Kaybetme Korkusu

130 10 0
                                                  

Birinin canı nasıl yanar bilirmisin, en sevdigini nefes almadıgını anladıgında işte ozaman ne kelimeler anlam kazanır nede aldıgın nefes bedende can bulur. Herşey o dakika koca bir hiçlige gömülür. Hani derlerya zamanı kimse durduramaz diye bu ve bunun gibi olaylar o koşan zamanı bile durdurur.

Zaman kavramının içinde sıkışıp kalır insan ne geri alabilir nede ileri sarabilir. Bir flimmi durdurmak yada bir sahneye takıla kalmak gibi. Beden aynı kalsada ruh o anla parçalanır, canı yanar, kalp atmamak için bedene isyan eder, vücuttaki damarlar bile kanın akışını durdurur, beyin işlevini o an kaybeder, işte birini kaybetmek, o korku bedende tüm gücüyle can bulur.

Aslan hümayi gördügünde hissetti, aslında bircok kişinin bu gibi durumlarda hissettigide tamda budur.

Emre götürmüştü hümayı hastaneye ama aslan içinde birçok çöküş yaşadıgı için öyleçe donup kalmıştı kendini toplayıp hastaneye gitti bir odanın önünde emreyi görüp yanına yaklaştı.

Ne bir soru sorabildi ne tepki verebildi. Sadice birinin gelip o iyi demesini bekledi.

"kardeşim kendine gel bak doktorlar ilgileniyor birazdan çıkıp hüma iyi diyecekler korkma o hep yanında olucak"

".... "sustu agzını açıcak gücü bile yoktu.

Oturdugu koltukta öylece bekledi, gözlerini kapatıp hümanın bakmaya doyamadıgı yüzünü hayale daldı. Beklemek hiç bu kadar can acıtıcı olmamıştı aslan için oysa onun neler yaşadıgını emre sayesinde ögrenmiş ve tek istegi inçiltmeden yanında olmak onu koruyup sevmekti.

"hastanın yakını kim "dedi doktor.

Bir hışımla oturdugu koltuktan kalkıp doktorun önünde belirdi aslan ama hala konuşmuyordu.

" hastamızın kalbinde ritim bozuklulugu var bu aralar ciddi sitres altında olmalı, hastaneye geldiginde bilinci kapalıydı ama suan durumu iyiye gidiyor şuanlık korkulacak bişey yok . "

" peki onu göre bilirmiyim". Zorda olsa kelimeler cıktı agzından aslanın.

"birazdan hastamızı normal odaya alıcagız o zaman görebilirsiniz ama yormamak şartıyla"

"peki ne zaman çıkarız" bunu soran emreydi arkadaşının ne kadar yıkıldıgını farkındaydı bu yüzden hastaneden biran önce eve gitmek istiyordu.

"yarın sabah son konturolunu yapıcam ondan sonra cıkabilirsiniz, ayrıca hastayı sitresten ve üzüntüden uzak tutmanız gerekiyor" dedi ve gitti doktor.

Yine o kortukta oturup bekledi aslan ama bu sefer icinde yeşeren mutluluk filizleriyle. Çok geçmeden hümayı normal odaya aldı hemşireler.

Hüma kendine gelmişti ama aslan hala bir su misalı ellerinin arasından kayıp gidecek korkusuyla bakıyordu hümaya.

"iyisin dimi biyerin agrıyorsa doktoru cağırayım"dedi aslan sevkatle, endişeyle bir o kadarda sevgiyle sordu sorusunu.

"iyiyim, ne zaman çıkarım burdan? Fatma teyze merak etmiştir "

" emre arayıp bende kalacağını söyledi onu telaşlandırmadık sen rahat ol, yarın sabah çıkış yapıcaz, doktor gözlem altında olman için bu gece burda kalmamızı söyledi"

"peki"

"hadi biraz uyu dinlenmen lazım, ben emreyle kapıda olucam bişey olursa seslen burdayım"

"tamm"dedi hüma. Ölümle burun buruna gelişi ilk deildi.Yetimhanede geçirdigi bir kriz sonucu ögrenmişti bu duyguyu. Kalbin bedene isyan edercesine atışını, bedenin o işkençeye karşılık veremeden taslim oluşunu, en acısıda her zeresine kadar hissediyor oluşu, bedende depremden kalma enkaz etkisi yaratıyordu adeta.

Aslanın gözlerinde sevgiyi, sahiplenmeyi görmüştü hüma, hoşuna gitmişti birinin onun için endişenmesi, ama bu hastaneden çıktıgında yine kendi yoluna bakması gerektigini beynine yerleştirdi. Kimi sevse kaybediyordu zaten evet aslanıda sevmeye başlamıstı ama uzak durursa kaybetmiyecegini düşünüyordu. Bu düşüncelerle uykuya bıraktı kendini hüma.

Aslan, emreyle konuştuktan sonra hümanın odasına girdi. Yatığın yanındaki tekli koltuga oturum hümayı izlemeye başladı.

"bundan sonra yanındayım ne giderim, nede gitmene izin veririm"

Fısıltıyla söyledi cümlesini aslan. Hümanın küçük ellerini avuç içlerine alıp öptü, neydi ona bu kadar baglanmasının sebebi diye düşündü, ürkek ama bir o kadar kendinden emin bakışlarımı, içine çektiginde sarhoşluk etkisi yapan kokusumuydu yada hayata başkaldıran ben güçlüyüm duruşumuydu ona baglayan aslanda bilmiyordu ama bildigi tekşey onun yanında olmak istemesiydi.

Arkadaşlar bölüm kısa oldu biliyorum kusura bakmayın, kitabı okuyan herkeze teşekkür ederim. Beyenmediginiz yada yanlış oldugunu düşündügünüz yerleri yazarsanız sevinirim. Okuyan herkeze sevgilerle.

KAYBOLAN BENLİĞİMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin