Bölüm 2

109K 4.3K 262

Ben daha anahtarı kilide takarken kapı birden açıldı. Korkuyla hızla iki adım geriye sıçrayıp elimi göğsüme bastırdım. "Allah seni kahretmesin Özlem! Ödümü koparttın!"

Ellerinin arasında, Üzerinde mumları yanan çikolatalı bir pasta tutuyordu.

Yüzünde, gecemin tüm gerginliğini silen kocaman bir gülümseme vardı. En şirin yüz ifadesiyle, "Korkma, niyetim doğum gününde seni korkudan öldürmek değil." dedi.

Saatimi gösterip bende ona gülümsedim. "Farkındaysan tarih 2 Şubat oldu canım. Sence biraz geç kalmadın mı?"

"Sen beni tanıyorsun Nisan. Tarihleri aklımda tutamadığımı da biliyorsun. Sana acilen Facebook açmamız gerek" dedi.

"Uğraşamam öyle şeylerle, sıkılıyorum. "

"Doğum günlerini hatırlatmak için iyi oluyordu aslında, ama her neyse. Eriyip bitmeden mumları söndürecek misin? Gittiğinden beri bu pastayı yapmak için uğraşıyordum."

Tamda ona yaklaşıp mumlara üflemek üzereyken, "Dur bir dakika! Dilek tuttun mu sen?" diye sordu.

Gözlerimi kapatıp her zamanki dileğimi tuttum. "Bir gün sevilmek!"

Üzerimi değiştirip, doğum günü pastamdan yemek için salonda beni bekleyen özlemin yanına gittim.

Salonumuzda sadece iki tane üçlü koltuk, televizyon ve iki tane sehpa vardı. Klasik öğrenci evi işte. Hemen oturduğu üçlü koltuğa gittim ve yanına iliştim.

"Bugün seninkini gördüm." dedi.

Söylediği şey bir anda iştahımı kapattı. En sakin ses tonumla, içimden ya sabır çekerek "O artık benimki değil." dedim.

"Biliyorum ama, bahsetmesen de hala onu seviyor muşsun gibi geliyor bana. Hadi yanıldığımı söyle."

Serkan'la ikinci sınıfta tanışmış, 8 ay çıkmıştık. Sonra bana uygun birisi olamamasından dolayı 5 ay kadar önce ayrılmıştık. Gerçi ona sorsanız, uygun olmayan kişi bendim.

İlk erkek arkadaşım sayılırdı ve bu ayrılık ilk günler çok yıpratmıştı beni. Ayrıldıktan sonra tekrar görüşmek için birkaç kez arasa da, bir kere araya ayrılık girmiş, aşkın tılsımı bozulmuştu. Zaman zaman onu özlesem de, şuan hatırlamak isteyebileceğim en son insandı. Çünkü benim sevgimi asla hak etmemişti.

"Yanılıyorsun, çünkü o sayfayı kapatalı çok oldu." dedim.

Biraz sessiz kaldı, ki benim tanıdığım Özlem asla susmazdı. Demek ki bir şeyler vardı söylemediği. Tamda tahmin ettiğim gibi oldu. Önce gözlerini tavana dikti, sonra yüzüme bakmadan, "O zaman Özgeyle birlikte olmaları umurunda olmaz sanırım." dedi.

İşte bunu beklemiyordum. Tahmin ettiğim kişi olmamasını dileyerek "Özge mi?" Dediğimde önce başını sallayarak onayladı, sonra "Evet." Dedi.

"Hani şu, bizim sınıftaki özge."

"Aynen öyle." dedi.

Zor olsa da, kalbimin anlamsız kırılmışlığımı saklamaya çalıştım. Özgeyle çok yakın olmasak da, Serkan'ın bir zamanlar erkek arkadaşım olduğunu ve ona karşı olan hislerimi biliyordu. Sadece o değil, bütün okul biliyordu aslında. Bozulduğumu anlayan Özlem, "Neyse ki mezun oldu. Yoksa her gün okulda o iki salağı vıcık vıcık görmek zorunda kalacaktın. Iyyyy!"dedi.

BENİ KALBİNE SOR(Tamamlandı)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!