Gelinlik Provası

1.1K 137 22

Yazarın ağzından~

Arabaya biner binmez Eda'nın telefonu çalmıştı. Cebinden çıkardığı telefonuna baktıktan sonra arayan kişinin Chen'in annesi olduğunu anlamıştı. Tam olarak tanışamamışlardı. Sadece telefonla konuşmuşlukları vardı. Eda daha telefonu açmamıştı. Öylece telefona bakıyordu.

(Chen): Kim?

(Eda): Annen.

Diyip telefonu açıp kulağına götürmüştü. Biraz heyecanlıydı. Tam olarak tanışmamış olsalar bile telefonla konuşmaları kadarıyla iyi bir kadındı ama bugün tanışacakları için bir heyecan vardı. Chen de Eda'nın kulağına yaklaşıp konuşmalarını dinlemeye çalışıyordu.

(Eda): Merhaba efendim

(.): Merhaba. Nasılsın?

(Eda): İyiyim teşekkür ederim, siz nasılsınız?

(.): Bende iyiyim. Ama bir şey isteyeceğim senden.

(Eda): Tabi efendim

(.): Tam da o. Efendim kelimen. Bana efendim demene gerek yok. Anne diyebilirsin

Diyince Eda gözlerini açmış öylece bakmaya başladı. Chen de gülüp Eda'nın elinden telefonu aldı.

(Chen): Annee

Eda Chen'in telefonu ondan almasıyla az da olsa utanmaktan ve heyecandan kurtulmuştu. Chen'in annesine efendim demeyi o da sevmiyordu aslında. Chen telefonu alıp Eda'yı kurtardığı için Eda Chen'e öpücük atıp gülümsemişti.

(Chen): Eda utandı. O yüzden aldım telefonu.

Diyince Eda kaşlarını çatarak bakarken Chen'in koluna vurmuştu.

(Chen): Aaaa

Diye bağırıp Eda'ya bakmaya başlamıştı.

(Chen): Yok anne öylesine bağırdım.

Chen öylesine kelimesini bastırarak söyleyip gözlerini açarak Eda'ya bakıp annesiyle konuşmasına devam etmişti. Telefonu kapattıktan sonra;

(Eda): Ne diyorsun annene? Ne utanması?

Diyince Chen kahkaha atmaya başlamıştı.

(Chen): Evet utandın. Niye yüzün kızardı o zaman?

(Eda): Aish, tamam. Ne dedi annen?

(Chen): Bizi bekliyormuş. Çoktan gitmiş oraya. Zaten çok kalmadı bizde geldik sayılır.

(Eda): Tamam

Diyip dışarıya bakmaya başlamıştı. Chen de Eda'nın telefonunu karıştırıyordu. Tabi Eda'nın haberi yoktu.

(Eda): Siz ne yapıyorsunuz?

Diyip arkasına dönüp dizlerinin üzerinde arabanın koltuğunda durup onlara bakmaya başladı. Sehun dışarıyı seyrederken Betül de ona bakıyordu. Emel'le Chanyeol birlikte müzik dinliyorlardı.

kimse cevap vermemişti. Betül Sehun'a bakarak dalıp gitmişti resmen. Ondan ne istemişti ki sanki? Onlarda olmasa bile Türkiye'de böyle bir şey vardı sonuçta. Tam olarak ugursuzluk kelimesi yüzünden değil. Düğünde görürdü damat gelini. Hem daha güzel olurdu ilk defa gün düğün günü olacaktı işte. Betül Sehun'dan belki biraz da olsa anlayışlı olmasını bekliyordu ama Sehun hiç oralı olmamıştı bile. Ama tabiki Betül pes etmeyecekti. Sehun'un tatlı tribi diye geçiştirerek ona bakmaya devam ediyordu. Sehun küsmüş olduğu için Betül'ün ona baktığını bilse bile tepki vermiyordu. Bu da Betül'ün işine geliyordu. Sehun'u izleyebilme fırsatına sahipti sonuçta.

Hayran Aşkı (Cheda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!