Dudağımdaki Ağırlık

5.7K 156 13

"Anneme söyleyeceğim"

Anahtarımı çıkardım. Yuvaya soktum. Kapıyı çevirip açtım. Annem evde yoktu. Aaaa tabi ya annem çalışıyordu. Psikologtu benim annem. İştedir şimdi. Telefonumla annemi aradım.

The person your calling is busy

Şu sese gıcık oluyorum be. Tiksindirici bence.

Derin bir nefes aldım. Daha söyleyemeyecektim. Aslında söylenebilirdi belki ama bence öğretmenimden çıkma teklifi aldığımı, hatta bayağı bayağı aşk yaşadığımızı bir telefon hattının üzerimde söylemek pek de hoş olmazdı. Şimdi hazır annem yokken bir prova falan yapmalıyım bence. Çünkü ilk defa böyle bir şeyi açıklamak... Ne bileyim? Bir prova yapsam bir şey kaybetmem diye düşünüyorum açıkçası. Aynamın karşısına geçtim. Kendi kendime konuşmaya başladım.

"Anneciğim bak şimdi. Benim bir öğretmenim var hani. Serkan hoca... Fizikçi. Lafı çok fazla uzatmayacağım. Eeeğm şey eğm. O bana çıkma teklifi etti. Bana aşıkmış"

Telefonum çalıyordu. Hah annem.

"Alo anne"
"Alo"
"Annişkom ben eve geldim haberin olsun. Yalnız açım ne yiyim"
"Valla Asya evde bir şey yok ya yumurta kır ya da dışarı çık ye"
"Tamam ben ayarlarım bir şeyler"

Kapattım. Yumurta kırmaya üşendim açıkçası. Neyse şu anda daha mühim işlerim var benim.

Tekrar aynanın karşısına geçtim.
"Anneciğim bak şimdi. Benim bir öğretmenim var hani. Serkan hoca... Fizikçi. Lafı çok f..."

Telefonum tekrar çalıyordu.

SERKAN HOCA

Aman Allahım arıyordu. Beni arıyordu. Sizi değil beni. Hah.

"Efendim" heyecenlıydım
"Asya" heyecanlıydı
"Efendim hocam"
"Bana artık hocam demek zorunda değilsin bence" haklıydı. "Tamam Serkan"
"Çabuk alıştın bakıyorum"
"Aynen öyle oldu sanırım. Neden aradın beni?"
"Rahatsız etmiyorum değil mi?"
"Rahatsız edenim sen ol" ay Allahım nasıl dedim ben onu?
"Ederim. Ee şey diycektim ben. Eeeeğ ögle yemeğine ne dersin?"
Aman Allahım. Öğle yemeği mi?
Beni çağırdı çok mutluyum lan
"Aa tabiki sen gel beni evden al"
"Tamam evin önüne geldiğimde ararım seni" heyecanlıydı. Sesinden aşırı belli oluyordu.

Aynanın karşısında kendime baktım. Provaları boşver diyip üzerimi giyinmek için dolaba doğru yol aldım. Bakalım neler var? Buldum. Direk şeçtim. Göbeği açık, pembe bir tişört ve siyah bir pantalon. Klasik şeyler işte fazla abartıya gerek yok ya da var mı ki? Aman neyse ilk sefer bu sonuçta.

*-*-*-*-*-*

Aynanın karşısına geçtim. Parfümümden sıktım kapağı kapatıp tam da yerine koyacaktım ki............

"Alo Serkan hocam"
"Aa ama ben sana Serkan demeni söylediğimi hatırlıyorum"
"Pardon ağız alışkanlığı"
"Tamam gülüm"
"Gülüm?"
"Pardon ağız alışacaklığı" ay gerçekten hem güldüm hemde mutlu oldum. Demek beni ilerde gülü olarak görüyor.
"Güzel laf. Nerden bu? İnternetten mi? İnternettense siteyi söyle de bende bulayım bir iki söz"
"Aşağıdayım"

Der demez kapattı telefonu. Neden ki? Sanırım her ne.kadar bana çıkma teklifi etmiş bile olsa benim büyüğüm, öğretmenimdi. Neyse

Aşağıya indim. Arabada beni beklıyordu. Kapımı açtı

"Hoş geldiniz hanım efendi"
"Hoş bulduk bayım"

Arabaya bimdim ve hemen ardımdan emniyet kemerimi bağladım. Serkan da arabaya bindi ve yolculuk başladı.

Sınıf ÖğretmeniBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!