Bölüm 10

139 11 15


12.03.2011/Cumartesi

Her defasında 'bir daha bu kadar içmeyeceğim' demenin bir işe yaramadığını düşünerek gözlerini açtı Emma. Banyodan gelen öğürtülere bakılırsa Elisa dün geceden arta kalanları çıkartıyordu. O da midesinde hafif bir bulantı hissediyordu. Kusacak kadar olmasa da rahatsız ediyordu.

Yatakta doğruldu. Başını ellerinin arasına alıp ovalamaya başladı. Derin bir nefes aldı ve banyoya doğru seslendi.

"İyi misin?"

"Birazdan iyi olacağım."diye yanıtladı Elisa onu yeni bir öğürme kriziyle. Tuvaletle haşır neşir olmak midesini daha da tetikliyordu. Hiç bitmeyecek gibi hissediyordu.

Zorlanarak lavaboya gitti. Sararan suratına su çarptı. Boğazındaki ekşi tattan kurtulmak için birkaç kez ağzını çalkaladı. Odaya döndüğünde Emma yatakta geriniyordu. Saat 7 bile olmamıştı. Güneşin ilk ışıkları pencereden sızmaya çalışıyordu. Fakat fuşya rengi perdeler odayı karartıyordu.

Yatağa girdi. "Şimdi daha iyiyim."dedi. Kafasını yastığa gömdü.

...

Yastığının altındaki titreşimle yataktan fırladı Emma. O ani korkuyu üstünden atar atmaz telefonu eline alarak sesini kıstı. Üç saniyelik bir duraksamanın ardından kendine geldi. Ekranda Ron'un adını gördüğünde bir an şaşırdı. Fakat dün olanları da düşününce telefonu açmamanın daha mantıklı olacağına karar verdi.

Elinde telefonla banyoya gitti. Arama sonlanana kadar öylece bekledi. Ron'un arama sebebi hakkında fikirler yürütmek istemiyordu. Bunun yerine duşu açtı. Suyun ısınmasını beklerken mesaj atmaya karar verdi.

'Ne oldu?'

'Seni düşünüyordum... Dün çok iyi görünmüyordun. Nasıl olduğunu merak ettim.'

Ron'un onu düşünmesini istemiyordu. Geçen seneden bugüne çok şey değişmişti. Elisa'yla arasında çok daha fazlası yaşanmıştı. Elisa'nın durumu ortadaydı. Ve bu noktadan sonra Ron'la arasındaki diyaloglara dikkat etmesi gerektiğini hissediyordu.

'Bir şeyim yok. Duşa girmem gerek. Sonra yürüyüşe çıkacağım. Yalnız kalmaya ihtiyacım var.'

Soyunmaya başladı. Saçları beyaz teninin üstünden sarkarken ne kadar güçsüz göründüğünü fark etti. Kendisine dikkat etmeliydi. Son zamanlarda olanlar hoş değildi. Yine de kendini bırakmamalıydı.

'Seni göremez miyim?'yazdı Ron. Emma mesajı okuduktan sonra derin bir nefes aldı. Ron'un yanında güven veren bir huzur hissettiği gerçeğini bir kenara bıraktı. Çünkü bu gerçek, içinde rahatsız bir sızıya sebep oluyordu.

Cevap vermedi. Sıcak duşun altına girdi.

...

Bazen sadece yürümek istersin. Beynine hücum eden düşüncelerden kurtulana kadar... Koşabilecek kadar güçlü olsaydı sokaklarca koşardı belki. Ancak ayaklarının onu götürdüğü yere geldiğinde kollarını önüne bağlayarak karşısındaki tabelaya bakıyordu.

Spike'ın dairesinin bulunduğu apartmana asılan satılık ilanı içini acıttı. Orayı satamazlardı. Bunu yapamazlardı. Orası Spike'ındı!

İçeriden çıkan uzun boylu kadını görünce düşüncelerinden uzaklaştı. Hemen arkalarından elinde dosyalarla başka bir kadın çıktı. Hızla o yana yürüdü.

"Biraz düşünelim. Specterlarla anlaşma yapmak zor olmasa gerek. Ne de olsa kan çekiyor."dedi uzun boylu kadın alayla gülerek. Neden orayı satın almak istiyordu ki? Kan çekiyor derken neyi kastetmişti? "İyi günler."diyerek el sıkıştılar. Kadın gittikten sonra elindeki dosyaya bir şeyler yazan diğer kadına,

R.E.S - Mazideki KusurBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!