'Anne sen ciddi misin'
'Sorun yapılacak bi şey değil tatlım, sakin ol'
'Ne yapmalıyım'
'Kabul etmelisin, bak kabul etmessen seni zorla alacaklar'
'Ama ben on sekiz yaşımı geçtim. Özgür değil miyim?'
'Amerika yaş sınırını yirmi bire çıkardı. Ayrıca şu an yirmi bir yaşında olsan bile ailen seni bi kaç yıl geç kaydettirdiğinden şu anda on dokuz yaşında gözüküyorsun'
'Ama kimliğimde-'
'Kimliğinde yazan önemli olmuyor tatlım, onlar doksanların kayıtlarına bakıyorlar'
'Anne hayatım zaten yeterince kötü sizi bırakmak istemiyorum ben'
'Biliyorum tatlım, zor olmayacak. Sana bi sözleşme verecekler ne olursa olsun okuyup imza at olur mu. Büyük ihtimal ben yanında olamayacağım ama lütfen üzme beni tatlım, sana zarar versinler istemiyorum'
'Tamam ben, halledicem. Eğer kabul edersem eskisi gibi özgür olabilecek miyim?'
'Tabii ki, tek sorun o evde kalmak zorundasın.'
'Kendi evimde kalamayacak mıyım?'
'Ailenden izin alman gerekecek'
'Ya izin vermezlerse, ya beni eve hapsederlerse'
'O zaman bize haber verirsin ve polislerle birlikte kapında oluruz. Zaten mahkeme babana ve bana istediğimiz zaman seni görebilme hakkı tanıyor merak etme her şey yolunda olacak. Mesela sen dışarı çıkmak istersen ve onlar izin vermezlerse kaçabilirsin sonuçta bu normal olacaktır anlıyor musun.'
'Anladım tamam, yani her ne istersem yapabilirim, sadece o evde kalmam gerekiyor'
'Evet, bunun dışında sana söylenen hiçbir şeye inanma anlaştık mı, şimdi Jamie, çok yorgunum, lütfen biraz izin verin bize. Sonra yine görüşürüz tamam mı'
'Tamam anne,seni seviyorum'
Onu öptü ardında Meg'i öptü. Nerden aklına gelmişti ki bu isim? İkimizde yavaşça dışarı çıktık. Elini sıkıca tuttum ve öptüm.
'Ben her zaman yanında olacağım'
'Biliyorum Jess'
'Üzülmek yok?'
'Yok, sorun yapmayacağım nasıl olsa istediğimi yapabileceğim dimi? Sadece yatmak için arada uğrarım işte benim için sorun olmayacaktır. Tek sorun o iğrenç insanların yüzünü görmek bile istememem.'
'Merak etme Jamie, geçmişi geçmişte bırak sana yaptıklarını unut. Seni seviyorlar ve almak istiyorlar ortada bu. Onlara sinirlenmeden durumu anlatırsın affetmeyeceğini söylersin. Hatalarını zaten biliyorlardır merak etme. Seni kısıtlayacaklarınıda sanmıyorum. Rahat insanlara bemziyorlar. Ve her ne zaman istersen ben gelirim, senin gelmenede gerek yok.'
'Biliyorum her zaman yanımdasın, sorun olmayacak benim içinde endişelenme tamam mı'
Kolundan öptüm. Elimi sıktı ve bana güven verdi. Annemlerin yanına döndük.
'Sözleşmeyi ne zaman imzalayacağım baba?'
'Annen anlattı mı?'
'Evet bahsetti biraz'
O sırada elimi bıraktı ve cebinden sigarasını çıkarıp ağzına koydu
'Çakmağın var mı?'
'Çok sigara içiyorsun Jamie'
Babası ona çakmağını verdi, sigarasını yaktıktan sonra geri babasına verdi ve sigara ağzındayken konuştu.
'Ben zaten ölmüşüm baba sigara bana istesede zarar veremez'
'Öyle deme'
'Yaşadığımı falan mı sanıyorsun? Nefes almak yaşamak değildir'
Dumanını havaya üfledi ve arabanın anahtarını cebinden çıkardı.
'Eve gideceğim baba, uygun mudur?'
'Gidebilirsin tabii Jamie, sözleşmeyi sana annen ve baban getirecek, bi buluşma ayarlayacağız'
'Onlar annem ve babam değil. Tamam görüşürüz öyleyse. Jessica geliyor musun?'
Başımı salladım. El sallayıp uzaklaştık sigarasını arabaya binmeden hemen önce attı. İkimizde bindik ve yola çıktık.
'Bu babanın arabası mı?'
'Evet Jess, gönül isterdiki seni BMW ile götüreyim ama şimdilik babamın bu piknik arabasıyla idare etmek zorundayız'
Güldük onu eğilip öptüm. Bi süre ilerledik. İkimizde sessizdik, yolda Matt aradı.
'Matt?'
'Jess, nasılsın'
'İyiyim, sen nasılsın'
'Müthiş hissediyorum buluşabilir miyiz?'
'Okula gitmeyecek misin?'
'İlk dersim onbirde başlıyor tek ders zaten birde de bitecek eğer boşsan yanına gelmek isterim'
'Evet şey Jamie yanımda sen nerdesin?'
'Barıştınız mı?'
'Evet'
'Sevindim, ben okulun arka sokağındaki kafedeyim gelebilir misiniz?'
'Tamam bizi bekle'
Telefonu kapattım. Çok merak ediyordum ne yapmışlardı ki?
'Nereye gidiyoruz?'
'Okulun arkasındaki kafeye, yorgunsan eve gidip dinlen bi tanem'
'Hayır, beraber gideriz, Ne olmuş Matt'e?'
'Sabah Matt'i Anne aramış evime gel diye, o da gitmiş şimdide işi bitmiş işte bakalım ne oldu'
'Anne'den korkulur'
'Aynen öyle'
İkimizde güldük çok geçmeden oradaydık zaten. Arabadan inip masada oturan Matt'i selamladıktan sonra yanına gittik.
'Günaydın'
'Günaydın, sen ne mutlusun öyle'
Yanağından öptüm, güldü. Oturduk, başımı Matt'in omzuna koyup sarıldım.
'Özledim ya seni ne zamandır görüşmüyorduk.'
'Evet bende seni özledim Jess'
Sarıldık sırtımı okşadı.
'Anlat bakalım ne için çağırmış Anne seni'
'Peki tamam, hazır mısınız'
'Evet, hadi'
'Tamam şey evine gittim kimse yokmuş evde hava daha yeni aydınlanıyor, beni direk odasına çıkardı ne olduğunu anlamadım bile odasına girdim ben girer girmez kapıyı kapattı ve biz seviştik'
Ağzımı ellerimle kapatarak güldüm Jamie'de ona gülerek baktı ardından ellerini yumruk yapıp birleştirdiler.
'Aman Tanrım Matt'
Güldüm ve ona sarılıp öptüm.
'Neden böyle bi şey yaptı ki'
'Bilmiyorum, ama çok güzeldi'
'Çok şanslısın, istediğin oldu işte'
'Evet, iyiki geldiniz ya, biraz daha oturun hemen gitmeyin'
'Hayır seni bulmuşum bırakır mıyım Matt'
Güldük. Matt'in dersi başlayana kadar biraz sohbet ettik. Uzun süredir Matt'in sınavları yüzünden görüşemiyoruk ikimiz içinde iyi olmuştu buluşmamız. Diğer taraftan en yakın zamanda Anne'e uğramalıydım. Bu akşam olabilirdi. Biraz daha sohbet ettikten sonra Matt derse gitti bizde Jamie'nin evine gittik. Buraya gelmeyeli yine uzun zaman olmuştu. İçeri girdik Jamie çay yaparken bende masada oturuyordum. İkimizde yemek yemek istemiyorduk.
'Masadan inmelisin Jess'
'Neden'
'Çünkü şimdi oraya çay koyacağım ve sen büyük ihtimalle sakarlığınla onu devireceksin'
'Hayır burası çok güzelmiş'
Başını salladı ve çayı masaya koydu kendide önümdeki sandalyeye oturdu.
'Ee anlat bakalım'
'Ne anlatmalıyım'
'Sanırım ikimizinde anlatacak çok şeyi var ama nereden başlayacağımızı bilmiyoruz'
'Aynen öyle Jamie'
Tek bacağımı altıma alacaktım ki masa biraz oynadı ve çayımın yarısı masaya döküldü. Jamie elini yüzüyle kapatıp güldü ve bende ellerimle yüzümü kapattım.
'Kalk Jess Kalk'
beni aşağı indirdi ve masayı bezle sildi.
'Başımın belası mısın sen'
'Belki'
Güldü ve ellerini de silip yanağımdan öptü. Sandalyeye oturdum ardından çayımı içmeye devam ettim
'Üzgünüm'
'Ne için üzgünsün'
'Çayı döktüğüm ve sözünü dinlemediğim için'
'Saçmalamayı kes lütfen. Jessica asıl ben, şu bebek konusunda senden özür dilerim'
'O konuyu hiç hatırlatma lütfen, çok pişmanım Jamie'
'Öyle misin?'
'Evet, o bi candı Jamie, o bizim bi parçamız olacaktı, en çok hayal ettiğim şeydi, o senden bi parçaydı ama sen istemedin bıraktın beni, tek başıma yapamazdım o yüzden onu öldürmek zorunda kaldım ve bunların hepsi senin suçun'
'Haklısın, özür dilerim hiçbi zaman bi çocuğum olabileceğini düşünmedim. İstemedimde, hala da istemiyorum. Bak özür dilerim Jessica senin yanında değildim bunca zaman, çok üzgünüm ama elimde olan bi şey değildi, lütfen affet beni'
'Sorun yok unuttum zaten çoktan, bidaha ikimizde bu konuyu açmayalım tamam mı, çok üzülüyorum'
'Peki, peki söz'
Elini tuttum. Oda parmaklarıyla benimkileri okşadı ve öptü.
'Brad'le çok kötü şeyler yaşadım'
'Neler yaşadın Jessica'
'Sinirlenmeni istemiyorum, çünkü unutma ki hepsi senin suçun. Lanet olsun eğer yanımda olsaydın böyle olmayacaktı'
'Jessica sana ne yaptı'
'Bana dokundu Jamie. Beni becerdi. Vucüdumu istediği gibi kullandı ve sen bunlar olurken yanımda değildin, olsaydın beni kurtarırdın'
Sertçe yutkundu, ve başını öne eğdi. Nefes alışından göğüsünün yukarı aşağı oynayışını izledim. O günleri hatırlamak bile istemiyordum gerçekten.
'Jessica o pislik şu an nerededir sence'
'Jamie hayır'
'Bunu sana neden yaptı lanet olsun'
Yumruğunu sertçe masaya vurup başını elleri arasına aldı.
'Beni kandırdı işte, evine götürdü zorla sonrada ne olduysa oldu.'
'Canını acıttı mı'
'Hayır'
'Doğruyu söyle'
'Hayır acıtmadı, sadece ben o an üzerimdeki insanın o değil sen olmanı istedim. Yoktun Jamie'
'Aman Tanrım yinede bana söyleseydin ben senin iyiliğin için her zaman orada olurdum. Ayrıldık diye asla beni aramaktan çekinme lütfen'
'Jamie arayacak zaman bile bulamadım. Her şey hemen olup bitti, lütfen hatırlamak istemiyorum artık'
'O adamın en kısa zamanda ağzına sıçıcam sen merak etme'
'Kavga etme lütfen hayır'
'Yapmassam kendimi kötü hissederim, görsün bakalım sana dokunmak ne demek'
'Jamie sana zarar verirse'
'Vermeyecek bana güven, benimle gel, sana bakacağım'
'Ne?'
'Benimle gel, hadi'
Elini uzattı. Tuttum ve birlikte yukarı çıktık. Odasına girdiğimizde oda çok güzel kokuyordu ve aydınlıktı. Jamie'nin odasını ilk defa aydınlık görüyordum o hep perdeleri kapatırdı. Beni yatağa oturtup kapıyı kapattı ardından perdeleri indirmeye başladı. Fazla bi şey beklemiyordum zaten.
'Perdeler açıkken odan çok güzel Jamie neden hep kapatıyorsun'
'Güneş beni rahatsız ediyor, karanlığı seviyorum'
Oda çok karanlık olduğunda köşedeki küçük lambayı yaktı. Ardından yanıma oturdu.
'Sana bakmama izin verecek misin'
'Anlamıyorum'
'Brad, sana ne yaptıysa bana göstermelisin'
'Jamie, istemiyorum'
'Lütfen, bana göster ve ben onu-'
'Tamam sus, göstereceğim'
Yanağımdan öptü ve özenle beni soyup yatağa yatırdı.
'Vucüdunu çok özlemişim Jess'
Eliyle yanağımı okşadı, onu öptüm ardından tişörtünü birden çıkarıp attım. Yaralar ve morluklar çoğalmıştı bu sefer vucudu hiç olmadığı kadar kötü görünüyordu.
'Sen yine kendine-'
'O konuyu açma bile, tüm pazar geceleri yanlızdım, kendimi bunu yapmaya mecbur hissettim Jess'
'Peki ya krem sürdün mü?'
'Hayır, iyileşmesini istemedim ki'
'Öyleyse bu iş bitince süreceğiz tamam mı'
Başını salladı. Onu burnunda öptükten sonra ellerini üzerime koydu.
'Göster hadi bana, her şeyi anlat'
Tek parmağını tuttum ve altıma ilerletip yavaşca içime ittirdim. İleri geri oynattı
'Böyle mi yapıyordu'
'Hayır daireler çiziyordu'
'Lanet olsun böyle mi?'
Parmağıyla sertçe daireler çizdi inledim ve onun boynuna tutundum.
'Evet'
'Başka ne yaptı'
Diğer elini alıp göğüsüme koydum. Baş parmağını göğüs ucuma denk getirerek oynattım. Yine daireler çiziyordu.
'Bu adamın dairelerle sorunu ne'
'Ah lanet olsun bilmiyorum'
'Söyle, başka?'
'Ardından sürekli alt tarafımı emdi, ama sen bunu yapma lütfen, boşalmak istemiyorum'
'Seni sürekli emdi mi'
'Evet çok fazla yaptı, belki bi kaç saat boyunca beni defalarca boşalttı'
Derin derin nefes aldı ve yumruğunu sıktı.
'Seni nasıl becerdi?'
'Ona arkam dönüktü'
'Sana anal yaptı mı?'
'O ne demek?'
'Seni arkandan becerdi mi?'
'Hayır, yalnızca arkama geçti ve saçlarımı çekip durdu, sanırım köpek deniyor'
'Peki onu yaladın mı?'
'Hayır'
'Elledin mi?'
'Beni zorladı'
Hızla önümde pantolonunu indirdi ve ardından baksırını. Yutkundum
'Bana göster, nasıl yaptın?'
Utanarak ve korkarak yüzümü kapatıp hafifçe ağladım. Yanıma oturup bana sıkıca sarıldı. Ağlamayı sürdürdüm, sırtımı sıvazlarken elleri çok soğuktu.
'Tamam, ağlama Jess'
'Çok korkmuştum Jamie, bana zorla her şeyi yaptırıyordu buda onlardan biriydi'
'Tamam artık geçti, yanındayım ben tamam mı. Bırak o pislik kendi kendine eğlensin, bizi ilgilendirmiyor, her şey iyi olacak, anlaştık mı?'
'Anlaştık'
Başımdan öptü ve sırtımı sıvazladı.
'Şimdi Jessica, senden tek istediğim şey bana nasıl yaptırdığını göster, lütfen utanma, hadi bi tanem'
Başımı salladım ve iki elimle onu sarıp oynamaya başladım.
'O boşaldı mı?'
'Hayır yapmadı'
'Tamam bu kadar yeter'
Yanına oturdum bi süre konuşmadık. Dolabından gidip kremi aldım ve onun yanına döndüm. Yatakta uzanıyordu, yanına oturup yanağından öptüm.
'Canını acıttı mı Jess'
'Hayır, daha kaç kez aynı soruyu soracaksın'
'Sen doğruyu söyleyene kadar'
'Canımı acıttığını nereden biliyorsun'
'Belli ediyorsun'
'Ah tamam, evet acıttı, hemde çok acıttı ama asla kalbimde olan acıdan daha büyük bi acı değildi'
'Özür dilerim'
Sarıldık, onu yanağından sertçe öptüm ve kremi elime alıp sürmeye başladım. Göğüsünde ellerimi dolaştırırken birden erkekliği sertleşti. Kıkırdadım ve sürmeye devam ettim.
'Üzgünüm, çok zevk veriyorsun elimde değil'
Onu öptüm ve kremi tüm göğüsüne sürdüm, ardından ellerimi yıkayıp yanına yattım. İkimizde çırılçıplak yatakta yatıyorduk ve tavanı izliyorduk. Çok geçmeden vucudu üzerindeki kremi emdi ve kurudu. Ona doğru dönüp yanağını okşadım.
'Benimle sevişmeni istiyorum, delice ama canımı acıtmadan, onun yaşattığı her şeyi unutmak istiyorum, seni istiyorum, gerçekten sevdiğim insanın beni doruğa çıkarmasını istiyorum'

+25 vote +10 yorum. Yorumlarınız benim için değerli, en kısa zamanda görüşmek üzere.

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!