Bölüm 12-1

94 5 8

12.03.2011/Cumartesi

Tam bir donma anıydı. Kimse konuşmuyordu. Emma Christian'ın bembeyaz suratına bakakalmıştı. Bir şey sormaya korkuyordu. Lucy'nin yüzündeki gülümsemeden hiç hoşlanmamıştı. Aklına takılan diğer şey ise Christian'ın bu konu hakkında neden onunla değil de Lucy'yle konuştuğuydu. Daha da önemlisi Christian ve Michelle bağlantısını Lucy nasıl çözmüştü?

"Sanırım konuşacağınız çok şey var."dedi Emma ayağa kalkarak. Fakat Michelle hızla onu kolundan yakaladı.

"Hayır yok."dedi. Emma'nın kaşları çatıldı.

"Hiçbir şey söylemeden gittin."dedi Christian bir anda.

"Aslında gideceğimi çok kez söylemiştim Chris."dedi Michelle. Emma bazı kızların ona Chris diye hitap edişine anlam veremiyordu. "Sen ise bunları görmezden geldin."siye devam etti Michelle. Ses tonu o kadar soğuktu ki onun gibi enerjik birinin sesinin bu denli değişmesi onu şaşırtmıştı.

"Bir sabah uyandım ve senden geriye hiçbir şey kalmamıştı. Telefon numaran bile değişmişti!"

"Chris. Abartma. Şu anda arkadaşlarımla eğlenmeye çıktım. Seninle burada karşılaşmamızın talihsizliği aklımın ucundan bile geçmezdi."

"NE!"diye inledi Christian. Lucy de gözleri açılarak Michelle'e bakıyordu. "Senin için basit bir oyun muydu her şey?"

"Lanet olsun evet!"dedi Michelle ayağa kalkarak. Diğerleri üzerinde gezindi gözleri. "Sanırım ben The Rice'a gideceğim. Eşlik etmek isterseniz hayır demem." Emma olanların şokunu üstünden atamamıştı. İlk defa Michelle'e öfkelendiğini hissediyordu. En yakın arkadaşını öylece bırakıp gidecek miydi yani? Tek kelimesini bile dinlemeyecek miydi?

Christian derin bir nefes aldı. Göz ardı edilmenin gururuna ne kadar dokunduğunu anlatamazdı. Öfkeden delirmek üzereydi. Aylarca onu aramıştı, oysa o burnunun dibindeymiş.

"Boş ver Chris."dedi Lucy onun kolunu okşayarak. O an Michelle'in bir kaşı havalandı. Dudakları alayla kıvrıldı. Şimdi anlamıştı her şeyi.

"Ah, sevgili Lucy."dedi sakince. "Demek her şey bu yüzdendi." Lucy anlamayan bir ifadeyle ona bakıyordu. "Frank'le büyük bir eğlence eşliğinde sevişmemi kaldıramadın ve eğlencemi bozacak birini bulmaya çalıştın." Güldü. "Benim hakkımda bildiğin hiçbir şey yok güzelim."dedi ve arkasını dönerek oradan uzaklaştı.

Emma ikisi arasında kalmıştı. Christian'ın donuklaşan ifadesi canını acıtmıştı. Ne yapacağını bilmiyordu. Karşısında afallayan ifadeleriyle Lucy ve Christian, hemen arkasında hızla uzaklaşan Michelle. Lucy'nin yanındayken Christian'la rahat konuşamayacağını biliyordu.

"Sanırım sonra görüşürüz."dedi uzun süren bir iç çatışmanın ardından ve Michelle'in peşinden gitti. Ron da ayağa kalktı. Diğerlerine baktı.

"Geliyor musunuz?"diye sordu. Hepsi aşağı indi.

Alışveriş merkezinin dışına çıktıklarında Michelle kollarını önünde bağlamış, kaşlarını çatmış, aklından geçenleri düşünüyordu. Emma onun yanına geldi. Bir şey sorup sormamak arasındaydı. Çünkü yüzündeki soğukluk hala oradaydı. Ters bir şey söyleyip durumu daha da kötüye götürmek istemiyordu. Diğerleri de geldiğinde Michelle onlara döndü.

"Sigaran var mı?"diye sordu Michael'a. Michael gözleri açılarak ona bakıyordu. "Ah, özür dilerim."dedi Michelle alnına vurarak. Emma ne olduğunu anlamamıştı. Michael ceketinin cebinden çıkardığı sigara paketini Michelle'e uzatınca olduğu yerde donakalmıştı.

R.E.S - Mazideki KusurBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!