39.BÖLÜM/ Ruhunun Tadı

5.6K 320 11
                                              

Bölüm Şarkısı= Bahadır Sağlam/ Kır Papatyası (Bu şarkıyı ayrı bir seviyorum seviyorum seviyorum... Şarkı ile okuyabilirsiniz )

Yemek sırasında Defne artık normal biri olup benimle sohbet etmeye başlamıştı. Hatta bir sürü saçma espri yapmıştı ve bu benim hoşuma gitmişti. O güldükçe bende gülüyordum. Birbirimizi tanıyorduk,yani kısmen ben onu. Sevdiği çiçeğin lale, en sevdiği rengin mavi olduğunu ve daha bir sürü şeyi öğrenmiştim. Cansu'nun kalbini taşıyor olabilirdi ama birbirleri ile o kadar zıttılar ki. Cansu papatyaları severdi, Defne ise laleleri. Cansu kışı severdi, Defne ise yazı. Bu liste böyle uzayıp gidebilirdi.

Yemekte Defne'nin biraz hayat hikayesi ile ilgili de konuşmuştuk. Üstü kapalı anlatışına göre; uzun bir süredir rahatsızmış ve şimdi tamamen iyileşmişti. Nakil olduğunu belirtmeyerek, ameliyat olduğunu ve ömür boyunca kullanmak zorunda olduğu ilaçlardan bahsetti. Biraz ısrar edip tekrar tekrar sormama rağmen nakil olduğunu hep es geçmişti. Bende daha fazla üstelemedim zaten.

Ailesi, Muğla'da yaşıyordu ve sekiz yaşında bir erkek kardeşi olduğundan bahsetmişti. Buraya hayallerini gerçekleştirmek için  gelmişti. Bu hayallere ve hayata ben de dahildim artık...

Yemeğin ardından, geçen sefer berbat geçirdiğimiz geceyi telafi etmek için barın yolunu tuttum. Normalde sevgilimle böyle yerlerde vakit geçirmezdim fakat Defnenin bu hayatı görmesini istiyordum. İçindeki heyecanı yaşamasını ve hep yanında olacağımı anlamasını istiyordum. Bana güvenmeyi öğrenmesi gerekiyordu. Bir zorlukla karşılaştığında ilk beni görmesini, ilk bana koşmasını istiyordum. Her şeyi ben olsun istiyordum...

Arabayı durdurup, yanımdaki kadına baktım. Tedirgin gözlerle bana bakıyordu. Elini kavrayıp,''Sorun yok'' dedim ve parmak boğumlarına minik öpücükler bıraktım. Araçtan inip Defne'nin kapısını açtım ve inmesini bekledim. Kısa bir bekleyişin ardından araçtan indi ve elini bana uzattı. Uzatılan eli büyük bir tebessümle karşıladım. İçeri geçtiğimizde yukarıya çıkmak için adım attım ama beni geriye çeken kuvvete dönüp,''Ne oldu?''dedim endişe ile.

''Dans edelim mi?''

''Dans bana göre değil güzelim, hadi yukarı çıkalım''

''İyi sen çık ben dans edeceğim'' deyip elimi bıraktı. Hızlı adımlarla kalabalığın içine girdi. Loş ışık ve kalabalıkta onu görmem zor oluyordu. Bunu ben istemiştim ve şimdi şikayet edemezdim. Ağzımdan bir küfür savurup kalabalığın içine daldım. Tepinen bedenlerin arasında Defne'yi arıyordum. Bu oldukça zor oluyordu. Etraf fazlasıyla karanlıktı.  Kalabalıktan sıyrılıp bir kaç adım geri gidip etrafı inceledim. Kurtlar kuzunun etrafını sarmıştı ve benim kuzunun hiç şikayeti yoktu. Etrafa gülüşler saçıyor ve erkekleri kendine çekiyordu. Sinirle tekrar kalabalığın içine girip, kuzumun yanına doğru ilerledim. Yanına ulaştığımda kolundan tutup kurtların arasından çekip çıkardım. Vücudu göğsüme çarparken ,dağılmış saçlarını yüzünden çekti. Kocaman gülümseyişle yaklaştı ve kulağıma fısıldadı.

''Geleceğini biliyordum'' dedi kocaman bir gülümseme ile. Yaptığım tamamen bir aptallıktı. Defne'nin eğlenmesini istiyordum ama bu kadarını hiç tahmin etmemiştim. Oflayarak, '' Hadi gidelim'' dedim bedenini kendime yaslayıp kalabalığın içinden çıkmaya çalışırken. Ellerini avucumun içinden kurtarıp geriye çekildi.

''Hayır, daha yeni geldik ve sen benimle dans etmezsen gelmem!''diyerek tekrar kalabalığın arasına girdi. Ne desem ,ne yapsam durmaya hiç niyeti yoktu. İçimden pekâlâ eski Uras'ı uyandırma zamanı diye geçirdim ve kalabalığın içine girdim. Defne'nin elini avucumun içine alıp kendime çektim.

Elleri boynumu kavrarken, elimi beline yerleştirip, bedenini yavaşça geriye yatırdım.  Saçları geriye doğru düşmüş,boynunu açıkta bırakmıştı. Eğilip boynuna minik bir buse bıraktım ve aniden Defne'yi kaldırdım. Nefesi hızlanmış,gözleri büyümüştü. Gülümseyip, ellerini omzumdan çekip tuttum. Bedeninin kendime yaslayıp kulağına yaklaştım ve ''Gidiyoruz''diyerek, fırsat tanımadan kalabalıktan çıktım.

Dışarıya çıktığımız da temiz havayı içime çekip Defne'ye baktım. Halinden fazlasıyla mutlu görünüyordu. ''Pek neşelendin''dedim arabanın gelmesini beklerken.

''Ehh biraz''diyerek gülümsemesini sürdürdü. Bu arada arabada gelmişti. Vale'den anahtarları teslim alırken, Defne'nin elini bırakıp sürücü koltuğuna yerleştim. Arabayı çalıştırmadan önce kemeri takıp motoru çalıştırdım. Bardan uzaklaşırken Defne hâlâ sessiz olmaya özen gösterircesine kıkırdamaya devam ediyordu.

''Seni bir daha böyle yerlere getirmeyeceğim''dedim bir an bakışlarım ona kayarken. Omuzlarını ''bana ne''der gibi silkti ve kıkırdamasına kaldığı yerden devam etti...

^^^^

Yol boyunca bir an bile susmayıp bana gecenin en güzel hediyesini vermişti gülüşleriyle. Şimdi de gitme vakti gelmişti. Arabayı demir kapıya yaklaştırıp durdurdum.

Eğlenceli geçen zamanında sonuna gelmiştik. Her geçen güzel zamanında bir sonu vardı. Artık Defne'yi evine bırakmam gerekiyordu. ''Yolun sonu''deyip hafifçe tebessüm ettim. Yarını düşünmeden anı yaşamak istiyordum artık. Yönümü Defne'ye çevirip, biraz yaklaştım. Avuç içlerim hemen yanaklarını kavrarken dudaklarımı dudaklarına değdirip izin istercesine bekledim.

Yumuşak ve çilek tadındaki dudaklar beceriksizce dudaklarıma baskı uyguladığında izin verilmişti. Bu sefer bu cesareti kırmadan tutkuyla öptüm. Dilime değen çilek tadının kıymetini bilircesine yavaşça hareket ettim. Elimin altında titreyen bedenin sanki ruhuna dokunuyordu parmaklarım. Ufak bir kıvılcım çarpıyordu arada parmak uçlarıma. Karanlık gecede ay üzerimize ışık tutarken, yıldızlar sonsuz pırıltılarını üzerimize yağdırıyordu sanki. Daha önce hiç böyle hissetmemiştim. Sanki ruhum onun dilinin ucundaydı.  Aşk birbirine karışıyor,bedenlerimizi tek bir vücut olmak istercesine çağırıyordu. Son  kez çilek tadını alıp, geri çekildim. Fısıltı ile,''Gitsen iyi olur'' dedim ve geri çekildim.

''Görüşürüz,iyi geceler''

Yanağıma aniden dokunan dudakların ardından Defne hızla arabadan indi. Koşarak demir kapıyı açtı ve içeri yürümeye başladı. Gülümseyip yanımdan giden kadını izledim. Bedeni gidiyor olabilirdi ama, ruhu benimleydi. Evin kapısına ulaştığında geri dönüp el salladı. Gülümsememi genişletip bende aynı şekilde tanıdık gelen bu duruma el salladım. Benim hareketimden sonra içeri girdi ve bende oradan uzaklaştım...

Hangi tatta bulabilirim ruhunu?

Şuraya da Uras ve Defne resmi bırakıyım :)

Şuraya da Uras ve Defne resmi bırakıyım :)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Bölüm sonu :)

Oylamayı ve yorum yapmayı unutmayın Canlar :)

SEN ONA AŞIKSIN- Tamamlandı (Düzenlenecek)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin