Bölüm 21

1.4K 93 13

"Boşuna telaşlandın, Rose! İşte geldiler." dedikten sonra elindeki kutuyu yere bırakıp "Bu benim kostümüm, sen Linda'nın saçlarıyla uğraşırken seninkinide getireceğim." dedi Emma ve kapıdan hızla dışarı çıktı.

Sonunda gelmişlerdi demek ve Rose hala ne giyeceklerini bilmiyordu. O an ne merakı yüzünden ne Linda ne de onun saçları umrunda değildi ama bırakacak olursa başına geleceklerinden haberi vardı tabii. Ayrıca bu kızı bir prensese çevirmeye çalışmak için uğraşmıştı. Saçına bir bukle daha yaparken Emma içeri girip elindeki kutuyu Rose'un yatağının bırakır bırakmaz artık dayanamayarak kızın saçını bırakıp kutuya koşmuştu.

"Buraya gel, Weasley! Saçlarımı bitirmezsen o kostümünü tüm Gryffindor'un gözü önünde parçlarım!" diye tehtit savurduğunda umursamıyordu bile.

Fakat Rose, kutuyu açtığında eline geçen kolsuz yeşil ve üzerinde siyah noktalar olan... ve mavi bir şort onun yanında kemikli bir toka...

"Emma Greenburg, ciddi olamazsın."

Elinde ufak ve enkli şişelerle gelen Emma, "Gayet ciddiyim, Rose ve senin annen olabilmem için turuncu saçlara ihtiyacım olacak. Şu prensesten sonra bana yardım edeceksin."

"Sen ne zamandan beri eski Muggle çizgifilmleri izliyorsun? Merlin'in sihirli deyneği adına, dışarıdaki havadan haberin var değil mi? Ekim ayındayız!"

 Bu kostümle kim dışarı çıksa donarak can verebilirdi. Keşke kürkü olan bir yaratık kılığına girmeyi seçip Emma'nın kostüm olayını geri çevirseydi. Fakat annesi ona her zaman "Bir hata yapmışsak, bedelini nasıl olursa olsun öderiz." derdi. İşte bu sözünü şimdi gayet iyi anlıyordu, havanın giyeceklerine uyumlu olmaması bu kıza güvenmelerinden kaynaklanıyordu. Kulağa hoş gelen bir bedel değildi bu! Yinede Rose'un hatasıydı, önlemini almaması için bir engel yoktu gerçi ama öyle bir şeye kalkışırsa Emma'nın ortalığı birbirine katacağından haberi vardı. Kaçamazdı.

Rose, Linda'nın bir türlü kapanmayan çenesine daha fazla dayanamayıp saçına bukleler yapmak için geri dönerken, Emma beyaz elbisesini kutusundan çıkarmış yatağına seriyordu. Demek bu yüzden turuncu saç meselesinden bahsediyordu. Sürtük!

"Sevgili babamın da Tony olacağını söyle de, şaşırmayayım!"

"O meseleyi daha sonra konuşuruz, Rosie. Linda, o lanet buklelerini kendin halledersen sevinirim, o kız bana lazım." diye bir yanıt aldığında bıkkınlıkla kendi saçını nasıl yetiştireceğini düşünmeye başlamıştı.

****

Tony kafasındaki siyah saçla Albus'un yanına gelip onu sarı saçlı yapmaya ikna etmeye çalışmamıştı. Ortada iğrenç bir tehtit vardı çünkü. Başta düşünmeden geri çevirdiği sarı saçlı olma meselesini Tony tek bir fotoğrafla çözmüştü. Albus'un ağzı açık salyaları bir köpekten farksız halde uyurken iğrenç bir resmini çekmiş ve Nora'ya göstermekle tehtit etmişti. İşte bu  yüzden bu salak iksir şişesi o an boştu ve Albus'un saç dipleri yavaş yavaş renk değiştirmeye başlıyordu.

Bu salak kostüm işine Nora için bulaşmıştı. Eş olacaklarını söylemişlerdi ama hesapta Scorpius gibi bir çocuklarının olacağı falan yoktu. Mavi bir kravatı kafasından geçiren Tony'de siyah saç gerçekten bir tuhaf durduğunu düşünüyordu, kim bilir bu renk Albus'a nasıl duracaktı.

Beklediği gibi Gryffindor ortak salonunda olacak bakışları boşvererek elinde bir kutuyla gözaltlarından biri mor olan Scorpius yanlarına çıkıp gelmişti.

"Tony, kutunun içindeki yeşil sopa senin bir yerlerine geçirmem için mi, yoksa karıştırıyor muyuz?" dedikten sonra yüzünde bir ifade olmadan elindekini yere atmıştı.

Son VarisBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!