Bölüm 7

91 8 5

24.03.2007/Cumartesi

İlkbaharın bütün cıvıltısını hissederken Collin'i düşünüyordu Anne. Bir aydır konuşmamıştı onunla. Biraz abartmıyor muydu bu öpücüğü? Kızlar da ona yeterince kızmıştı zaten. Grubun itibarını riske atmıştı. Onun yüzünden bir aydır Ray peşlerini bırakmıyordu. Özellikle Cecile'in başına bela olmuştu resmen.

O gün kızlarla sözleşip alışverişe çıkacaklardı. Hilary gelemiyordu. Dave'le buluşacakmış. Onları da anlayamıyordu zaten. Hem çıkmıyorlardı hem de görüşmeye devam ediyorlardı. Dave hakkında hiç iyi şeyler duymamışlardı ama çocuğun üç aydır sabırla Hilary'yle ilgilenmesi hepsinin aklını karıştırıyordu. Normalde çoktan Hilary'yi bir kenara bırakıp diğer kızlarla ilgilenmesi gerekiyordu.

Telefonuna yeni bir mesaj geldi. Cecile'dendi. 'Seni bekliyoruz neredesin?' Aynada son kez koyu kızıl saçlarını kontrol etti. Makyajı düzgündü. Ruju saçlarıyla aynı renkti. Parfümünü de sıktıktan sonra evden çıktı. Taksi çoktan kapının önüne gelmişti. Hemen bindi ve gideceği yeri tarif etti.

Kızlar Madame Jalare'ın içine girmiş alacakları şeyleri inceliyorlardı. Yakında ilkbahar balosu olacaktı. Bunun için hepsi güzel ve hoş olmalıydı. Ve Anne'in bir şekilde Collin'le barışması gerekiyordu. Sene başından beri o baloya Collin'le gitmeyi planlamıştı. Bir aydır ona attığı hiçbir mesaja geri dönmemişti. Bir erkeğin peşinde koşmak canını sıkıyordu. Ama hoşlanıyordu çocuktan. Bu kadar kolay vazgeçmek istemiyordu.

"Geciktim kusura bakmayın. Aptal kardeşim saç düzleştiricimi bozmuş. Kuaföre gitmek zorunda kaldım."diye açıkladı durumu. Cecile yüzünde gülümsemeyle koluna girdi.

"Saçını kendin yapmaya çalışmana hayranım ama bizim gibi kızların, işi profesyonellere bırakması gerekiyor. Bir daha saçınla uğraştığını duymayayım."dedi fısıldarcasına.

"Tamam."dedi Anne derin bir nefes alarak. Gina ve Thalia'nın yanına gittiler. Şimdiden 5 farklı kıyafet seçmişlerdi bile. Yanlarında duran yardımcı kadın kıyafetleri tekerlekli askıya asarak peşlerinden koşturup duruyordu. Kızların aniden değişen kararları yüzünden o da ne yapacağını şaşırmıştı.

"Kıyafetlerini seçmeye başla. Birazdan deneme kabinlerinin önünde görüşürüz."dedi. Anne başıyla onayladı. Onlardan ayrıldı.

O kadar harika kıyafetler vardı ki hangisini seçeceğine karar vermekte zorlanıyordu. Her renk ilgisini çekmiyordu. Sarı tonlarından daha çok hoşlanıyordu. Hem daha kibar duruyorlardı.

Bir iki tane kıyafet aldı koluna. Reyonlar arasında ilerlerken az önceki kadın koşa koşa yanına geldi boş bir askılıkla. Kadına zahmet vermek istemiyordu ama oranın kuralları böyleydi. Onlardan biri gibi davranacaksa her şeye uymak zorundaydı.

Kıyafetleriyle birlikte deneme kabinlerine gitti. Diğerleri çoktan girmişti. Cecile beğendiği ilk ve tek kıyafeti üstüne giymişti bile. Koyu kırmızı tonlarındaydı. Kabarık eteği onu asilzadelere benzetmişti. Teninde güzel durmuştu. Bunu inkâr edemezdi. Ama gençlerin olacağı bir balo için fazlaydı ona göre.

"Bunu alıyorum."dedi Cecile Anne'e doğru gelerek. Fikrini bile sormadan onun seçtiği kıyafetlerin yanına gitti. Hepsinin etiketini inceledi. "Bunu almayı düşünmüyorsun değil mi?"diye sordu. "250 $'lık bir kıyafeti ben aile yemeklerinde giyiyorum. Lütfen."dedi bilmiş bir ifade takınarak. Diğer kıyafetlere biraz daha onay vermişti. "İşte bu."dedi son kıyafette durarak. "550 $'ı hak eden bir parça. Seni ve tarzını her zaman sevmişimdir."diye ekledi kıyafeti askıdan çıkartırken. Anne gülümsemekten başka bir tepki veremedi. Kıyafeti alıp kabine girdi. Üstündekileri çıkardı. Neyse ki kilolu bir vücudu yoktu. Kıyafete girmekte hiç sorun yaşamadı. Hatta üstüne tam oturdu. Sarı tonlarında, dizlerinin biraz üstünde, üzerindeki beyaz tül süslemeleri ve parlak taşlarıyla harika duruyordu. Saçlarını da tepesinde kabarık topuz yaptırırsa tam olurdu.

R.E.S - Mazideki KusurBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!