından kilitledi ve anahtarı kenara koydu. Karavanın küçük perdeleri vardı onları kapatacaktı ki durdurdum.
'Zaten çok karanlık Jamie korkuyorum'
Dinlemeden kapattı ve yanıma uzanıp beni kollarıyla sıkıca sardı.
'Korkma Jess, ben yanındayım'
Gözleri simsiyah parlıyordu ona iyice sokuldum.
'Karanlıktan korktuğumu biliyorsun'
'Biliyorum'
Başımdan öptükten sonra beni altına aldı ve başıma sıkıca sarıldı bende ona sarıldım.
'Mutlu et beni Jessica, çok özledim'

+25 vote +10 yorum. Hiç yorum gelmiyor, sonra yb gelmedi diye bana kızıyorsunuz. Sizi seviyorum, kendinize iyi bakın bir dahaki bölümde görüşürüz. 💞

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!