{ouch}

3.7K 145 15


  MERHABA, gaza gelip bir kalktım ve çevireyim dedim, 45 dakikada çevirdim, typo olabilir affedersiniz artık, neden böyle bir şey yaptım çünkü 4 günde hikayeye fazla vote-okunma-yorum geldi, yani yorum sayısı fazla olmasa da bir yorum bile beni çok mutlu ediyor diyebilirim, bunu yarın atacaktım ama insaflı bir insan(<3) olduğum için dayanmayıp atayım dedim, aman ne uzun oldu bu, iyi okumalar güzellikler


Hiç ölü olduğunu bildiğin o hissi yaşadın mı?  Sanki, senin için bir mezar kazılmış ve sadece senin gelip onun içine oturman bekleniyormuş gibi.

Harry tam olarak böyle hissediyordu.

 Gözleri büyümüş ve boğazı kurumuştu,  ağzı tamamen açıktı ve söyleyecek bir şey arıyordu ama bulamıyordu.

''İyi misin? Hemen hemen sırada biz varız. '' Niall sordu, Harry'nin yüzünün önünde elini sallarken sesi endişeyle doluydu.

''O-onun burada olacağını bilmiyordum?'' Harry bir soru daha sordu.

Niall ellerini yukarı kaldırdı. ''Bana öyle bakma, onu ben davet etmedim.''

Harry sadece derin bir iç çekti ve gözleri kapalı haldeyken elleriyle şakaklarını ovaladı.

''Feci halde boka battım.''  Harry kendi kendine mırıldandı.

''Sırada ben varım, iyi olduğuna emin misin, Louis ile konu-'' 

''Hayır, hayır, hayır.'' Harry Niall'ı rahatlatmak için onu uyardı ve alt dudağını ısırdı.

''Pekala, ben sadece-'' Niall'ın sözü kendi ismini duymasıyla kesildi.

Sahneye doğru ilerlemeden önce Harry'ye döndü ve onun omzunu pat patladı.

''Ne yapacağım? Ne yapacağım?'' Harry ileri geri ilerleyip dururken kendi kendine sordu.

''Ve Niall Horan, beyazlı hanımefendiye gidiyor, sırada biricik ve tek Harry Styles!'' Harry adını duyduğunda kalbi ağzına gelmişti.

Harry titrek bir nefes aldı, kısa merdivenleri yukarı çıktı ve büyük sahneye çıktı.

Çekingen bir biçimde gülümsedi ve tüm salon tam anlamıyla çılgına döndü, bir adam ıslık çalıyordu.

Harry kalabalıkta göz gezdirdi ve gözleri fazla ciddi bakışlarla ona izleyen Louis'ye takıldı, ellerini yumruk yapmış bir şekilde onu izliyordu.

Harry sabah yediği kahvaltısını kusmak üzere boğazına doğru geldiğini hissedebiliyordu, zorla yutkunup bu hissin önüne geçmeye çalıştı.

''Öhm..Harry burada mısın?'' İhaleyi gerçekleştiren kadının sesini duydu ve tüm salon kadının dediğine gülmeye başladı, Louis hariç.

''Oh, üzgünüm.'' Harry kafasını iki yana salladı ve ona ihaleye devam etmesi ile ilgili bir şeyler söyledi.

''Pekala, öyleyse başlayalım.'' 

  --  

Sonunda Harry fazla neşeli ve sesi onu fazlasıyla rahatsız eden bir kumral ile randevuya çıkmak zorundaydı.

''Hey, Harry.'' Kız kıkırdadı. ''Seni kendime yakalayabildiğim için mutluyum.''  Birlikte ihalelerin olduğu binadan çıkıyorlardı.

''Tabii, evet dinle aşkım,'' Harry ettiği iltifattan dolayı kendinden tiksindi. ''Gitmem gerek, bu yüzden sana numaramı vereceğim.''

''Oh, pekala.'' Kız kıkırdadı ve Harry'ye telefonunu uzattıktan sonra saçını savurdu.

Harry hızla telefonuna numarasını yazdıktan sonra telefonunu kıza uzatırken uzattığı elinin üstünde başka bir el daha hissetti,

''Benim numaramı ister misin?'' Harry Louis'nin sesini duymasıyla başını kaldırdı, kız başını sallayıp Louis'ye büyülenmiş gibi bakıyordu.

Harry Louis telefonu ondan aldığında ürperdi, parmakları birbirine hafiften sürtünmüştü sadece.

Louis'nin telefonu alıp numarasını yazması sadece bir saniye gibi bir süre sürdü ve telefonu kıza geri verdi.

''Şimdi izin verirsen Harry'yi bir yere götürmem gerek.''  Louis rahatsız olduğunu belli eden bir tonda bildirdi ve sertçe Harry'nin bileğini kavradı. Ve arabaya doğru yürümeye başladılar.

''Neden ona numaranı verdin?'' Harry ona kıskandığını belli eden bir tonda sordu.

''Hayır, sadece senin numaranı sildim, sen benimsin.''

''Üzgünüm, çok üzgünüm.'' Harry mızmızlandı ve Louis sadece onu Limuzine binmesi için yönlendirdi.

Harry bıkkınlıkla inledi ve limuzine bindi, Louis hızla arkasından geldi.

''Louis-'' Harry konuşmaya çalıştı.

''Sadece sus.''

--

''Neyi yanlış yaptığını biliyor musun, Harry?'' Louis odasında dört dönerken Harry'ye sordu.

''Sana yalan söyledim.'' Harry yavaşça başını aşağı eğdi.

''Evet, ve bu o kadar kötü mü sence?'' Louis bilmezden gelerek Harry'ye sordu.

''Bu kurallara aykırıydı.''

''Şimdi,'' Louis konuşmaya başladı. ''Biliyorum, anlaşmayı imzalamadın, şimdilik, fakat görünüşe göre bir ön gösterim istiyorsun ve şimdi sana istediğini vereceğim. Yani, tüm kıyafetlerini çıkar ve kucağıma uzan.'' Louis emretti ve yatağa oturup Harry'nin soyunmasını izledi.

Harry soyunmayı bitirdiğinde utangaç bir şekilde Louis'nin yanına geldi, yavaşça kucağına uzandı ve kalçasını yukarı kaldırdı, bu pozisyon fazla rahatsız ediciydi.

''Her şaplakta saymanı ve ardından bana teşekkür etmeni istiyorum, bunu yapabilir misin, bebeğim?'' Louis fısıldadı ve genç olan çocuk kafasını olumlu anlamda salladı.

Louis elinin altındaki yumuşak deriyi okşamaya başladı ve bunun ardından çok geçmeden Harry kalçasındaki şaplağı hissetti.

''Bir.'' Harry fazla sesli bağırdı, penisinin acıdığını hissedebiliyordu.

Böyle bir durumda nasıl eğlenebilirdi?

Louis bir kere daha şaplak attığında Harry minik bir küfür fısıldadı ve ardından yüksek sesli bir inleme geldi.

''İki.''

Sekiz şaplağın daha ardından, Harry tamamen berbat haldeydi, uzun süre tutmaya çalıştığı yaşlar gözünden akıyordu ve çoktan erekte olmuştu bile.

''Babacığa ne diyecektin?'' Louis Harry'nin omzuna minik bir öpücük kondururken sordu.

''Teşekkür ederim, babacığım.'' Harry gözlerini kapattı.

''Şimdi sana bir hediye vereceğim, çünkü çok iyiydin.'' Louis Harry'yi biraz yukarı kaldırabilmek için kalçasını kavradı ve Harry acıyla inledi.

''Ouch,'' Harry yüzünü buruşturdu ve alt dudağını ısırdı.

''Özür dilerim, bebeğim.'' Louis mırıldandı.

Louis Harry'nin penisini eline aldı ve ovalamaya başladı, kafasını kaldırdı ve Harry'nin kızarmış olduğunu gördü.

''Babacık seninle ilgilenecek.'' Dudaklarını dudaklarına bastırıp onu derin bir öpücüğe sürükledi.

baby boy》larry.Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!