Bölüm 11-2

76 6 4

22.06.2007/Cuma

Okulun son günü herkes Austin'e partiyi soruyordu. O da herkese "Davetiyelerinizi bekleyin."diyordu.

Okul çıkışı akşam 8'de Büyük Park'ta buluşmak üzere sözleştiler. Hepsini Specterların şoförü Byron bırakacaktı. Austin limuzine bineceği için heyecanlıydı.

"Sizinkiler niye limuzin göndermiyor ki?"diye takılmıştı Ray'e. Ayrı eve çıkmasına izin vermişlerdi fakat hala bir araba almamışlardı.

"Bir Specter değiliz ki..."demişti Ray de gülerek. Ama son sene için araba sözünü kapmıştı. Yeni okul yılında okula arabayla gelecekti.

...

Jason eve gittiğinde Estelle çoktan onun için bir bavul hazırlamıştı bile. Annesinin önceden hazırlıklı oluşunu seviyordu. Yine de bazen bu kadar mükemmeliyetçi olmasa diye düşünmeden edemiyordu.

Odasından birkaç kıyafet daha alıp uzun, kıvrılarak inen mermer merdivenleri inmeye başladı. Telefonunu çıkarttı.

'Gelmek istemediğine emin misin?'yazdı ve Hilary'ye gönderdi. Uzun bir süre cevap gelmedi. Daha sonra gelen cevap ise; 'Evet. Özür dilerim.' Omuz silkti ve bahçeye yürüdü. Hizmetçiler eşyalarını çoktan dışarı taşımıştı. Elindekileri de bavula sıkıştırdıktan sonra arabaya bindi. Sırayla Bill, Ryan ve Ron'u evlerinden aldılar. Büyük Park'a gittiler.

Austin ve Ray çoktan gelmişti. Parktaki basketbol sahasında birileriyle maç yapıyorlardı. Etraflarına toplanan kalabalık heyecanla onları izliyordu.

"Birazdan geliriz."dedi Jason Byron'a ve arabadan indiler. Oraya yaklaştıklarında top Austin'in elindeydi. Onları görünce,

"Ooo en sevdiğim elemanlarım gelmiş."dedi ve topu Jason'a attı. "Hadi hadi, biraz eğlenelim diyordum."dedi Austin neşeyle. Ray da güldü. Jason'a yaklaşmaya çalışan çocuğun önünü kesiyordu bu sırada.

"Sizi mahvedeceğim!"dedi çocuk Ray'in arkasından.

"Hadi ama Frank."dedi Austin. "Frank'ti değil mi?"diye ekledi. "2'ye 5 oynarken bile bayağı zorlandınız."

"Sizi her halükarda yeneriz."dedi Frank hırslı bir ses tonuyla. Jason topu Austin'e attı. Austin deliksiz bir basketle izleyicileri coşturdu.

"Eminim öyledir."dedi Austin. "Şanslısın. Başka planlarımız var. Yoksa sahayı elinizden almak çocuk oyuncağıydı. Bunu sen de biliyorsun." göz kırptı.

"Orası zor!"dedi Frank dişlerinin arasından. "Liseler arası basketbol maçında hepinize gününüzü göstereceğiz!"

"Her sene yaptığınız gibi değil mi?"dedi Austin alayla gülerek. Diğerleri de ona eşlik etti. Frank'e daha fazla konuşma imkânı vermeden hepsi limuzine yerleşti.

Frank Seal Town Lisesi'nin basketbol takım kaptanıydı. Sahip olduğu yetersiz oyuncularla elinden geleni yapıyordu. Bunu inkâr edemezdi Austin. Tek başına gerçekten iyiydi. Fakat bu takım oyunuydu. Elinde oyuncu yoksa bir şey yapamıyordun. Yine de Austin onu sinir etmeyi seviyordu.

Zaman zaman maçlarını izlemeye gidiyor, ona özel meydan okumalar yapıyordu. Hiçbir zaman saha sahipliği için meydan okumamıştı ama mezun olmadan önce yapacağı şeylerden biri bu olabilirdi.

***

Rivercourt Villası'nın önünde durdular. Austin dışında herkes bavullarını almak için bagaja yönelmişti. Austin ise sırt çantasını omzuna asmış karşısındaki evi izliyordu.

R.E.S - Mazideki KusurBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!