3 Ay Sonra

'Jessica ya o bebeği aldırırsın ya da bi daha yüzümü göremezsin!'
'Yüzünü görmemeyi seçiyorum Jamie!'
Hızla evden çıktım ve koşturdum. Bizim ev onun evinden hayli uzaktı ve bu da ağlayacak çok zamanım olacak demekti. Beni hamile bırakıyordu ve suçlusu ben oluyordum. Delice ağlayarak ilerledim. Anneme ne diyecektim, nasıl yapacaktım. Babam beni öldürecekti. Tanrım lütfen yardım et bana. Issız yolda ilerlerken kendimi rahat hissediyordum çünkü kimse yoktu ve böylesi daha rahattı. Uzun süre yürüdüm ve ağladım daha sonra elimi karnıma koyup henüz daha oluşmamış küçücük bir canı hissetmeye çalıştım. Bu bebeği gerçekten istiyor muydum bilmiyorum sonuçta Jamie istemiyordu ve eğer bunu yaparsam beni bırakacaktı. Gerçi sanırım çoktan bırakmıştı ama asla ona babalık yapmazdı ki. Çocuğumun babasız büyümesini istemiyorum ve henüz mezun bile olamamışken bi bebeğim olsunda istemiyordum. Onu aldıramazdımda, bi cana nasıl kıyabilirdim ki? Annemle konuşmam gerekiyordu. Eve doğru yaklaşırken deri derin nefes aldım. Anahtarımla kapıyı açtığımda içimdeki korku büyüdü ama yüzleşmek zorundaydım. İçeri girip mutfağa ilerledim annem yemek yapıyordu ve gülen yüzüyle beni karşıladı
'Tatlım hoşgeldin ama ne oldu sana?'
Bi anda yüzü düştü ve gelip eliyle yüzümdeki yaşları sildi. Hiçbir şey demeden sarıldım ve bir süre öyle kaldık.
'Babam yok mu'
'Hayır daha gelmedi, ne oldu sana anlat bakalım'
Yemeğin altını kıstı ve ikimizde yüksek masanın etrafındaki yüksek sandalyelere oturduk.
'Anne ben nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum gerçekten'
'Benden bi şey saklamamalısın bi tanem'
'Biliyorum ama çok korkuyorum, ve söylemeden önce bilmeni isterim yemin ederimki isteyerek olmadı'
'Jessica anlatacak mısın?'
'Özür dilerim anne, şey ben, ben hamileyim'
Yüzümü yere eğip kapattım, ne onun yüzüne bakacak cesaretim vardı ne de ağlama istediğime karşı gelecek kadar gücüm. Derince nefes aldığını hissettim, başımı ellerimin arasına alıp yeri izledim.
'Jessica nasıl'
'Öyle işte anne'
'Peki ne olacak'
'Bilmiyorum'
'Jamie istiyor mu?'
'Beni terk etti bile'
Ardından yanıma geldi ve sarıldı. Bi süre öyle kaldık.
'Jessica istiyor musun bi tanem'
'Bilmiyorum anne, okulum var babam beni öldürecek ve en önemlisi eğer doğarsa babası olmayacak ve ben onu aldırmayıda düşünemem çünkü o bir can nasıl yapabilirim tanrım ve Jamie benimle asla barışmaz bi çok yoldan geçeceğim tek başıma nasıl yapacağım anne? Peki doğduktan sonra ona bakabilecek miyim? Buna hazır mıyım?'
'Jamie sana dönecektir güven bana'
'Hayır yapmayacak'
'Seni seviyor, yapacaktır ayrıca yalnız değilsin biz varız. Ve babana gelirsek sana çok kızacağı doğru fakat zaman tanımalıyız, kabullenip her zaman senin yanında olacağına adım gibi eminim sonuç olarak eğer istiyorsan, lütfen bunu yapmaktan korkma tamam mı, sorun olmayacak güven bana'
'Sen istiyor musun anne'
'Ne?'
'Sen bi torun sahibi olmak istiyor musun?'
'Bilmiyorum belki de ikimizde hazır değiliz buna Jess ama bi şekilde alışacağız ve ben biraz olsun istiyorum tabii'
'Haklısın'
'Ne yapman gerektiğine gönlünle karar ver, biraz gidip dinlen ben babana durumu açıklarım ve unutma ne karar verirsen ver ben her zaman yanındayım'
Yanağımdan öptü ve ben teşekkür edip yukarı çıktım. Çok fazla düşünmem gerekecekti bol bol vaktim vardı bu yüzden oyalanarak kıyafetlerimi çıkardım ve yatağımın üzerine uzandım. Yapacak hiçbir şey için gücüm yoktu. Jamie'nin beni terk etmesine mi üzülmeliydim yoksa başımda daha doğrusu karnımda bir çocukla tek başıma kaldığıma mı? Tanrım yardım et.
Akşam olup babam eve geldiğinde anneme ona hiçbir şey söylememesini istedim. Bebeği aldırmaktan başka şansım yoktu. Bunun için ne ben ne ailem ne de Jamie hazır değildi. Bu yüzden doğru karar aldırmak olacaktı.
'Anne hadi gidelim'
'Nereye'
'Hastaneye'
'Jessica aldırmak istediğine emin misin'
'Evet anne ve daha fazla bu konu hakkında konuşmak istemiyorum, lütfen, hadi gidelim'
Yanağıma nemli dudaklarını bastırdıktan sonra arabaya bindik. Kemerlerimizi taktık ve işte bu kabustan kurtulmaya gidiyorduk. Bi süre yol aldık ikimizde sessizdik oraya vardığımızda annem özenle arabayı park etti ve doktorun yanına çıktık. Annem çok acil olduğuyla ilgili kısa bir açıklama yaptıktan sonra doktor beni içeri aldı..
Çıktığımda doktordan bunu ispat edecek küçük bir rapor çıkartmasını istedim. Kötü hissediyorum her şeyden kurtulmuş rahatlamış fakar içimde bilmediğim kötü bir his vardı. Acaba eğer doğsaydı ona mı yoksa bana mı benzeyecekti, kız mı olacaktı erkek mi? Jamie bana dönecek miydi? Aklımda bi çok soru varken doktor raporu getirdi. Teşekkür edip çıktık. Her şey bi kaç saat içinde olup bitmişti. İyi hissetmeliydim, sonuçta istediğim buydu değil mi? Annemle arabaya bindik, raporu sıkıca tutuyordum.
'Anne, Jamie'nin evine sürer misin'
'Emin misin tatlım'
'Evet anne eminim'
Ardından sola döndük. Çok geçmeden oradaydık zaten.
'Gelmemi ister misin'
'Hayır ve lütfen arabayı durdurma, hemen gitmek istiyorum'
'Peki, burada olacağım'
Onu öpüp arabadan indim ve kapısını çaldım. Kapıyı Paul anında açtı.
'Paul, Jamie burada mı?'
'Evet efendim'
Girmem için kapıyı iyice açtı ve gülümsedi. Gülümsemesine karşılık verdim ve başımı hayır anlamında salladım.
'Girmesem iyi olur, çağırabilir misin'
Başını salladı ve gitti. Jamie yaklaşık üç dakika sonra kapıda belirdi. Üzerinde sadece baksırı ve tişörtü vardı. Saçlarını hala taramamıştı onu bıraktığım gibiydi. Bitkin görünüyordu. Onu görür görmez gözlerim doldu ve hızla raporu eline tutuşturup uzaklaşırken ağlamama engel olamadım. Arabaya bindim ve annem beni durumdan uzaklaştırdı. Biz giderken elindeki raporla birlikte bize bakıyordu. Ardından içeri girdi. Yüzümü kapattım ve gözyaşlarımı sildim.

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!