deliler hastanesi

1.4K 156 37

Annem aramıştı. Acaba ögrenmiş midir ki? Yok canım öğrenmemiştir. Annemin sesini bile özlemiştim. Zaten buraya geldigimizden beri annemi özlüyordum. Bir de bu başıma gelenler... Chen'in telefonunu bana uzatmasıyla hemen alıp yazmaya başladım.

"Betül hoparlörü "

(Betül): Tamam. Açıyorum telefonu.

Diyip tedirgin bir şekilde telefonu açmıştı.

(Betül): alo hala

(A): Betül neden hiç bir şey söylemediniz? Eda iyi mi!?

(Betül): Hala ben-

(A): Benim kızım orada o adamın elinden kurtulmaya çalışırken ben burada hic bir şeyden haberim olmadan duruyorum. Eda nerede!?

(Betül): Yanımda. Sesini duyuyor

(A): Eda kızım

Konuşamıyordum ki nasıl sesimi duyacaktı. Konuşamamak ne kadar da kötü bir şeydi. Gözlerimin dolmasıyla Chen elimi tutmuştu. Ağlamamak için kendimi tutmaya çalışıyordum.

(Betül): Hala, Eda konuşa-

(A): Ahh, görüntülü arıyorum Eda'yı görmem lazım. Anlaşılan siz bahane bulacaksınız yoksa. Eda'yı görmeden içim rahat etmeyecek.

Diyip telefonu kapatmıştı.

(Emel): Ne yapacağız?

(Betül): Kimse ses çıkarmasın

(Chanyeol): Ne?

(Sehun): Ya bizede anlatın ne oldu?

Annem Türkçe konuştuğu için anlamamışlardı.

(Betül): Halam görüntülü arayacak. Kimse ses çıkarmasın. Ağzımızı kıbırtacagız konuşmak yerine. sesimiz gitmiyormuş gibi olacak.

Telefonun çalmasıyla Betül telefonu açmıştı.

(A): Eda'yı göster

Demesiyle telefonu bana uzatmıştı Betül. Telefonu elime alıp anneme bakmıştım.

(A): Eda, kızım iyi misin?

Annemin de gözleri dolmuştu. Başımı olumlu anlamda sallamıştım. Resmen ağlamamak için telefonu sıkmaktan kıracaktım.

(A): Kızım ben oraya geliyorum. Seni de alıp getireceğim Türkiye'ye.

(Betül): Ne? Hala buraya mı geliyorsun?

Betül başta ağzını kıbırdatmaktan bahsetmişti bu şekilde annem benim konuşamadığımı da anlamayacaktı ama annemin buraya geleceğini duyunca konuşmuştu.

(A): Evet. Hatta şimdi uçak kalkacak. Gelince de sizinle görüşücem.

Diyip tehdit içeren bakışlarını göndermişti.

(A): Neyse kapatıyorum. Sizde kızıma ben gelene kadar iyi bakıyorsunuz. Eda sende iyi ol ya. Zayıflamışsın baya bol yemek ye.

Olumlu anlamda kafamı sallamıştım. Benden cevap bekleyeceği sorular sormasından korkuyordum. Telefonu kapattıktan sonra Betül'e vermistim telefonu.

(Chen): Ne oldu?

(Betül): Halam buraya geliyormuş. Türkiye'ye götürecekmiş Eda'yı.

(Chen): Ne!?

Şaşkın bakışlarını bu sefer bana çevirmişti.

(Chen): Gidecek misin?

Diyip elimi tutmuştu. Bakışlarıyla resmen gitme diye bağırıyordu. Gitmemden korktuğu belliydi. Ama annem beni daha fazla burada tutmazdı. Annemi çok iyi tanıyordum. Ama Chen'i burada bırakıp da nasıl gidecektim? Onun da beni sevdiğini biliyordum. Bunu daha dün dile getirmişti bile. Onu bu şekilde bırakamazdım.

Hayran Aşkı (Cheda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!