şeytan

56 2 0
                                                  

Deliye döndüm herkeze sordum,her yere baktım ama yok . Ağlamaktan gözlerim acıyor artık, bedenim beni taşımıyor, niye ben neden anlamıyorum . Anlımda terkedilmeye musaittir mi yazıyor . Hayatımdaki herkez beni terkedip gidiyor. Son çare belki bir umut bakkal hüsnü amcaya sormak.

Koşar adım bakkala girdim, avazım çıktığı kadar bağırdım.

"Anneeeeeee"

O, aradığım umudu buldum şuan annem tam karşımda. Erkenden kalkıp bakkala bişeyler almaya gelmiş. Yaşadığım mutluluğu tarif bile edemem.

"Noldu kız ne bu hal"diyip üstümü göstermesiyle gözlerimle kendimi süzmeye başladım. Atın beni denizlere,köprüden de atabilirler. Bu resmen rezilliğin son noktası,uyku sersemi nasıl çıkarım dışarı . Üstümde babamın atleti ,uyurken nasıl dağınık yattıysam bir bacağım kople açık adeta fitikir veriyorum . Üst bölgem ,atletin bana büyüklüğünden kople açık.Aglamaktan burnum bile akmıştır ve kesin birazdan nefes almaya kalksam sümüklü bir balon olur.(burda herkezin iğrenç dediğini duyar gibiyim:)) Rezilliğimi örtmek için önce atleti aşşağıya kadar çektim sonra küçük ellerimle üst bedenimi örtmeye çalıştım.

"Anne kapıya adam geldi erzak getirmiş"

Konuyu dağıtmanın ve bana bakan gözleri üstümden çekmek istercesine söyledim ama nafile.10 yıllık hayatımda hiç bu kadar rezil olduğumu hatırlamıyorum, o da yetmezmiş gibi karizmayıda çizdirdik, kesin alay konusu olurum.

"Zeyno geceliğin güzelmiş"

Bizim saf mert aklı sıra benimle alay edicek. Sorarım ben sana.

"Mert hırkanda örümcek var çabuk çıkar hırkayı ısırır sonra".

Bu çocugun saflığı dünyaca tesçillenmeli bence, allah aşkına örümcek olsa bile insan hırkasınımı çıkarır üstünü sirkele gitsin ama yok ille bana mazeme vericek. Gerçi işime gelir hırka beni kurtarır.

"Hani nerde gitti mi zeyno bişey söyle"

Mert safı konuşurken, ben onun yere attığı hırkayı üstüme geçirdim böylelikle kurtulmuş oldum. Bazen kötü olmayı seviyorum hem işimede yarıyor napayım.

"Nereye, hırkamı ver"

"Of mert ya tamam vericem. Eve gidip üstümü giyinmem lazım okulda veririm"

Annemi arkamda bırakıp eve girdim. Bunun pazartesi ve okulum var . Kimileri okula eğitim için gider ama ben sadice resim için gidiyorum. Babam gittiğinden beri resim yapmadım ve okullar arası resim yarışmasının zamanı geldi ve benim resim yapmam lazım. Tabi biraz da yaramazlık.

Okul önlüğümü giyip evden çıktım . Buğün ilk ders türkçeydi ve benim türkçeciyle anlaştığım söylenemez. Okulun bahçesine girer girmez alparslan hocayı görmek bir öğrencinin gününe güzel başlaması demektir . Nedeni ise güler yüzü,cana yakınlığı ve kesinlikle koca göbeği, ton ton yanaklarıdır. Bu adamın her güne böyle gülerek başlaması hep şaşırdığım konular içindedir. Bir insan bir kere bilemi üzülmez, çok düşündüm ama hala birşey bulmuş değilim.

"ZEYNEP YILMAZ öğretmenler odasına çağrılıyorsun, resim hocası seni görmek istiyor"

Ah hadi ama ben daha demin günümün güzel başladığını söylemiştim dimi, yanlış ,okul müdürümüzün sesini duymamla üstüme kara bulutları çekmiş oldum.

"Peki Zeki hocam "

Sınıfa bile uğramadan yönümü öğretmenler odasına çevirdim. Kapıyı çalıp içeri girdim.

"Zeynep otur kızım"

"Peki hocam"

"Yarışmaya az kaldı katılmamakta ısrarcımısın"

Babam gittikten sonra yarışma haberi gelmişti ve ben reddetmiştim. Acım vardı, özlemim vardı , gerçi hala var ama resim yaparken bütün bunlardan kurtuluyorum.

"Katılıcam hocam yarışmanın teması ne"

10 yaşındayım ama resim hocamın gözünde çok yetenekli biriyim ve iki yıldır okullar arası yapılan yarışmaları kazanıyorum bu da okula artı puan kazandırıyor. Ödüllerim elime geçiyormu diye sorarsanız okul onları alıyormuş gerçi çokta umrumda değil tek derdim resim yapmak. Yarışmanın bir teması yok ama hocam bana hep tema verir nedeni ise hayal gücümü zorlamak istiyormuş beni ileri taşımak için miş.

"Bak zeynep üzgün olduğunu biliyorum kızım,ama senin üzüntünü anlattığın bir resim yapmanı istiyorum içinden ne geliyorsa"

"Peki "

Türkçe'ci derse geç kalmış . Bir plan yapıp dersi kaynatmak lazım ama ne.....10 dakikadır düşünüyorum ama hala bulamadım.

"Yine hangi tilkiler dolanıyor kafanda zeynep"

Ben planı yapana kadar hoca geldi bile .
Afferim sana zeynep çalıştıramadın kafanı .

"Hocam biliyormusunuz biz yarın pikniğe gidiyormuşuz"

Evet yürü be kızım kim tutar seni, bu adamın piknik diyince şartelleri atıyor. Nedeni ise geçen sene pikniğe gittiğimizde ben kaybolmayı başarmıştım ve tam 3 saat beni aramak zorunda kalmışlardı. Ders dediğin böyle kaynatılır.

"Sen gelmiyorsun zeynep "

"Nedenmiş o"

"Nedenini sen daha iyi bilirsin küçük şeytan "

Ben şimdi gösteririm sana, bana şeytan demek neymiş anlarsın şu ders bir bitsin.

"Merttttt"

"Efendim zeyno hem hırkam nerde"

"Oglum ne bencilsin ya bırak hırkayı,ders biter bitmez hemen erkekler tuvaletinin kapısını kilitliyoruz"

"Neden, kızım senin erkeklerle ne sorunun var"

"Dediğimi yap"

"Of tamam"

Sonunda ders bitti ve biz erkekler tuvaletini kilitlemek için hadememiz orhan abiden anahtarları aldık. Şimdi oyun başlasın......

"Kızım sen nasıl aldın anahtarları hem napıcaksın kapıları kilitleyip"

"Birazdan türkçeci tuvalete giricerek her ders sonu tuvaleti geliyor . O içeri girince bizde arkadan kapıyı kilitlicez. Orhan abiden anahtar almak kadar kolay şeymi var mert. Biraz şirinlik yeter o arkasını dönünce anahtarlar cepte"

"Kızım gerçekten şeytansın ya"

Mertin dediğini duymazlıktan gelip beklemeye başladık. Benim deyimimle av kafese girdiğinde biz kapıyı kilitledik.

"Açın şu kapıyı, orhan oğlum ben varım lan içerde aç kapıyı"

Açmıcam, açmadımda zaten ,nasılsa biri açar kapıyı ama ben açmam. Bana yapılan ve söylenen her şeyin bir bedeli vardır buda onlardan biri.

"ZEYNEPP....."

Eyvah alparslan hoca.

Karanlık Ve KararlılıkHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin